54

1128 Kelimeler

Gordan, Elazia’nın odasındaki çalışma masasının sandalyesine oturmuştu. Tüfeğini usulca dizine yaslamış, tabancasını ise telsizin hemen yanına, masanın köşesine bırakmıştı. Sırtını hafifçe sandalyeye yasladı, gözleri masanın üzerindeki dağınıklıkta dolaşırken zihni, geçmişin ağırlığı ve şimdinin kırılgan sessizliği arasında salınıyordu. Bir süre sessizlik hüküm sürdü. Odayı dolduran tek ses, duvardaki eski saatin tıkırtısı ve dışarıdan gelen hafif rüzgâr uğultusuydu. Bu sessizlik, bir huzurdan çok, zamanın ağırlaştığı bir boşluk gibiydi. Gordan için sessizlik, her zaman tehditkâr olmuştu—tecrübeyle sabit: Sessizlik, ya fırtınadan önceki andır ya da kayıpların arkasından gelen tokat gibi bir kabulleniş. Masanın üzerinde yığılmış kitaplara baktı. Bazıları açık, bazıları birbirinin üstüne g

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE