El ele indiğimiz merdivenlerin başında az önceki evin çalışanları bizi bekliyordu, önündeki önlüğünü sıkı sıkıya tutmuş olan ve isminin Zeliha olduğunu öğrendiğim kadın hala bana büyük bir şaşkınlık ve merak içinde bakıyordu, bize kapıyı açan genç bir kızda hemen yanında bu bakışların nedenini merak ediyor gibiydi, dışarıda bizi karşılayan şoför ve bunlarında yanında orta yaşlarda bir kadın daha sıraya girmiş bir şekilde beni izlemeye devam ediyorlardı. Bu şekilde göz hapsine alınmak beni utandırmıştı, hissettiğim rahatsızlık duygusunu onlara açıkça belirterek Murat’ın elini bırakmadan nereye gideceğimizi bilmediğim için tam karşılarında durarak rahatsız ama saygılı bir ifade takındım, onları anlamaya çalışıyordum “Yemeği nerede yiyeceğiz acaba?” Yüzümdeki saygılı gülümsemeyi bozmadan

