16 -

1419 Kelimeler
Agit artık konağın içinde daha da rahat gezip dolaşıyor, eski neşesine kavuştuğunu gören çalışanlarla daha da yakınlaşıyordu. O geldikten sonra teker teker ortaya çıkan düşmanlar o farkında bile olmadan Devran'ın tarafından öyle ya da böyle temizleniyordu ve artık herkes bu güzel oğlanın elinde tuttuğu gücün farkındaydı. Çünkü Agit'e yaklaşan herkesin sonu ölüm oluyordu. Oysa Agit ne hamile olan Dilan'ın nereye götürüldüğünü biliyordu ne de Şiyar'ın öldüğünü. Devran'ın yıllardır süren bir sırrın intikamını aldığını da bilmiyordu. O her şeyden uzak çiçeklerini açarak konağa baharı getirirken Devran hatırlamadığı karanlık geçmişiyle birer birer yüzleşiyordu. Agit her zaman onun sırlarla dolu olduğunu biliyordu ama Devran'ın ona gülümsemesini esirgemezken kendi içinde annesinin ölüm sebebini sindirmeye çalıştığını bilmiyordu. Çocukken ona masumiyeti ve neşeyi öğreten annesi Jiyan Hanım, kaynı olan Baver Ağa'nın hain planlarına rağmen ona yüz vermemesiyle adam yedirememişti. Onun dilinden dökülen cümlelerle tüm aşirete onun hakkında ileri geri konuşmuş, namussuz ilan edilmiş, en sonunda onun da kulağına fısıldanan kocasının namusunu temizle cümlesiyle kendini konağın bahçesindeki ağaca asmıştı. Arkasında cehennemi bu dünyada yaşayan bir oğul bıraktığını bilse yine yapar mıydı Devran bunu soruyordu artık. Cevabı olmayan bir soru genç adamı kabusların kucağına iterken, her gün yanında uyuyan oğlana biraz daha sarılarak nefes alabiliyordu açtığı çiçeklerle. Ona daha rahat sarılabilen oğlan ise yavaş yavaş da Devran'ın yüzüne elini koyup küçük küçük seviyor, bazen eline batan sakallarla kendi yüzüne dokunup daha minik tüylerle şaşırıyordu. "Benimki neden böyle azıcık?" Gözlerini açan adamın gülümsemesiyle irkilerek elini onun yüzünden çekti ama Devran elini tutup durdurarak tekrar yüzüne koydu. Agit onun yönlendirmesiyle sakalları uzayan yüzü okşayarak dudaklarını büzdü. Devran elini çektiğinde o sevmeye devam ederken genç adam parmaklarını oynattı. - Keseyim mi? - Agit bir omzunu silkerek "Hepsini kesme, az olsun" deyince Devran sırt üstü dönmek için hareketlendi. Ona dönmesi için yardım eden oğlan yatakta doğrularak odada göz gezdirdi. Komodinin üstündeki telefonuna bakıp saati görünce yanında uzanan adama döndü. "Kalkayım ben, kahvaltı saatin geldi." Devran yastıkta başını iki yana sallayarak kaşlarını kaldırıp indirdi. - Sen inme aşağı, haber ver çalışanlar getirsin - Agit ayaklanarak "Olmaz benim kontrol etmem lazım" deyip yataktan çıktı ama bileğinden tutup onu çeken adamın üstüne düştü. Devran kolunu onun sırtına sararak başı göğsüne gelen oğlanın saçlarını öptü. Agit kulağının altındaki kalbin hızlanan sesini duyduğunda korkuyla başını kaldırıp "Hızlandı, bir şey oldu demi? Ben mi bir şey yaptım gene?" deyince Devran onun telaşlı sesine ve korkuyla bakan gözlerine bakarak başını onaylar gibi salladı. - Evet. Bana her gün bir şey yapıyorsun? - Agit üzülerek dudaklarını büzüp parmaklarını oynattı. - Kötü mü bir şey yapıyorum? Canın mı acıyor hep? Ama konuş demiyorum ki, kucağına da oturmuyorum. Yanında yatmayayım demi bundan sonra? O yüzden oluyor - Devran yatağın yanında dikilen oğlana uzun uzun bakarak kuruyan dudaklarını ıslattı. - Sesli konuş. Sesini duymak istiyorum - Agit konudan bağımsız istediği şeyle hızla başını salladı ve konuşarak devam etti. "Diyom ki, ben yanında yatıyom diye oluyor. Kalbin çok hızlı atıyor, geçen günde kucağına