Sabah gözlerimi açtığımda Azap’ı gördüm. Öyle beklemediğim bir manzaraydı ki sıçrayarak kalktım yataktan. Azap da gözlerini araladı hemen. “Azap?” Başını geriye atıp mırıldandı. “Geldiğini duymamıştım” “Uyuyordun” dedi uykulu uykulu. Üzerinde hala gömlek ve pantolon vardı. Belli ki yanıma gelip uyuyakalmıştı. Gömleğindeki kırmızı üç damlayı gördükten birkaç saniye sonra dank etti. “Azap bu ne!” Gömleğe yaklaşıp damlaları yakından inceledim. Kesin kandı! “Babamın mı bu kan!” Azap’ın uykusu dağıldı ve iyice açtı gözlerini. “Azap! Ne yaptın babama! Öldürdün mü yoksa? Azap!” Yakasına yapışıp kaldırmaya çalıştım. “Hayır Eslem. Sakin ol” “Ne yaptın?” “Sana yaptıklarını” derken gözü yine gözümün etrafını çevreleyip elmacık kemiğimde belirginleşen kızarıklıktaydı. “Azap yapma

