26. BÖLÜM

1092 Kelimeler

Hızla oradan uzaklaşıp Asaf Hoca’nın yanına gittim. Beni telaşla karşısında görünce, “Ne oldu?” diye sordu. Geliş hızımı bahane edip, “Biraz hızlı yürüdüm sadece,” dedim ve onun yanında duran boş sandalyeye yavaşça oturdum. İçimdeki karmaşayı susturmak, kafamı meşgul etmek için önümdeki defteri açtım ve Asaf Hoca’ya formülleri anlatmaya başladım. Aldığım dersi ona aktarıyordum çünkü bu yöntem hem bilgilerin akılda kalıcılığını artırıyor hem de hangi noktalarda eksik olduğumu daha net görmemi sağlıyordu. Sorulara iyice gömülmüş, harıl harıl anlatmaya devam ederken birden bire, Yağız Hoca yanımızdaki boş sandalyeyi kendinden emin bir hareketle çekip oturdu. Kollarını göğsünde birleştirerek sessizce masaya yerleşti. Asaf Hoca, durumu bozuntuya vermemeye çalışarak, “Hoş geldin kardeşim, çay i

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE