Amed'in kuru soğuğu içime kadar işlemişti. Üzerimdeki siyah kabana iyice sarınıp dikkatli bir şekilde botlarımın altında ezilen kara basarak konaktan çıktım. Baran çoktan gelmiş konağın kapısında bekleyen adamlarına nutuk çekiyordu. Başıyla bana arabayı işaret edip Akif denen adamının omzuna elini koyarak kaşları çatık bir şeyler söyledi. Arabanın ön yolcu koltuğuna soğuktan kaçarcasına aceleyle binip kapımı kapattım. Arabanın içi sıcacıktı neyseki. Çantamı ve malzemelerimi koyduğum poşetleri arka koltuğa bırakıp kollarımı bedenime doladığım sırada Baran kapıyı açıp arabaya bindi. Bana kızgın bir bakış atıp arabayı çalıştırınca içime derin bir soluk çektim. Hadi bakalım... Bir adet trip atan kara kaşlı kara gözlü ağamız var... "Kemerini tak..!" Şimdi inadına dediğini yapmamak vardı

