Kahveler içilirken babama emrivaki gelen bu ziyaret ortamda gerginlik yaratmıştı. Gerçi Nebahat hanımın burda olması biraz daha iyiydi. Babam o olmasa kızabilirdi. "Velhasıl kelam" dedi Nebahat hanım. "Allah'ın emri, peygamberin kavliyle Hazal kızımızı, oğluma istiyorum." Nefesimi tutmuştum. Ateş tam karşımda sırıtıyordu. "Beklemiyordum öncelikle. Ne diyelim verdim gitti. Hayırlısı olsun." Rahat bir nefes verirken acı çektiğim doğrudur. Hep beraber ayağa kalktık. Alp cebinden ne zaman aldığı konusunda hiçbir fikrim olmayan nişan yüzüklerini çıkardı. Babam ağır bir şekilde yüzüklerimizi taktı. " Ne denir bilmem, o yüzden Allah tamamına erdirsin." Kurdeleyi kesince sade nişan törenimiz resmiyet kazanmıştı. Midem bulanıyordu o anlarda, hamile olduğum bilmesin diye uğraşırken kendimi