oturdum diye oldu. Ben hep kötü şeyler yapıyorum sana. Gelmeyeyim işte odana." Başını hafif yan yatırmış üzgün üzgün konuşan oğlanın dudaklarını izleyerek gülümsedi. - Dudakların sabahları hep böyle pembe mi yoksa akşam bir şey mi sürdün ? Güzel olmuş - Agit farkında olmadan elini dudaklarına götürüp " Yoo sürmedim" deyince gözlerini kısarak sırıtan adamla "Valla ayıp, çok ayıp" derken odanın kapısına doğru kaçar gibi yürümeye başladı. "Gelmiycem bi da valla." Devran yatakta doğrularak gülümsedi ve yatağın sağındaki tekerlekli sandalyesine bakarak derin bir nefes verdi. Yıllar sonra yeniden yürümek için bir umut var mıydı? Yine beraber yaptıkları kahvaltıdan sonra Agit çarşıya çıkmak için izin aldı. Sanırım tek kural bu kalmıştı, ona da Devran bari bunu bozmayalım demişti. Agit yanına Afşin ablasını da alıp çarşıya çıkıp bir kaç mağaza gezmişler, gözüne güzel gelen kıyafetleri hâlâ kullanmaktan çekindiği kartı Cahit abisinin "Ağa'm beni öldürür" demesiyle mecbur kullanmıştı. Tabi kendinden çok Afşin ablasının bebeği için de bir sürü şey almıştı. Afşin ne kadar istemez güzel oğlan dese de benim hediyem abla hem sana almıyorum yeğenime alıyorum diye diye sepeti dolduruyordu. Başka bir mağazanın daha da içlerine girerek erkek reyonunda gördüğü kıyafetleri de uzun uzun inceledi. Onun için iki cinsiyetli olmasının bir önemi yoktu, o kadın gömleklerine de bayılmıştı erkek kazaklarına da. Bu yüzden beğeniyle bir kendine bir de Devran'a almıştı. Onun ölçülerini biliyordu ve akşam ben beğendim diyerek giymesini isteyecekti. Bu defa da iç çamaşırlara doğru küçük küçük ilerlerken arkasından yürüyen Afşin rahat olması için ortadan kaybolup başka bir reyona geçti. Ordan da özellikle kırmızı kırmızı parçalar alıp dolduğu sepetiyle utana sıkıla ödeme kısmına geçti. Ordan da çıkıp bir kaç kitapçı gezip bir kaç gün önce Devran'ın anlattıklarından sonra işle ilgili bir iki kitap alıp alışverişini bitirdi. Kitapları da akşam Devran'a verecekti. Konağa döndüklerinde ise toplaşan çalışanlarla Afşin'in doğacak bebeğine alınan kıyafetlere bakmaya başladılar. Herkes Agit'in elinin açıklığını tebrik eder nidalarla onun daha da utanmasına sebep olurken Afşin minnettar gözlerle oğlanın utanmasına gülüyordu. Afşin sessiz konağın Agit'in gelişiyle neşelendiğini söyleyerek "Çiçek gibi açtı bizim güzel oğlanımız" diyordu. Agit kızaran yüzüyle abla sussana diye kaş göz yapsa da Afşin oğlanın kolundan tuttuğu gibi "Gel gel odaya çıkıp kıyafetlerini dene, ben de göreyim güzel oğlanımı" diyerek neşeyle paketlerini alan oğlanla üst kata çıktılar. Devran ise çalışma odasında evrakların arasına gömülmüş, bilgisayarların ekranlarına bakarak hesap kitaba dalmıştı. Kulağına dolan müzik sesiyle kaşlarını çattı ve sesin geldiği yöne bakarak başını iki yana salladı. Çünkü şarkı neler neler anlatıyordu. Agit üzerine giydiği elbisenin eteklerini savura savura "Abla bak bu tarafı çok güzel" diyerek şarkıya eşlik ederek kendi etrafında dönüyordu. "Gir kanıma, hani bekarlık sultanlık derdin, yetti canıma yaşarım ben senle, gir kanıma." Afşin gülerek ellerini birbirine vurarak tempo tutuyor, eteklerini savura savura dans eden oğlanın halleri pek bir hoşuna gidiyordu. "Uçardım gönlümce seni görmeden önce, yazılmış inan kaderime. Saçların dağılır aklımın yellerinde. Hiçbir rüzgâr esmese bile." Nakarat kısmına gelince ise gülerek başıyla Devran'ın odasını işaret edip kendi etrafında dönmeye başladı. Afşin