20 -

1697 Kelimeler
Agit o odada duydukları ve anladıklarıyla yüreğine dolan öfke ve öfkeden duyduğu güçle odadan çıkıp doktorla birlikte karar verdikleri şeyi kafasında oturttu. Devran'ın o anları hatırlaması için hiçbir zorluk yüklemeyip tam tersine Agit'in sevgisine maruz bırakacaklar, eğer kendisi hatırlarsa yaşayacağı yeni bir kriz ihtimaline karşı da o kadını uzak tutacaktı. Doktor hatırlatarak şok yaşatmaktansa Agit'le adım adım yakınlaşmayı sürdürerek güven ve sevgi duygusuna alıştırmaya devam etmelerini daha doğru bulmuştu. Bu hem Devran'ın akıl ve beden sağlığının güvenliği için hem de öğrendiğinde yapacaklarının öldürücü boyutta olacağını bildikleri için daha uygundu. Çünkü Agit açıkça "Devran bunu öğrenirse elini kana bular" demişti. Devran eve döndüklerinde ne kadar Agit'e doktor ne anlattı diye sorsa da inatçı oğlan "Ben anladım doktoru, neden soruyorsun ki" diyerek onu geçiştiyordu ama aklında da binbir türlü plan vardı. Bunlardan en büyüğü de utanmayı bir kenara bırakıp gerçekten Devran'ın kanına girmekti. Çünkü artık biliyordu Devran da onu seviyor ve istiyordu ama bir tepki veremiyordu. O zaman Agit bir tepki almayı sağlardı. Devran ise oğlanın hareketlerinden bir şey seziyor, o odada ne olduysa Agit'in tavırlarının daha cesur ve daha işveli olduğunu görüyordu. Agit çekmecelere tıktığı ve hevesle aldığı gecelikleri çıkarmış hangisini giysem diye odanın içinde dolanıp duruyordu. En sonunda ip askılı olan, bacanaklarını açıkta bırakan ve Devran'ın sevdiği gibi siyah renkte olanı seçmiş, güzelce duşunu alıp giyinerek çalışma odasından gelmesini bekleyen adamla yatağa girmişti. Devran ise her şeyden habersiz uykusuz kaldığı için gözlüğü çıkarıp gözlerini ovuşturarak bilgisayarları kapatıp yatak odasında onu bekleyen oğlanın yanına gitmek için sandalyesini sürdü ama onu merak ettiği için odadan çıkan oğlanla karşı karşıya geldiler. Devran şaşkın şaşkın kaşlarını kaldırıp Agit'in neredeyse çıplak kalmış, incecik saten geceliğine bakarken Agit utansa da hızlıca toparlanıp "Ben de bakmaya geldiydim, bitti mi işin?" diye sordu. Farkında bile olmadan hızlı hızlı kafasını sallayan adamla gülümseyip "Uyuyalım mı o zaman" diye odaya yönelen oğlanı takip etti. Agit yatağa girmeden önce yatağa yaklaşan adama eğilerek "Yardım edeceğim" deyip cevap bile beklemeden kollarının altından elini çekip sandalyesinden kalkmasına yardım etti ve yatağa oturan adamın önünde durdu. "Gördün mü ben de güçlüyüm"diyerek kaş çatan adamın yüzünü avuçları arasına alıp yüzüne yaklaştı. "Kaş çatma Devran Ağa, kaş çatma." Devran başını iki yana sallayarak güldü ve ellerini yüzünden çeken oğlanı bileklerinden yakalayıp tekrar yaklaştırdı. "Bu hal ne?" Kaşlarıyla da üstündeki geceliği gösterip gözlerini kaçırmadan bakan oğlanın "Yakışmış mı, ilk geldiğim zamanlar almıştım, bugünlere nasipmiş" diyerek dudaklarını büzerek göz kırptı. Devran ondan beklemediği bu hareketle gür bir kahkaha atıp bileklerini bıraktı. - Kocana göz kırpmaya da başladın - Agit geceliğinin eteklerini savurur gibi yatağın diğer tarafına geçerken" Ohoo daha neler yaparım neler" diyerek yatağa girdi. Devran yaparsın anladım der gibi yatağa uzanıp bacaklarını yatağa kaldırarak koyan oğlanla kaşlarını çattı. - Bu kadarını yapmana gerek yok - Agit göz devirecek gibi olup onun sinirlendiğini bilip gülerek elini ağzına götürerek kıkırdadı. "Çok kızacaktın çok ama yapmadım" deyip örtüyü kaldırarak Devran'ın üstüne örttü. Bunu her gün yapıyormuş gibi bir rahatlıkla hareket ediyordu ki Devran farkında bile olmadan ona yardım eden oğlanın rahatlığına şaşırıyor ama inanılmaz hoşuna gidiyordu. Sakatlığının ilerde onlar arasında büyük bir engel olacağını zannederken Agit çoktan onun eli ayağa olmuş ve bunu da normal bir şey gibi sıradanlaştırıyordu. Devran bunları bilerek yapmadığına o kadar emindi ki "Ben senin eşinim Devran Ağa, bana karışamazsın" diyerek yanına uzanıp yastığına gömülen oğlanın gülüşüne içi gidiyordu. Başını iki yana sallayarak yastığına uzanıp hemen yanına yanaşan oğlanı gördü ve gülerek kolunu kaldırıp arasına kayan ve başını göğsüne koyan oğlanın beline elini yerleştirdi ve çok hafif sıkarak kıkırdayarak yatakta kıvranan oğlanı daha da gıdıkladı. Agit gülüşleri arasında "Dur dur" dese de eli belinin her yerinde gezinip gıdıklayan adamın göğsünden başını kaldırıp "Bilerek yapıyorsun" dediğinde gülerek baş sallayan adamla tekrar başını yaslayıp "Ben de bulurum amma bir yer" deyince eli belinden karnına doğru giden adamla yutkundu. "Bulursun." Agit uykulu bir iç çekmeyle kolunu Devran'ın beline sarıp "Sesin.. Daha net çıkıyor" diyerek gözlerini kapattı. Oysa bilmiyordu Devran konuşabilmek için tedaviye daha sık gidiyor ve yakında ameliyat olmak için gün sayıyordu. Agit'in dalgalı saçlarını koklayarak öpüp gözlerini kapattı. Yanında yarı çıplak yatan ve bir parça kumaşla uzanan oğlanın teninin sıcaklığının bedeninde yarattığı karıncalanmaya iç çekiyor, giderek daha da sıcakladığı fark ediyordu. Üstündeki tişörtü çekiştirerek ofladı ve istemsiz bacağını bacağına atan oğlanla kesik bir öksürükle elini yüzüne attı. Bir şey vardı, bu oğlanda bir şey vardı ve kanını kaynatıyordu. "Agit" diye seslenmesine uykulu oğlan başını onun göğsüne sürtüp "Hm" diyerek ellerini görmek için doğruldu ve arkasını dönmesi için başıyla işaret eden adamla "Tamam" diyerek Devran'ı yana çevirdi ve kendisini koynuna yerleştirdi. Devran sol eli havada ne yapacağını düşünürken omuz silkip kolunu Agit'in beline sarıp karnının üstüne koydu ve çenesi altındaki saçları öperek gözlerini yeniden kapattı. Evet şimdi daha rahattı. Gün geçtikçe işvesi cilvesi artan oğlan Devran çalışırken bile yanına gidiyor, kucağına çağırdığında utanmak yerine istekle gidiyor ve iş yaparken sürekli onun saçlarını öpüp belini okşayan adamla gülücükler saçıyordu. Devran farkında mıydı bilmiyordu ama sürekli etrafında dönen ve onunla tatlı tatlı konuşup sorular soran oğlana karşı iç gidiyor, daha çok konuşması için yeni konular açıyordu. Bu halleri ise konakta tam bir kafa karışıklığına sebep oluyor, elindeki Alara kozunu da kaybeden Zelal içten içe bu oğlanın artık Devran'ı ele geçirdiğini düşünüyordu. Devran'ın durumunu bilen hanımağa ise onların