Ama cevap kesik kesikti. “Novark… yaptık… annem… babam… Louise… sadece ikimiz....” Cızırtı, kelimeleri boğazında ezerek paramparça ediyordu. Sanki mağaradan gelen yankılar gibiydi. Gordan’ın yüzünde, giderek daha sertleşen bir ifade belirdi. Telsizi yaklaştırdı. “Hector, tekrar et! Seni zor duyuyorum, tekrar et! Biz evimize ulaştık! Kızların durumu iyi.” Frekans hâlâ bozuktu. Metalik bir çatırtı, ardından boğuk bir ses daha geldi ama sonra yine cızırtı… Yalnızca radyo dalgalarında yankılanan belirsizlik. Bu sırada Zoe gözlerini araladı. Gözbebekleri hâlâ uykunun pusuyla kaplıydı ama Gordan’ın yükselen sesi onu uyanmaya zorladı. Başını hafifçe kaldırdı, gözleri odada gezinirken Gordan’ı telsizle ayakta görüp ürktü. Ablasına baktı hala uyuyordu. Anna hemen kızlarının yanına gitti.

