Sınav bitmişti… Omuzlarımdan koca bir dağ kalkmış gibi hissettim. İçimde aylardır taşıdığım o baskı, o gerginlik bir anda dağılıverdi. Sonuçlar iki hafta içinde açıklanacaktı ama bu sorumluluğun üstümden kalkmış olması bile rahatlamama yetmişti. Artık önümde yalnızca tek bir mesele kalmıştı: Babama Yağız’la birlikte olduğumuzu söylemek. Belki bana değil ama Yağız’a kızabilirdi… “Bu kadar zaman güvendik, emaneti sana teslim ettik,” diyerek sinirlenebilirdi. Malum, kız babalarının o meşhur kıskançlığı. Neyse ki Yağız, hepimizi Giresun merkeze, güzel bir mekâna götürdü. Ortam sakindi, hava güzeldi. Abim, olan biteni az çok anlamış gibiydi; bakışları fazlasıyla konuşkandı ama henüz sesini çıkarmıyordu. Zaten dönem bitmişti. Kız arkadaşı Melek, yeni dönemde bizim okula gelecekti. Sınavı kazanı