bu hallerine bahtiyar oluyordu. Agit'in istediği konakta iki edilmiyor, eve neşe saçan oğlanın aslında ne kadar güzel ve tatlı olduğu artık çevre komşulara da yayılıyordu. Her şeyden habersiz oğlan ise yaklaşan tehlikenin farkında olmayarak her gün Devran'a daha ne kadar sevgi sevebilirim, nasıl yaklaşabilirim, kimden korurum derdindeydi. O yüzden de büyük bir anlaşma ortalıklarıyla şirkette toplantıya gitmesi gereken Devran'la üzerine sade bir kazak , altına kot pantolon ve uzun blazer bir ceket giyen oğlan Devran'ın karşısına geçip "Ben de gelecem şirkete" dedi. Ondan böyle bir talep beklemeyen Devran ise önce şaşırsa da - Tabi gelebilirsin senin de söz hakkın var bu anlaşmada - diyerek yanında gelen oğlanla şirkete geçti. Agit ona çevrilen meraklı ya da yargılayıcı bakışları umursamadan omuzları dik, ciddiyetle Devran'ın yanından yürüyor, bir yandan da sözleriyle insanları süzüyordu. Onlar Agit'i incelerken elbette Agit'te onlardan bakışlarını kaçırmıyordu. Samimi yaklaşanlara aynı samimiyetle karşılık veriyor ama gözü Devran'ın üstünden ayrılmıyordu. Ta ki şirkete giren ve Devran'ın anlaşacağı şirketle ortaklığı olan kadın toplantı odasına girene kadar. Devran şokla iş yapacağı şirketin adamlarına bakarken adamlardan biri "Hoşgeldiniz Berçem Hanım, biz de şimdi başlıyorduk" dedi. Üstüne alımlı ve ciddi bir elbise giymiş kadın masada gördüğü Devran'la sırıtarak yanında ona öfkeyle bakan oğlanı süzdü. O da onu beklemiyor olacaktı ki şaşırarak kaşlarını çattı. "Ah kimleri görüyorum Devran'ın Ağa'nın güzel oğlanı da burdaymış, gezmeye mi geldin yoksa." Berçem gülerek uzun masada Devran'ın karşısına oturup ona öfkeli ama anlamaz gözlerle bakan adama gülümsedi. "O kadar da uzun zaman olmadı Devran, tekrar karşılaştık. Kader işte." Devran yumruklarını sıkarak yumruğunu masaya koyup yanındaki adamlara döndü ve yan yana oturan adamlardan biri "Yakın zamanda Berçem Hanım'ın şirketiyle ortaklığa başladık, onun da toplantıda olması doğru olur diye düşündük" deyince ona sırıtarak bakan kadına öfkeyle bakıp tercüme etmesi için gelen Alara'ya döndü. - Onlara toplantının iptal olduğunu, şirketimin onların şirketleriyle tek bir anlaşma dahi imzalamayacağını söyle - Alara olduğu gibi adamlara çevirirken Berçem bacak bacak üstüne atarak adamların vereceği tepkiyi bekledi. "Devran Bey, bir çok yabancı şirketlerle çalıştığımızı biliyorsunuz, bu anlaşma sizin de kârınıza olacak" diyen adıma sert bakışlarını çevirdiğinde adam korkarak Berçem'e döndü. Olan biteni sabırla izleyen Agit ise kadının konuşmasıyla yumruklarını sıktı. "Devran Ağa büyük adımlar atmaya korkar Adnan Bey, oysaki ona çok iyi gelecek, çok eskiden tanıdığı bir isimim. Ayrıca çok yakından kuzeniz, neden böyle yaptığını anlayamadım." Kadının konuşması Alara'yı bile sinirlendirmişti ve emir bekleyerek Devran'a döndü. Devran ise derin bir nefes verip onunla bu şekilde uğraşamayacağını anlayarak yanında oturan Agit'e döndü ve sinirle kadına bakan oğlanın dönmesiyle ellerini kaldırdı. - Eşim şirketimin en büyük hissedarı, eğer o anlaşmak isterse ben de kabul ederim - Berçem gördüklerini