yazardan... Sabah, geceden kalan ağırlığı silmeden geldi. Köy erkenden uyanmıştı ama fısıltılar vardı. Kimse bir şey görmemişti, kimse bir şey duymamıştı. Sürü yerindeydi. Baraka yerindeydi. Ama bazı gözler, gece bir şeylerin olup bittiğini sezmişti. Salih de onlardan biriydi. Güneş iyice yükselmeden, Salih bey ikisinde çağırmış, “İkiniz de gelin,” demişti. Ömer işkilensen de, Yaman sürüyü dere kenarına bıraktı. Değneğini omzuna aldı. Yürüyüşü her zamanki gibiydi, ağır, sessiz, dikkatli. Ömer onun birkaç adım arkasındaydı. kafasında bir takım olaylar dönüyor, hala anlam veremiyordu. kısa bir süre sonra ikisi de beraber Salihin evine girdiklerinde, Salih avlunun ortasında duruyordu. Ömer ve Yaman'ın geldiğini gördüğünde, Çardağa ilerleyip, hazırlanan çayın başına oturdu. Yaman ve

