Yalancının mumu
12. BÖLÜM
İki gün sonra
Hasret kızlara durumu anlatmıştır, Murat'ta kendi arkadaşlarına. Şimdi beraber nikah için gün almaya gelirler.
"Kırk yıl düşünsem nikah için gün alacağım aklıma gelmezdi vay be! hayat insana neler yaptırıyor arkadaş?" İçli içli konuşmasına giz devirdi Hasret. Kendi kurduğu oyunda mazlum rolünü beceremiyordu.
"Tembelsin işte, adam gibi çalışsaydın babanda senin böyle gözünü korkutmazdı"
"Çalışmak ve ben, hiç uğraşamam şirkette herkes çalışıyor zaten bana ne gerek var"
"Bencede, bu hayatta olman bile hata mesela. Çok gereksiz"
"Sen benimle böyle sürekli uğraşıp duracak mısın? kararımı değiştirip Meltem'le mi evlensem acaba, en azından beni seviyor, katlanır."
Hasret Murat'ın ona zarf attığının farkında umursamaz.
"Hiç durma bana uyar yani, bende sana meraklı değilim zaten, hem bak nasıl olduysa seni sevende varmış hazır"
Yok normal değildi bu kı. Onun gibi yakışıklı, zeki, zengin dahası cesur birini bulmuş beğenmiyordu. Balıklama atlaması gerekirken aksine o kaçıyordu. Kesinlikle normal değildi bu kız. Güzel olmasa çekilir dert değildi.
"Sanada şaka yapmaya gelmiyor be güzelim, bana bak vazgeçmek yok anlaştık ha!"
"Sen kendinle karıştırdın heralde beni bizde verilen söz senettir"
"İyi, hah nihayet sıra bize geldi gel, mutlu görün." Hasret'in elini tutar.
" Hop noluyoruz, ne o öyle önce sarıl şimdi el ele. Bakıyorumda kendini iyice kaptırdın"
"Rol yapıyoruz şurda inansınlar diye. Azıcık sende yapsan ölür müsün. Hem şanslı bile sayılırsın ben genelde kızların elini tutmam"
"Bana bak benimle doğru dürüst konuş"
"Duyanda küfür ettim sanır, erkeklere düşman olucam diye için kurumuş senin, ne fesat şeysin ya?"
"Senin gibi erkeklere düşmanım var mı? of bitsin şu iş sıkıldım zaten"
"Bencede"
Didişerek kayıt odasına doğru yürürken onların bu hali gorenlre sevimli gelmiş bir kaç kişi yanındakilere gösterip gülüyordu. Konuştuklarını ikisinden başka duyan olmadığı için görenler bu iki aşık gence gıpta ile bakıyordu.
Nikah işlemlerini halletmişler ve iki gün sonraya gün almışlardır.
"Yuh be! yanında nişanlınla nikah günü almaya gidiyorsun iki dakkada memur kıza yazıldın, ayıp be. Terbiyesiz edepsiz saygısız."
"Ya alakası yok güzelim maksat işimiz yürüsün yani, yoksa iki ay sonraya veriyordu naber, alt tarafı o dayanılmaz muhteşem bakışımla baktım ve birazda iltifat, her şey bir anda halloldu bak. Sen de nerdeyse kızı dövecektin. Kıskandın mı yoksa?"
Yok dayak istiyordu bu adam. Halâ boş konuşuyordu.
"Hııı sırma üstümü başımı parçalayacaktım az daha kıskançlıktan. Hayret bişey?"
"Sevimli şey seni"
Murat Hasret'in burnuna vurunca Hasret huylandı. Lafı bitmemişti henüz. Bakalım o zaman da böyle konuşabilecek miydi?
"Bu arada bak bi konuda haklısın, bencede dayanılmaz."
Murat sırıtıyordur.
"Mesela ben sana dayanamıyorum ama naparsın işte kader çekiyoruz
Murat Sırıtmayı keser. "Sen ne anlarsın be!"
****
Nikah günü
Hasret kızlarında yardımıyla hazırlanmış ve nikah salonunda ona ayrılan odada oturmuş bekliyordur. Üzerinde beyaz omuzları açık straplez, etek kısmı kloş dize kadar bir elbise vardır, saçlarını bukle yapıp yandan küçük, beyaz-pembe renginde gül şeklinde tokayla tutturur, ayağınada gümüş rengi açık bir sandalet giyer, hafif makyajıyla muhteşem görünüyordur.
"Hala inanamıyorum Hasret, evleniyorsun keşke gerçek bir evlilik olsaydı
" Boşver buda böyle olsun napim, zaten hepsi formalite şunun şurasında en fazla 1 yıl katlanacağım
"Belli olmaz canım nikahta keramet vardır derler
"Ya sorma, heyecandan ölüyorum şu an, hey Allah'ım ya."
