Hatice o gün Tahir’le vedalaşmıştı. İstemese de, içi paramparça olsa da… Tahir’in yaralarını görmüştü. Ve daha acısı, o yaraları sarabilecek kişi olmadığını da çok iyi biliyordu. Vedalaştıkları gün, kalbini en çok yoran şey Tahir’in gidişi değil, ardından gelen sessizlikti. Hayatı yeniden eski haline dönmüştü. Ama şimdi fark ediyordu… Tahir’le birlikte gelen o koşuşturma, o çekingen heyecan, kalbinde filizlenen farklı duygular, kurulmaya cesaret edilemeyen hayaller artık yoktu. Hepsi bir anda silinmişti. Şimdi eskisi gibiydi. Sanki yalnızca hayattaydı. Sadece nefes alıyor, sadece yaşıyordu. Hatice, hayatı boyunca ne gerçek bir sevgi görmüştü ne de birinin gözünde değerli olmanın sıcaklığını hissetmişti. Tahir’le tattığı o duyguysa, içinde hiç bilmediği kapıları aralamıştı. Ve Hat

