“Çok karanlık olduğu için…” “İri şişko…” “Şişko” diye korkuyla tekrarladım Dilan’ın sözünü. “Uzun…” “Evet uzun da” “Siyah giyinmiş” “Evet, siyah” “Hızlı koşuyordu, gençtir kesin” “Hızlı…” “Sesi boğuk çıktı duyamadık doğru dürüst” “Evet boğuk…” Komiser kağıtları bize doğru uzattı. “Okuyup imzalayın bunları” Yarım saattir anlattıklarımızı detaylıca yazmışlardı. Göz gezdirirken kapıdan bağırış sesleri gelmeye başladı. “Tamam kardeşim yaygara yapma! Yengemi almaya geldik!” diye bağıran Ali’nin sesini duydum. “Ali?” Odanın kapıları ardına kadar açıldı ve Azap, Ali, ardında beş adamı ve üç polisle girdi içeri. Polislerden biri ifademizi alana baktı. “Komiserim engel olmaya…” “Tamam Rüstem, bırak” dedi gergince. Azap büyük adımlarla yanıma gelince kalktım. “Eslem iyi

