Aslı, yengesi sofradan kalkarken onun neden ani bir kararla ayağa fırladığını az çok tahmin edebiliyordu. Yüzü kasılmış, dudakları ince bir çizgiye dönüşmüştü. Öfkesi gözlerinden taşmasa da beden dili her şeyi anlatıyordu. Büyük ihtimalle, Barlas bugün hayatının en sert fırçasını yiyecekti. Masal'ın bu hâlini yalnızca Aslı değil, evdeki kimse kabullenemiyordu. Küçük kız, sanki bir cam fanusun içine kapanmış, dış dünyayla arasına görünmez duvarlar örmüştü. Gözleri sürekli uzaklara dalıyor, dudaklarından tek bir kelime zorla dökülüyordu. Ev halkı ona ulaşmaya çalışıyor, ama ne zaman Barlas’a dönseler, duvara çarpmış gibi oluyorlardı. Adam ya ortalarda yoktu, ya da geldiğinde herkese karşı buz kesiyordu. Masal’ın bu ruh hâlinde, abisinin ona duyduğu öfkenin de, annelerinin sert tavırlarının

