Uzun bir yol boyunca Esma ağladı, Boran sevdiğine üzüldü. Elinde olsaydı daha erken çıkmak isterdi karşısına. Daha erkenden bu kadar yaralanmadan dokunmak isterdi ruhuna. Ama ‘geç hiçten iyidir’ diye düşünüp bugününe de şükretti genç adam. Hiç karşılaşmayadabilirlerdi. Kader Erzurum’un son günlerinde bile olsa ömrü boyunca seveceği kadını çıkarmıştı karşısına. Babası daha önce ölmüş olsa ve Boran tekrar okula dönmese birbirlerinin varlığından habersiz yaşayıp gideceklerdi şimdi. Ama öyle olmamış ömrünü verebileceği aşık olduğu kadını tanımıştı. Esma, Boran’a Allah’ın ‘sen bunu hak ettin’ deme şekliydi belki. Yollar uzadıkça onlar daha çok sustu. Düğünlerine gidiyorlardı halbuki. Daha mutlu olmaları şen şakrak konuşmaları gerekmez miydi? Boran sevdiğini güldürebilecek tek kişi kendi oldu

