Savaş, elinin tersiyle burnunu silerek girdi odasına. Bugün herkes onu katil etmek için uğraşıyordu. Bugün ya katil olacaktı ya da... Selçuk girdi içeri. ''Selçuk, çık dışarı!'' ''Konuşmamız lazım.'' Savaş, sabırlı bir adamdı. Kısmak istemiyordu ama Selçuk ve kardeşi yeterince onun ayarlarıyla oynamıştı. ''Ne var?'' ''Sıtkı şerefsizi hala yakalanmamış.'' ''Kim o ya!'' Sinirle anlayamadı Savaş. Sonra kafasına dank edince: ''Adamları saldım dört bir yana.'' ''Benim derdim başka Savaş.'' ''Ne Selçuk neee!'' dedi bağırarak. Kırmak istemediği, kardeşi yerine koyduğu Selçuk, onun canını yakıyordu. Patlaması an meselesiydi: ''Bak, bir kaç gün yan yana gelmeyelim. Ben eve bile gitmiyorum… Eylül, Can, sen o evden çıkmayın. Geri kalanını da ben hallederim.'' Selçuk, elini sıktı. Bu duruma dü

