Hasret, yerde baygın yatarken, yavaşça kendine geliyordu. Ellerinde duyduğu acıyla onlara baktı. İkisi de yaralıydı.. Tokat yerken ne olduğunu anlamasa da yerdeki çivilerden birisi eline batmıştı, neyse ki çıkmıştı ama hala kanıyordu eli. Babası karşıda onun uyandığını fark etmedi bile. Eline telefonu alıp kimi arayacağını düşünürken Hasret, yığıldığı yerden yavaşça kalktı. Oğlunu kurtaracaktı bu adamın elinden. Ama bunu nasıl başaracaktı orası muamma. Genç kadın kendini yavaşça kaldırırken yerden, sağında duvara dayalı olan sopaya baktı. Tek kurtuluşunun o olduğunu da biliyordu ama... Elinin acısı da buna izin vermiyordu. Elinden akan kana aldırış etmedi sessizce aldı sopayı. Babası arkası dönük olduğu için ne olacağını bilmeden telefon ekranına bakıyordu. Hasret'in elinin kanı çoktan so

