Sessizliği birkaç saniyede bir yırtıp geçen mekanik ses beni içinde bulunduğum hiçlikten uyandırmıştı. Birbirine yapışmış göz kapaklarımı zorlukla birbirinden ayırıp gözlerimi araladım. Görüşüm ani ışık nedeniyle bulanıktı. Gözlerimi kırpıştırıp ağzımdaki acı tatla yüzümü buruşturdum. "Su..." Tarazlı kısık sesimle dudaklarımdan dökülen kelimeyle yan tarafımda bir kıpırdanma oldu. " Deva, sonunda uyandın..." Başımı hafifçe yana doğru çevirip bana sevinçle bakan Zehra'ya baktım. " Zehra..." Yatakta öylece duran elimi tutup yanağımı okşadı. " Buradayım canım..." O an elindeki bir bardak suyu Zehra'ya uzatan Kemal girdi bakış açıma. Bana çarpık bir şekilde gülümseyip hafifçe başını eğdi. " İyi gördüm seni ortaam..." Yüzündeki morluklara ve burnunun üzerindeki minik banda şaşkınlı

