Hakan sakinleştiricinin etkisiyle uykuya dalmış gördüğü kâbusun etkisiyle itiraz sesleri mırıldanıyordu. Sıtma tutmuşçasına titrerken ürkütücü çehresi ve üst gövdesinde minik damlacıkları misafir ediyordu. İlk kez gördüğü kâbus adamın peşini uzun süre bırakacağa benzemiyordu. Genç kız rahatsız ancak huzurlu olduğu kısa süreli uykusundan elindeki baskıyla sıyrılıp endişeyle gözlerini açıp başını dikleştirdi. Şahit olduğu manzarayla oturduğu sandalyeden hızla kalktı. Hakan'ın kan ter içindeki tenine bakarken onun ne sayıkladığını duymadı. Eli ayağına dolanırken ne yapacağını bilmez hâlde olduğu yerde âdeta taş kesildi. Sayıklamaların arasında kendi adını duyunca boşta olan elini adamın elinin üzerine koydu. Nazikçe okşarken defalarca kez çaresizce tekrarladı. "Sadece kâbus görüyorsun Hakan