beklemediği için "Ne?" diyerek Agit'e döndü ve ona öldürecek gibi bakan oğlanın gözleriyle karşılaştı. Agit ise yüzüne taktığı sinir bozucu bir gülümsemeyle kadına bakarak "Berçem adının geçtiği hiçbir anlaşmada olmayacağız, son kararımızdır" dedi. Devran memnun bir gülüşle arkasına yaslanırken anlaşma olmayacağını anlayan adamlar ayağa kalkıp memnuniyetsiz mırıltılarla odadan çıktılar. Devran Alara'nın da çıkmasını isteyince odada kalan Berçem ayağa kalkıp Devran'ın sandalyesine doğru yaklaştı "Ama niye öyle diyorsun kuzenciğim, ne güzel bir daha beraber olacaktık" diyerek. Tüm bedeni kasılan Devran üstüne doğru gelen kadınla elini kaldırdı ama kadın bir adım kala önüne çıkan Agit'le gözlerini kıstı. Bu kez kadının üstüne doğru yürüyen Agit dişlerini sıkarak sırıttı. "Eğer bir daha eşimin yanına yaklaşırsan, seni Devran Ağa'nın eşi Agit Ahlatlı olarak öldürürüm." Berçem ondan beklemediği çıkışla kaşlarını kaldırdı ve bir kaç saniye sonra odayı inletecek bir kahkaha attı. "Devran'ın eşi ha, köyden gelmiş gözü iki para görmüş oğlan bozması mı? Devran hep benimdi, benim kalacak." Agit, Devran'ı bile şaşırtacak soğuk kanlılıkla güldü ve Berçem'e doğru bir adım daha attı. "Yanılıyorsun Berçem, o hiçbir zaman senin olmadı. Seni tanıyorum, adını biliyorum, ne yaptığını biliyorum" diyerek kadına iyice yaklaşıp fısıldadı. "Ona bir daha dokunursan, zarar vermeye çalışırsan, köyden gelmiş o oğlan bozması ölümün olacak." Berçem dişlerini sıkarak geri adım atıp bu kez Devran'a dönerek sinsi bir gülüşle "O geceyi hatırla sevgilim, sana nasıl dokunduğumu, seni nasıl soyduğ..." Berçem'in cümlesi Agit'in yüzüne indirdiği sert tokatla kesildi ve "Cahit abi" diye bağırmasıyla odaya dalan Cahit ve arkasındaki adamlar Agit'in "Berçem Hanım'ı yolcu edin" emriyle yüzünü tutan kadının üzerine yürüdüler ama "Dokunma bana" diye bağıran kadın bir hışımla odadan çıktı. Agit korkuyla arkasını dönüp ona şaşkın ve korku dolu gözlerle bakan adamın yanına koştu ve sandalyesinin önünde dizlerinin üstüne çöküp gözün akan sicim gibi yaşlarla ellerini tuttu. "Hatırlama, yalvarırım hatırlama." Devran, gözünün önüne gelen sahnelerle korkuyla titreyerek fısıldadı. "Kal benimle, bırakma." Agit artık tutamadığı gözyaşlarıyla ayağa kalkıp kollarını sıkı sıkı Devran'a sardı. "Bırakmam, ölsem de bırakmam." Devran tüm bedeninde hissettiği huzur ve sıcaklıkla kollarını Agit'e sarıp "Ölme annem gibi, beni bırakma" diye mırıldandı. Agit, Devran'ın boynunda hızla başını iki yana sallayarak "Bırakmam Devran, ben seni bırakmam" deyip geri çekilip Devran'ın sakallı yüzünü avuçları arasına aldı. "Su benim Devran, biliyorum." Devran acıyla gülümseyerek başını salladı. Yüzünü Agit'in avucuna sürtüp "Su" diye fısıldadığında dudaklarına kapanan dudaklarla gözlerini kapattı. Dudaklarına değen tuzlu su Agit'in dudaklarından kalbine akıyordu ve Agit'in tuzuna karışan tuzlu gözyaşları hatırladığı o anın yerine onu seven oğlanın anını yazıyordu. ' Bazı kaderler çoktan yazılmıştır' Ama Devran ve Agit kaderlerini yeniden yazıyorlardı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE