Eve vardığımızda bir iki kişi hariç herkes upuzun olan masanın etrafında yerlerini almıştı. Biz içeri girdiğimizde herkes oldukları yerde toparlandı. Bu saygı gösterisi bana değil Cihan'a yapılmıştı. Bu masaya ilk kez oturacaktım nereye oturmalıydım bilmiyordum. Kendimi hiç bu kadar gariban hissetmemiştim. Aile masasıydı, belki onlar için günlük bir rutindi ama benim için hasretti , özlemdi. Çok üzüldüğümde ve kırıldığımda ağlayasım gelirdi. Kendime çok kızardım "niye aptal aptal ağlıyorsun" diye. Başkasının yerine oturursam ve sonra biri "kalk orası benim yerim !"derse tutamayıp kendimi ağlardım buna eminim. Aklıma bir fikir gelmişti. -"İzninizle ben üstümü değişip geliyorum" dedim. Böylelikle ben dönene kadar kalan herkes oturacak ve boş olan sandalye benim olacaktı, Ayriyet

