Tam kapıdan çıkacağı sırada, siyah bir arazi aracının avluya girdiğini gördü. Araba gürültüyle durdu ve şoför koltuğundan Mir Bedirhan indi. Mir, ceketini omuzuna atmış, yorgun ama her zamanki heybetli duruşuyla oradaydı. Bakışları bir anlığına kapıdaki Zeyno’ya takıldı. Zeyno’nun ilk içgüdüsü başını eğip hızla oradan uzaklaşmaktı. Ancak dün geceki o karanlık anlar, uçurumun kenarındaki sert rüzgar ve Mir’in onu hayata bağlayan o güçlü kolları bir film şeridi gibi zihninden geçti. Bir de Mir’in, Devran’ın karşısında durup ona söylediği o koruyucu yalan... Zeyno durdu. Gitmekten vazgeçti. Mir’in ona doğru yaklaşmasını bekledi. Mir, Zeyno’nun gitmediğini görünce adımlarını yavaşlattı. Aralarındaki mesafe azaldığında Zeyno derin bir nefes aldı ve doğrudan Mir’in gözlerinin içine baktı. —