" Yalnız Murat seni görünce dibi düşecek, çok güzel oldun Hasret
Murat dışarda bir oraya bir buraya dolanıp durur. Oda üstüne siyah bir takım giymiş, ve çok şık olmuştur, ikiside çok uyumludur.
"Oğlum noluyor ya görende sahici nikah sanacak ha ne bu heyecan yerinde duramıyorsun oğlum
"Salak salak konuşma lan, hem sessiz ol yerin kulağı vardır derler, sadece kağıt üzerinde ama ne bilim tuhaf oldum lan, harbi evleniyorum"
" İstersen vaktin varken vazgeç Murat"
"Doğru söylüyorsun Levent, dur lan saçmalamasana oğlum karıştırma kafamı, sadece bir formalite bu, Meltem'le evlenmemek için herşeyi yaparım"
" Cadı dediğin biriyle bile evlenirsin yani öyle mi?"
"En azından güzel bi cadı."
"Saate bakar, görevlinin biri gelip haber verir) vakit geldi
Murat gelin odasının kapısını çalar. Ceren kapıyı açar, Hasret elinde çiçeğiyle dışarı çıkar.
Murat onu görünce nutku tutulur adeta, baştan aşağı süzer, çok beğenir.
"Vay canına"
" Ne?"
"çok yakışmış elbise yani, şaşırdım. Benimle evlenmeye hazırmısın cadı (gülümser )
" Malesef evet kazanova"
"Hadi bakalım buyrun nikah masasına"
" Canım inşallah herşey gönlünce olur ( Hasret gülümser )
"Ayy ne güzel ya, darısı başıma artık"
"Önden buyrun güzel bayan"
Nikah kıyılmış ve Hasret'le Murat artık evlidir. İkiside ayağa kalkar nikah memuru nikah cüzdanını Hasret'e verir, ve Murat Hasret'i birden dudağından öper.
"sonunda evlendik"
Eliyle hafif iter. İnapıyorsun be
"Utanma aşkım" kulağına fısıldar? çaktırmasana rol yapıyorum burda, unuttun mu?
Hoda fısıldar başlatma şimdi rolünden
"durumu anlar ) Hasret canım tebrikler ( sarılır, kulağına ) canım sakin ol
"Sıkıysa sen sakin ol"
"Tebrikler canım"⁴
"Kardeşim tebrik ederim, ne denir başka, bir yastıkta kocayın mı? (güler)
" Aman sakın kardeşim, bu cadı beni o yastıkla boğar valla
"Ee başımız sağ olsun artık ne diyeyim, senide kaybettik sonunda
" Saçmalama lan, harbi ben şimdi ciddi ciddi evlendim değil mi?
"Kutlama öpme faslı bittiyse artık gidebilirmiyiz
"Daha kutlayacağız bu ne ki, hadi otele bayanlar önden, (Hasret'e kolunu uzatır ) hayatım
Sırıtır, koluna girer.
"Bindik bi alamete gidiyoruz kıyamete, hadi hayırlısı
Otelde kutlama yemeğinden sonra Murat ve Hasret yeni odalarına çıkarlar.
Kapıda Murat Hasret'i birden kucağına alır.
" işte geldik aşkım"
"İyi geceler efendim
"Bi dakka"
Hasret'i indirir, görevliye bahşiş verir. "Teşekkürler."
Odanın kapısını kapatır, Hasret kızgın bi şekilde ona bakıyordur, umursamaz elini cebine sokup yanına gelir.
"Ee şimdi napıyoruz
"Sen ne yaptığını sanıyorsun ya, bak kaçıncı oldu bu sabrediyorum ama benimde sabrımın bir sınırı var
"Ah hadi ama aşkım balayındayız, hem bu ilk gecemiz, tabi haklısın gerginsin doğal olarak"
"Saçmalamayı kes, yoksa yeni evli değil, dul bi kadın olucam"
"Tamam ya ne kızıyorsun, biraz neşelen diye öyle dedim, hem görevli anlamasın değil mi yerin kulağı vardır"
"Off sakız gibi yapıştı ağzına bu lafta, ne çok korkuyormuşsun babandan."
Etrafa bakar, yatak odasına giden kocaman çift kişilik bir yatak vardır."
" Ben korkmuyorum sadece tedbirliyim"
" Ben yatıcam yoruldum, sende artık kendine bi yer bulursun heralde"
"Benim yerim belli zaten."
koltukta oturmuş bacaklarını sehpaya uzatmış sırıtıyordur ) içerde yatak kocaman, kocanı ilk geceden kovmayacaksın değil mi karıcım? " göz kırpar.
Hasret hızla odadan çıkar.
"Efendim"