Başka Bir Aşkın Tohumları Yeşeriyor!
Aylin Yılmaz
Yaş: 18
Meslek/Görünüm: Konservatuvar öğrencisi/ Gizli ajan – Piyanist
Fiziksel Özellikler: Kumral, hafif dalgalı saçlar, zarif ve etkileyici bir güzellik
Kişilik Özellikleri: Duygusal, içe dönük ama cesur, sanata duyarlı, görevine sadık
Gizli Yönü: İngiltere’de müzisyen kimliğiyle aslında bir gizli görevde
En Büyük Sırrı: Barış’a olan yoğun aşkı ve ülkesine hizmet eden ajan kimliği
Sözü: “Kalbimi susturmayı öğrendim… ama müzikle fısıldıyor hâlâ.”
---
Barış Demir
Yaş: 22
Meslek: Genç Polis – Gizli Görev Ajanı
Fiziksel Özellikler: Keskin hatlı yüz, derin bakışlar, klasik giyimli
Kişilik Özellikleri: Sessiz lider, soğukkanlı, fedakâr, duygularını saklayan biri
Gizli Yönü: Aylin’le aynı görevi üstlenmiş gizli bir ajan
En Büyük Sırrı: Aylin’i çocukluğundan beri seviyor ama bunu itiraf edemiyor
Sözü: “Görevim ülkemi korumak… ama kalbim çoktan teslim oldu.”
---
3. Mete Yılmaz
Yaş: 24
Meslek: Yapay Zeka Uzmanı
Fiziksel Özellikler:Sarışın, daima teknolojik bir cihazla meşgul
Kişilik Özellikleri: Dahi zekâlı, analitik, alaycı mizah anlayışı var, kardeşlerine düşkün
Gizli Yönü: Devletin siber güvenlik projelerinde aktif, babasıyla çalışıyor
Sözü: “Kodlar net olabilir ama insan kalbi… daima bir bilmece.Gönül işleri bana göre değil”
---
Ata Yılmaz
Yaş: 24
Meslek: Tıp Öğrencisi – Bilim insanı-Doktor
Fiziksel Özellikler: Sade ve bakımlı, ciddi ama huzur veren bir duruş,gözlük takıyor.
Kişilik Özellikleri: Sakin, idealist, koruyucu bir abi figürü
Gizli Yönü: İnsan sağlığını değiştirecek bir buluşun sahibi
Sözü: “Bazen tek bir buluş, milyonların kalbini iyileştirir.Hayat amacım bir kalp kıran zalimin eliyle geldi.”
Ali Yılmaz (Baba)
Yaş: 57
Meslek: Siber Güvenlik Uzmanı – Ekip Lideri
Fiziksel Özellikler: Hafif dağınık sakal, sürekli çalan telefonlar arasında koşturan bir baba!
Kişilik Özellikleri: Komik, içten, dağınık ama dehasıyla tanınan biri(Bildiğiniz Ali)
Sözü: “Şifreleri çözdüm ama kadınların ve kız çocuklarının kalbi... apayrı bir kod!”
---
Nazlı Yılmaz (Anne)
Yaş: 54
Meslek: Psikiyatrist – Eski müzisyen
Fiziksel Özellikler: Sakin, zarif, anlamlı gözlerle konuşan biri.
Kişilik Özellikleri: Sezgileri güçlü,anlayışlı, Aylin’in iç dünyasını herkesten iyi okur
Sözü: “Zihnin sesini duymak uzmanlık ister... ama kalbin fısıltısını sadece bir anne duyar.”
AYLİN
Bazen insan ne kadar susarsa, içinde o kadar çok şey çığlık çığlığa bağırır. Ben de sustum. Belki bir gün biri müziğimi duyar diye... Ama şimdi yazıyorum, çünkü kelimeler içimde biriktikçe ağırlaşıyor.
Ben Aylin Yılmaz. Lise son sınıf öğrencisiyim… Ama bu sadece görünen kısmı. Gerçekte kim olduğumu, ne için yetiştirildiğimi bilen çok az insan var. Piyanonun tuşları arasında bir hayat gizledim. Her notada bir sır, her melodide bir görev taşıdım. Annem müziği öğretti bana; kalbimi nasıl dinleyeceğimi… Babam ise gizliliği, kodları ve düşmanları. İkisi de beni ben yaptı.
Ağabeylerim Mete ve Ata… Onlar benim hem dayanağım hem de en büyük sırdaşlarım. Her biri başka bir dünyada yürüyen kahraman. Ama en büyük sırrımı onlara bile anlatamadım. Çünkü bu sır, kalbimin en derin yerinde saklı: Barış.
Barış Demir.Hayatıma bir ateş topu gibi düştü!
İlk kez onu gördüğümde okul koridorundaydım. Sıradan bir gündü ama o an… sanki zaman yavaşladı. Mete’nin bir arkadaşıydı, benden birkaç yaş büyük. Sakin, karanlık gözlerinde huzurla karışık bir tehlike vardı. Soğukkanlıydı ama ben kalbimin o an alev aldığını hissettim. Ne garip… birini yıllardır tanıyormuşsun gibi hissetmek.
