Etrafımda dönüp duran olaylar o kadar hızlı bir şekilde gerçekleşiyordu ki onlara yetişebilmem neredeyse imkânsızdı. En fazla birkaç aydır tanıdığım bir adama şans vermem benim için en büyük olaylardan birisiydi mesela. Üstelik benim birine şans verebilmem için onda gerçekten güzel ışıklar görmem gerekiyordu ve şu an tam da, o kara gözlerde gördüğüm ışıklar kadar beni aydınlatabilen hiçbir şeyin olmadığını düşünüyordum. Bu benim açımdan oldukça şaşırtıcıydı. Daha önce benzerlerini yaşamıştım ama bunun gibisini ilk kez yaşıyordum, her ne kadar adına aşk diyecek cesareti kendimde bulamasam da... Çünkü aşk, meziyet isterdi. Yanımdaki adam beni sevdiğini söylerken onun samimiyetine inanmak istiyordum. Dipsiz bir kuyuyu andıran gözlerinde dans eden o parıltılar beni, o kuyunun içine çekiyordu

