"Bertan ben-" "O pezevenk evde ne diyordu," diyen Bertan hafifçe bana doğru eğilmiş, işaret parmağıyla rastgele bir yeri göstererek güya evi tasvirlemişti. "ANLAŞTIK NE DEMEK LAN! NEYİ ANLAŞTINIZ?" Gözlerindeki saf öfkeyi iliklerime kadar hissediyordum ve üstelik hala kolumu bırakmamış olması beni rahatsız etmişti, "Ya biz neyi anlaşabiliriz Bertan? O mal herif her şeyi kafasında kurmuş." Bertan çattığı kaşlarını kaldırarak, "BİLEMİYORUM ARTIK," diye gerindi. "GÖRDÜĞÜM KADARIYLA ORADA BİRBİRİNİZLE BAYAĞI BİR SAMİMİYDİNİZ! GÜLÜMSEMELER, EL SALLAMALAR FALAN! YA SEN BUNLARI GÖRMEDİĞİMİ Mİ SANIYORSUN!" Ah, tam bir aptal olduğumu daha önceden söylemiş miydim?.. Yanlış anlamıştı işte! "Neyle suçluyorsun beni? Sana öyle bir şey yok diyorsam yoktur. Bana inanmak yerine elin adamına mı inanaca