ablasından çekinmiyordu artık ve duygularını içinde tutmak da istemiyordu. "Gir kanıma, hani bekarlık sultanlık derdin, yetti canıma yaşarım ben senle, gir kanıma." Rüzgar gibi açılan kapıyla Agit olduğu yerde donarken Afşin hızla oturduğu yataktan fırladı. Agit olduğu yerde gözlerini kapatıp alt dudağını ısırdı. Afşin, Devran'ın başıyla kapıyı işaret etmesiyle kaçar gibi kapıya koşup odadan çıktı. Agit olduğu yerden yavaş yavaş arkasını döndü ve başını yere eğip parmaklarıyla oynamaya başladı. Şarkı telefonda tekrar ederken Devran kollarını önünde kavuşturmuş kıpkırmızı olan oğlana bakıyordu. Agit bir hışımla telefonu yataktan alıp şarkıyı kapatıp tekrar Devran'ın önünde başı önde bekledi. Devran'ın parmağını şıklatmasıyla pancar gibi olan yüzünü ellerini yelpeza gibi sallayıp başını kaldırdı. Devran'ın gülümsemesini görünce iyice telaşla konuşmak için ellerini kaldırdı ama ondan önce ellerini kaldıran adamla durdu. - Gir kanıma öyle mi? - Agit korkuyla "Şarkı öyle diyor, valla kapattım kapattım" derken Devran kaşlarını kaldırarak Agit'i yukarıdan aşağı doğru süzdü. Üstündeki çiçekli elbise bedenini tamamen sarmış, eteklerin fır fırları yırtmaç şeklinde ayaklarına kadar iniyordu. İnce bacaklarını açıkta bırakırken göğsüne doğru daralıyor, omuzlarındaki iplerde bitiyordu. Oğlan utanarak bir ayağını diğerinin üstüne koydu ve elbisenin açıkta bıraktığı bacaklarını bükerek yırtmacıyla kapatmaya çalışıyordu. Devran ayaklarına kadar indirdiği bakışlarını yukarı kaldırıp tuttuğunu fark etmediği nefesini verip gözlerini kapattı. Agit onun ciddi anlamda kızacağını düşünürken gözlerini açan adam eliyle yanına çağırdı. Agit hızlı hızlı "Hayır hayır" dese de Devran bu defa sesli olarak çağırdı. "Gel." Agit bir yandan utanarak bir yandan da korka korka Devran'ın yanına gidip tam önünde durdu. Devran üst bacağına hafifçe vurarak kucağına oturmasını istedi. Agit "Yok yok acıyor" dediğinde bileğinden tutup kendine çekerek yüzünü yüzüne yaklaştırdı. "Otur." Agit yutkunarak duyduğu emir verici sesi sindirmek için hızlı hızlı nefes aldı. Artık tüm bedeni alev alevdi ve her yanı karıncalandığı için karnına kramplar giriyordu. Yavaşça başını sallayarak bileğini bırakan adamla bacaklarını birazcık açarak Devran'ın diz kapaklarına oturdu. Saniyeler sonra da beline sarılan kollar onu kendine çekerek kucağına oturttu. Tutunmak için ellerini Devran'ın omzuna koyarken boynuna uzanan adamla nefesi kesildi. Devran açıkta kalan ve kızaran boyna yüzünü gömüp burnuna dolan çiçek kokusunu içine çekti. Agit heyecandan titreyerek kapanan gözleriyle başını Devran'ın omzuna yaslandı. "Ağa'm" diye soludu. Devran duyduğu hitapla bir kez daha oğlanın kokusunu alıp başını geriye çekti. Artık göz bebekleri bile titreyen oğlanın gözlerinin içine bakarak kaşlarını kaldırdı. Onu alt dudağını kemire kemire izleyen oğlan nefesini tutarak dediğine ne tepki vereceğini bekledi. Devran kucağında oturan oğlanın belini hafifçe sıkarak ellerini çekti ve onun beklemediği o cümleyi kurdu. - Böyle devam edersen sen gireceksin kanıma güzel oğlanım - Agit de ona güzel oğlanım diye hitap etmesine titrek bir nefes vererek dudağını büzüp omuz silkti. "Devam edeceğim Devran Ağa, sen de bak gör." Devran kahkaha atarak kucağından kalmak için hareketlenen oğlanı belinden tutup durdurdu, ellerini yavaş yavaş yukarı doğru ilerleterek elini takip eden oğlana baktı. "Göreceğim."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE