Yalancının mumu
17. BÖLÜM
Bir kaç saat sonra Hasret ve Murat'ta yatmaya gittiler. Murat eşofmanlarını giymiş çoktan yatmıştı. Hasret banyodan çıktı üzerinde kısa kollu bir tshirt vardı. Altına bir şort giymişti. Hava çok sıcaktı. Yatağa gelip pikeyi kaldırdı.
"Yana kay."
"Hı!"
"Of napim ya, yerde bi gece daha yatarsam kesin bel fıtığı olucam bu kez. Hadi bakma öyle yana kay?"
"Memnuniyetle."
Murat sonunda başardığını düşünerek kocaman sırıttı.
"Sırıtma öyle"
Hasret ona arkasını dönüp yattı. Murat hala sırıtarak bakıyordu ona.
"Yatmayı düşünmüyorsun heralde"
Hasret'in arkasından dönük olmasına rağmen Murat'ın doğrulduğu yerde ona baktığını biliyordu. Oda sırıtıyordu şu an ama Murat görmediği için sorun yoktu.
"Düşünüyorum"
Başını yastığa koydu fakat Hasret'e bakmaya devam etti. Yüzündeki gülümsemesi daha da büyüdü.
" iyi geceler karıcım"
"Sanada bay gülen surat ve lütfen sırıtmayı kes, uyu"
İkisi de mutluydu sadece Hasret bunu şimdilik kendine saklıyordu.
****
Hasret gözlerini açtığında, üzerinde bir ağırlık hissetti. Kıpırdandı ama hereket etmekte zorlandı çünkü Murat kolunun birini onun üstüne atmış, bacağınıda Hasret'in bacağının üstüne atmış başı yastığa gömülmüş uyuyordu.
" Bu nasıl bi yatmadır ya!"
Uyanması için Murat'ı dürter fakat Murat uyanmaz.
" heeey kalksana be?"
Hasret'in dürtmesi ile Murat kıpırdanır. Kendi evinde kendi odasında kendi yatağında günlerdir normal uyanamıyordu artık.
"noluyor ya yine sabah sabah? bi uyutmuyorsun"
" Çek bacağını üstümden."
kolunu itmeye çalışır, Murat yastık niyetine daha çok sarılır.
" of bıraksana be, boğucakmısın beni"
Murat uyanmak istemez tuhaf sesler çıkarıyordu sadece ve bu durum Hasret daha çok sinirlendirir.
" Huu! kime diyorum ben?"
Murat'ta tık yoktu.
"Sen bilirsin! demokraside çareler tükenmez."
kolunu çimdikleyince Murat anında sıçradı.
" Ahhh! napıyorsun ya? Manyak. deli misin kızım böyle insan mı uyandırılır"
Hasret'i bırakır yatakta oturur, kolunu tutar. "Off çok acıdı. kesin morarır şimdi"
" Ah çok afedersin hayatım, senin canın tatlıydı değil mi? unutmuşum. Ama sen onada bi yalan uydurursun. hımm buldum sen beni yataktan düşürdüğüne göre belki bende uyur gezerimdir"
"Psikopat mısın kızım? bak bu iki etti sonunda bende kendimi tutamıcam ona göre!"
Yataktan çıkıp karşısına geçer.
"Hadi ya, napıcaksın acaba? beni mi döveceksin. sıkıysa yap. Kolaydı"
Murat'ta yataktan çıkar. "Senjn gibi bi cadıyla uğraşılmaz, çekil önümden"
banyoya doğru gitti.
" Uğraşma o zaman. hey dur banyo benim." önüne geçer. Her sabah olduğu gibi yine banyo kavgası ediyorlardı.
Murat arkadan Hasret'in belinden tutup çekmeye çalıştı.
"Çekilsene kızım her sabah kapıyorsun zaten bugün benim işte, bela mısın?"
" Banane ya, bırak yoksa bağırırım"
Murat onu çekmeye çalışırken Hasret Murat'ı göğsünden itti.
"Boşuna uğraşma bu gün sana banyoyu kaptırmam"
Murat Hasret'in belinden tutup birden omzuna aldı ve yatağın üstüne bıraktı.
" Napıyorsun ya? bu yaptığın haksızlık"
Murat banyoya girip kapıyı kilitledi.
İçerden Hasret'e laf yetiştirmeye devam ediyordu.
"Sen kaşındın kızım"
" İnsan biraz centilmen olur, bayanlara izin verir. tabi önce insan gibi davranmayı bilmek gerek haklısın."
" Adamına göre muamele. İşine gelirse, sabah ki uyandırma şekline say!"
" Uyuz nolacak?.. zürafa."
Yatakta bağdaş kurmuş, ellerini çenesinin altına koymuş oturuyordu. Kendi sessizce söyleniyordu.
"Nasıl kaptı ya gıcık şey. Ama ben biliyorum yapacağımı. Görürsün sen?"
Murat banyodan çıkınca Hasret'i öyle görünce haline sırıtarak baktı.
"Ne söyleniyorsun kendi kendine. Tabi akıl az olunca normal yani, pardon anormal diyecektim"
" Sen çok normalsin sanki!"
Dolabı açıp kıyafetlerini yatağın üstüne attı. "Dinime küfreden müslüman olsa bari, insan gibi uyandırsaydın"
" Nerdeyse üstüme çıkmıştın be, tövbe tövbe"
Yataktan kalktı.
"Çekil önümden"
"Buyur karıcım."
Hasret banyoya giderken Murat arkasından gülüyordu.
****
Murat üstünü giyinmiş ve aşağı iner. Nesrin ve Ethem masada kahvaltı ediyorlardır. Murat Nesrin'in yanına gider.
" Günaydın herkese. Annem bu sabah çok güzelsin."
Annesini yanağından öptü.
" Sana da günaydın yakışıklı oğlum benim. Bu sabah ne kadar neşelisin böyle"
" Günaydın'da hayırdır oğlum? siz sözleştiniz mi? bi sabah karın bi sabah sen mi önce kalkıyorsunuz nedir?"
Babası bu sabah pek bi neşeliydi. Murat bir kez daha keyiflendi.
" Yok baba. Hasret önce kalktı da, kadın milleti işte hazırlanamadı. İner şimdi"
" Senin için süsleniyordur oğlum"
" Bak o doğru işte, baksana anana hala makyajsız odadan adımını atmıyor valla. Gelin hanım gecikecek heralde hadi biz geçelim. "
Anne ve babasının yıllara meydan okuyan aşklarına imrenerek baktı Murat. Hep beraber masaya geçtiler.
"Annemin makyaja ihtiyacı yok aslında da, bakımlı olmayı seviyor benim annem"
Nesrin gülümsedi. Çok şanslı bir kadındı.
" Ay ne iyi oldu evlendin bak ne kadar neşelisin, değil mi Ethem'cim?"
" E heralde Nesrin, nikahta keramet vardır diye boşa demiyorlar. Yıllarca bu sıpaya anlatamadım ki?"
Kahvaltıya henüz başlamışlardı ki Hasret aşağı inmiş masaya doğru süzülüyordu adeta. Yine çok güz olmuştu. Murat onu her gördüğünde istemsizce güzelliğinden etkileniyordu.
"Günaydın. Geciktim kusura bakmayın" Gülümseyerek Murat'ın yanına oturdu.
" Günaydın Hasret'cim. Ne güzel olmuşsun böyle, valla Ethem'cim gelinimiz pek güzel ne kadar övünsek azdır"
" Öyle tabi canım."
" Ben başladım ama, kızmadın değil mi bitanem"
"Yok canım ne kızması. Afiyet olsun herkese."
"Bu sabah çok güzelsin karıcım"
Murat tabağına kahvaltılık alzn Hasret'in aniden yanağından öptü ve kulağına eğilip fısıldadı. "Eşler birbirlerini böyle uyandırırlar işte, öğren canım karıcım"
Oda Murat'a ayak uydurarak fısıldayarak konuşuyordu.
"sen hiç merak etme, ben çabuk öğrenirim. Hem benimde sana öğreteceklerim var"
"Hımmm. Merak ettim şimdi. Anlatsana biraz."
Aralarında imalı Bir konuşma geçiyordu lâkin Hasret başka yine Murat başka yöne çekiyordu sohbeti.
" Ne fısırdaşıyorsunuz yine, hadi kahvaltınızı yapın çifte kumrular. Ayy pek tatlı bunlar ayol. Değil mi Ethem'cim?"
"Öyle Nesrin öyle." Ethem bey Nesrin'in sözlerinden ziyade önündeki kuymakla daha ilgiliydi.
"Ay Ethem kaşla göz arasında kuymak mı yaptırdın. Kolesterolün fırlayacak."
"Yahu hepi topu sene de bi kere yiyorum zaten. Bari ona karışma be hatun."
"Tamam tamam. Sustum"
Hep beraber kahvaltıya devam ettiler.
" Sabah mağazayı aradım sizin takım bir hafta içinde gelecekmiş, e malum özel sipariş ne de olsa. mağazadaki mobilyalar eskidi sayılır kim bilir kimler elledi değil mi ama?"
"Haklısın anne. İyi yapmışsın."
" Murat artık bir yandan işlerin ucundan tutarsın, ee evlendin artık"
" Bu da nerden çıktı şimdi baba? hem ben ofise tıkılıp kalmayı sevmiyorum"
" Ne zaman çalışacaksın eşek herif? kazık kadar oldun çoluğa çocuğa karışınca da ben bakacak değilim ya? ofise tıkılıp kalmayı sevmiyormuş"
Kahvaltı sonuna doğru Ethem bombayı paylaşınca Murat'ın keyfi kaçtı. Yine us meselesi açılmıştı. Adam inat etmişti illa sokacaktı onu o mezar gibi yere.
" Tamam da daha yeni evlendim baba balayında sayılırız biz"
" Ay Ethem'cim çocuk haklı yani, biraz evliliğin tadını çıkartsaydı bari. Zorla güzellik olur mu hiç canım?"
Nesrin'in her zaman ki gibi oğlunu savunmasına gözlerini devirir Ethem bey.
" Bi kerede savunma şunu be Nesrin? sayende tembel herifin teki oldu çıktı"
Hasret üçlü arasındaki konuşmaları dinlerken aklına müthiş bir fikir gelir. Ayrıca Ethem beyin yükünü de biraz olsun almak ister.
"Aslında bende sizin gibi düşünüyorum Ethem bey. Sonuçta yine beraberiz Murat, tatilse kaçmıyor ya istediğimiz zaman gideriz. Ama iş öyle mi? daha önemli. Babam hep emek olmadan yemek olmaz derdi. Hem babana yardımcı olursun hem de işi ehlinden öğrenmiş olursun."
" Hay ağzına sağlık güzel kızım benim. Biri de sonunda beni anladı ya, oh be!"
" İyi de ben orda ne yapıcam ki? okuldan sonra hiç çalışmadım bişey bilmiyorum ki? bocalarım"
" Aşkım sen iktisat mezunu değil misin? zekisin, çabuk kavrıyorsun istersen yaparsın. Kimse hemen öğrenmiyor zaten zamanla öğrenirsin. Evham yapma."
" Kızım ağzından bal damlıyor bal, gel seni bi öpeyim güzel kızım"
Ethem bey oturdugu sandalyeden kalkar ve Hasret'i de ayağa kaldırdı. Ardından alnından öptü. Bu sabah ilk kez Murat Meltem'le değil Hasret'le evlendi diye mutlu olmuştu.
Murat'ın canı sıkıldı. iki arada bi derede kalmıştı. Nesrin'de ses çıkarmayınca mecburen kabul etmekten başka çaresi kalmamıştı.
"Peki madem çok ısrar ediyorsunuz bi deneyeyim bari"
"Ulan cadı yine yaptın yapacağını, ocağıma incir ağacı diktin"
Murat Hasret'e içinden sayarken Hasret durumdan oldukça memnundu. Murat'ın ona içinden küfürü bastiguna emindi lakin ilerde teşekkür edecekti. Bir nevi amme hizmeti veriyordu burada.
"Harika! pişman olmayacaksın aşkım."
Sabah ki banyo kapma savaşını kazanmış olabilirdi yada günlerdir onu yer yatağına mahkum etmiş olabilirdi hatta bu eve sıkışıp kalmış bile olabilirdi ama hepsi şu an Murat'ın yüz ifadesine değerdi.
'Oh olsun sana. Nasılda bozuldun ama bay gülen surat. Sen misin beni yerlerde süründüren, verdiğin sözleri tutmayan, şimdi de biraz sen sürün bakalım. Ekmek elden su gölden yaşıyordun. çalışta gör gününü."
Kahvaltıdan sonra Ethem ve Murat işe gitmeye hazırlanırlar. Kapıda Hasret Murat'ı, Nesrin Ethem'i uğurlar. Murat halâ mızmız çocuklar gibi ayak diriyordu.
"Ya bari pazartesi başlasaydım hem şimdi odam bile yoktur. Hazırlanırdı belki o zamana kadar."
Murat işe gitmemek için bahaneler arıyordu.
"Aa olurmu hiç aşkım? git bi gör oda da ne var hem herkesi tanımış olursun fena mı? ne kadar erken başlarsan o kadar iyi senin için."
İse gideceği için Hasret bi çırpıda yukarı çıkıp Murat'ın takımlarından birini seçmişti. Murat'ta mızırdana mızırdana giyinmiş ve nihayet aşağı inebilmişti. Tabi Ethem beyin zılgıtını da yemişti. 'Ne öyle yeni gelinler gibi süzülen süzüle geliyorsun ağaç oldum burda' diyivermişti.
" Doğru söylüyor Hasret. aferin kızım?"
"Tanam hadi iyi gidelim bakalım.
" Hadi hadi akşama görüşürüz "
" Güle güle canım, hayırlı işler şimdiden"
Hasret gitmeden evvel Murat'ın yanağından öper ve Murat çok şaşırır. kulağına fısıldar. " Kolay gelsin sana bay somurtkan"
Murat'ta Hasret'i taklit ederek fısıldar. Alacağın olsun Hasret, sorucam ben sana bunun hesabını"
Hasret Murat'tan biraz uzaklaşrak uzaklaşır. sırıtarak sesli söyler. Akşam görüşürüz hayatım ilk işinde başarılar, sizede kolay gelsin Ethem bey
"Sağol kızım, sayende"
"Estağfirullah"
Murat ve Ethem, Ethem'in arabasıyla şirkete doğru koyuldular.