Çekindiğimi fark etmişti Gülcan Hanım. Yavaşça yanıma geldi, yüzünde alışık olduğum o sakin tebessüm vardı. Hiç acele etmeden, sadece kolumdan nazikçe destek alarak beni masaya oturttu. “Sakin ol Doğa… Annenle sadece kısa bir konuşma fırsatımız oldu,” dedi yumuşak bir ses tonuyla. İçimden bir ses çığlık atıyordu: Osman... Kesin beni gammazladı. Hiç durmadan anlatmıştır! Göz ucuyla ona baktım. Yüzünde öyle bir ifadeyle oturuyordu ki... Sanki hiçbir şey olmamış gibi. Aksine, ayaklarını yanındaki sandalyeye uzatmış, gevşemişti. Gülcan Hanım, Emine Teyze’ye göz kırptı. Kadıncağız hiç sesini çıkarmadan içeri yöneldi. Kalan bizdik. Sessizlik birkaç saniyeliğine üzerimize çöktü. Sonra Gülcan Hanım tekrar konuştu: “Nasılsın Doğa?” Sesi tıpkı pamuk gibi yumuşak, neredeyse uyutucu bir h

