Hakan için duyduğu fısıltı gecenin ıssızlığında göğün gürlemesine eş değerdi. Genç adam doğru işittiğine emindi kendisi de defalarca kez sessizce itirafta bulunmuş Nilay ise hiç birisini duymamıştı. Çünkü tedbiri elden bırakmamış sesinin desibeli varla yok arası çıkartmıştı. Hislerini dile getirirse Nilay'ın uzaklaşmasından en çokta onun güvenini zedeleyip kaybetmekten korkmuştu. İrice açtığı koyu kahveleri bir nefes ötesindeki Nilaydayken bir an rüya gördüğünü düşündü. Lâkin yüzene vuran ılık nefes elinin altındaki tenin sıcaklığı yaprak misali titremesi rüya görmediğini ispatıydı. Şah damarı kalbinden daha hızlı atmaya başladı. Sanki içinde sıcak ülkelere kanaat çırpan onlarca kuş sürüsü vardı. Gönlüne düşen sevdası yasaklı değildi. Ne Nilay gözlerini açtı ne Hakan'ın bakışlarının adr