Sonra öğrendim ki, sadece bir abi dostu değilmiş. O da bizim gibiymiş. Aynı gölgede yürüyen bir görevli. Aynı geceye göz kırpan bir gizli ajan.
İkimiz de aynı ülke için, aynı yeminle çalışıyoruz. Ama onun gözlerine her baktığımda… görevimle kalbim çatışıyor.
Ve en kötüsü, onun bana nasıl baktığını biliyorum. Sanki içinde tuttuğu bir şey var. Tıpkı benim gibi.
Ama biz duygularımızla değil, görevimizle tanımlanıyoruz. O yüzden ben susuyorum.
Kalbimi susturmayı öğrendim… ama müzikle fısıldıyor sakladığım herşeyi.
Barış’ın Notları – Gizli Dosya / Şifreli Günlük (Kilit Kodu: A.Y.)
Görevler kolaydır.
Hedef belirlenir. Plan yapılır. Uygulanır.
Ne zaman bir zorluk çıksa, soğukkanlı kalırım. Tehlike beni ürkütmez. Hatta bazen kaosun içinde daha net düşünürüm. Ama... onun olduğu yerde işler hep değişiyor. Aylin Yılmaz.
Mete'nin kız kardeşi, yıllar önce çocukken gittiğim milli bayram kutlamasında sessizce piyano çalan o kız çocuğu, şimdi benimle aynı cephede. Aynı gölgede.
Onu ilk kez tanıdığımda henüz bir çocuktum. O zaman bile gözlerinde bir şey vardı... adı konmamış bir cesaret. Ama zaman geçti, biz büyüdük. Ve Aylin... kelimelere sığmayan biri olmuştu. Zarif, derin, tehlikeli derecede duygusal. Ama bir o kadar da güçlü.
Ona her baktığımda, içimde susturmaya çalıştığım bir şey yükseliyor. Beni sarsan, yerle bir eden bir his. Oysa biz duygularımızı eğittik. Eğitmeliydik. Aksi halde görev çöker, biz çökeriz.
Ama ben... çökmeye hazır gibiyim.
Bir keresinde bana öyle bir baktı ki… gözlerinin içinden geçenleri duyar gibi oldum. "Ben buradayım," diyordu o bakış. Ama biz konuşamadık. Çünkü biliyoruz: bir sözcük fazla, bir saniye zayıflık... her şeyi riske atar.
Onu korumak istiyorum. Görevden, düşmandan, hatta benden bile. Ama en çok, kendime itiraf etmekten korkuyorum: Aylin'e yıllardır âşığım.
Ve o bunu asla bilmemeli… çünkü ben bir görev adamıyım.
Görevim ülkemi korumak… ama kalbim çoktan teslim oldu.
---
SAHNE – LİSE KORİDORU / BAHAR MEVSİMİ – ÖĞLE ARASI
Aylin, elinde notalarıyla boş koridordan geçerken ayakkabılarının sessiz tıkırtısı duvarlarda yankılanıyordu. Diğer öğrenciler bahçeye dağılmış, okul kısa süreliğine sessizliğe gömülmüştü. Saçları omuzlarına düşüyor, piyanonun tuşlarında gezinen parmakları gibi zarif hareket ediyordu.
O anda köşeyi döndü ve tam karşısında onu gördü.
Barış.
Üniforma giymemişti, ama duruşunda bir disiplin vardı. Ceketinin yakası dümdüz, gözleri... karanlık ama dikkatli. Aylin bir an durdu. O da durdu. Sanki zaman dondu.
Barış’ın elinde Mete’nin ona verdiği teknik bir dosya vardı. Okula bu çok gizli dosyayı Kırmız Şapkalı'ya ulaştırmak için kısa süreliğine uğramıştı. Ama bu kadarını beklememişti. Onunla karşılaşmayı...
Aylin ilk önce bakışlarını kaçırdı. Kalbi hızlandı. Tanımadığı birinin bu kadar tanıdık gelmesi tuhaftı. Sanki onu yıllardır bir melodi gibi duymuş ama şimdi ilk kez göz göze gelmişti.
Barış ise soğukkanlıydı. Ama içi fırtınalarla doluydu. O kız... piyano çalan o küçük çocuk büyümüştü. Ve artık sadece bir öğrenciden fazlasıydı. Bakışlarında ona görevini unutturup Barış'ın bile gardını düşürecek bir derinlik vardı.
Barış sessizce başını eğdi. “Aylin, değil mi?” dedi.
Aylin gözlerini kaçırarak hafifçe gülümsedi. “Evet… siz de Mete’nin arkadaşısınız.”
“Sadece arkadaşı değilim,” dedi Barış. Söz ağzından istemsizce döküldü. Ama hemen toparladı. “Yani... bazen işleri için destek oluyorum.”
Aylin başını eğdi, hafifçe gülümsedi. “Demek herkesin bir sırrı var…”
Barış bir an durdu. Bu söz, kalbinin içine işledi.
“Bazı sırlar müzik gibidir,” dedi Barış, gözlerini ona dikip. “Dışarıdan sessiz görünür ama içeride fısıldar durur.”
Aylin’in kalbi bu sözle bir kez daha çarptı.
O an ikisi de fark etti: Bu sadece bir karşılaşma değildi. Bu bir başlangıçtı.
Ali
Her son bir başlangıç demiştim!