Ömür, suskunluğundan anlıyordu adamın sızısını. Söyleyemediklerinden çıkarıyordu kelimeleri birer birer. Anlıyordu onu kendince. Kelimelerin dahi kabullendiği bu gerçeği, hangi sözle inkâr edecekti ki adam? “Gidelim mi artık?” diye sordu, kendisine bir cevap vermeyen Özgür'e. İnandır dediğinde gözlerinde gördüğü çaresizlik vermişti aslında Ömür'e cevabını. Yoktu. Adamın verecek bir cevabı, yaptıklarını unutturacak tek bir sözü yoktu. İnanmasının, inandırmasının hiçbir yolu yoktu. Söylediği sözler engel olmamıştı gitmesine ve yine, söylediği sözler gelmesini engellemiyordu. Ne yapacağını bilmiyordu Ömür. Bu fırtınada nereye sürükleneceğini kestiremiyordu... Ve korkuyordu, delicesine hissettiği bir korkuya esir oluyordu. “Sandalla açılacaktık...” diyen adamın hüznü, göz kapaklarının ardın

