DİLA “Sen ne yaptın dadı?” dedim şokla. “Hipnoz mu ettin, büyü mü yaptın? Ne yaptın kadına? Yoksa kafasına vurdun da hafızasını filan mı kaybetti?” “Ay ilahi!” deyip güldü. “Yok,” dedi gururla. “Oturup konuştum. Kadınlık dilinde. Kalpten kalbe. Sen rahat ol. Hem bugün Sarp’ın doğum günüymüş, onu da kutlarız dedik.” “İyi misin anne sen?” Biz dadımla konuşurken, Sarp’ta annesini sorguluyordu. “Sabah benden nefret ettiğini haykıran kadından bahsediyoruz değil mi?” dedim fısıltıyla. “Eee,” dedi Halime, bir omzunu hafifçe kaldırıp, “Halime dadın halleder dedim halloldu. Gülüm, sen merak etme.” Gülmemek için dudaklarımı ısırdım. “Her şey yolunda mı?” dedi Sarp’ta temkinle Nermin Hanım’a bakıp. Nermin, kahve fincanını zarifçe masaya bıraktı. Yüzünde görmeye alışık olmadığım bir yumuşa

