Azap’ın huzursuz hallerine alışmıştım da bu akşam bir başkaydı sanki. Bir eli sürekli gömleğinde çekiştirip duruyordu, diğer elinde de bir bardak su. Masadaki sürahinin tamamını içip bitirdi yine doymadı suya. Sadece yemekte de değil daha sonra da çok huzursuzdu. Koltukta bir o yana bir bu yana dönüp durdu rahatsızca. Ali yalnız görüşmek için dışarı çağırınca yerinden bir zıplayışı vardı ki çocuk gibi. Görüşmenin kısa sürmeyeceğini öğrenince beklemeyip çıktım odaya. Zaten gece gelecekti Azap. Ben de o zamana kadar hazırlanırım diye düşünüyordum. Seçtiğim geceliği yatağın üzerine koyup üzerime sinen yemek kokusundan kurtulmak için girdim duşa. Hızlı bir banyonun ardından havluya sarılıp çıktım. Aheste aheste hareketlerim Azap’ı yatak odasının ortasında görünce donup kaldı. “Azap?”

