Çarşaf

953 Kelimeler

Sabahın erken saatleriydi. Konağın avlusunda bir uğultu vardı ama o uğultudan çok Nezir Ana’nın ayak seslerini duyuyordum. Boran hâlâ odanın köşesinde yere bakıyordu, kalkacak gibi de değildi. Ama benim içim fırtınalarla doluydu. Elimdeki mendili sıktıkça sıkıyordum. Derken kapı çaldı ve o asık suratla Nezir Ana içeriye girdi. Arkasında birkaç kadın vardı. Gözleri ilk beni buldu. Zaten başka kimseye bakmazdı ki. “Kevok!” dedi sert bir sesle. “Burada dikilip duracağına çarşafı bize getir, kızlığını bize ispatla!” Nefesim sıkıştı ama yüzümü eğmedim. Başımı kaldırıp ona yaklaştım. “Ne demek istiyorsun, Nezir Ana?” Gözleri ateş saçıyordu. “Daha ne diyeceğim? Bu kadar zaman geçti, hâlâ elaleme rezil ediyoruz kendimizi. Çarşaf serilmedi diye konuşmadık yer kalmadı köyde. Boran gibi delikanlı

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE