Selam arkadaşlar nasılsınız iyisiniz inşallah umarım hikayemi beğenirsiniz yazım yanlışlarım olursa affola :)
Elem kapıyı büyü ile kitleyip gönderme işlemine devam ederken elijah bir kadınla bayağı muhabbet ediyordu. Kadın şaşkınca anlattıklarını dinliyor, bazen ise elijah şaşkınca dinlerken herkesin onlara bakmasına sebep olmuş tu .
*Tek siz kaldınız hanımefendi* diyen profesör elem uzun mavi Elbisesi kız üzgün gözle kalktı yerinden. Elijaha bı bakış attı elijah ta üzgün gözlerle baktı. Sabahtan akşama kadar konuşmuşlar bir çok ortak noktaları olmuştu. Elijah kadına baktı
*Zeynep istesen git çünkü seninde bir hayatın var * dedi kendini zorlayarak, Zeynep elijaha baktı
*Şey gitmesem olamaz mı * diyince herkes şaşırdı
*Niyee * diyen Asaf şaşkındı
*Şey ben e yani burayı sevdim * diyince herkeste bir kıkırtı çıktı. Zeynep utançla kafasını yere eğdi, herkes şaşırarak zeynebe bakınca. Kafasını kaldırıp etrafına bakındı tüm gözler onun üzerinde idi
* Neden kalmak istiyorsun * diyen Asaf kuşku ile baktı karşında ki duran kadına, Zeynep birşey demedi çok utangaç tı bu kız
* Şey efendim ben biraz hatırlıyorum dünyamda ne iş yaptığımı babam yani üvey babam beni dövüyordu, ve istemediğim şeylere zorluyor du parası ile başkalarına satıyor ve hırsızlık yaptırıyor* dedi gözünden bir damla yaş süzülürken. Ama Asaf guvenmemiş gibi bakmaya devam ederken elijah ona döndü ve
*Dostum istersen dünyadaki yaşamına bak * diyin e kafasını salladı ve zeynebin tam önünde durdu biçimli parmaklarını kaldırıp şakaklarına koyacaktı ki Zeynep irkilerek geri çekildi Asaf tek kaşını kaldırdı. Zeynep kızlara baktı, Eylül anlamış gibi profesör eftale baktı ve
*Siz zihin kontrolü yapsanız profesör, olmazmı? * Diyen Eylül'ün dediğini anlamış gibi gitti zeynebe cesaret vermek ister gibi gülümsedi ve
*Canim hiç korkulacak birşey yok şimdi izin verirmisin * dediğin de eftal ince parmak uçlarını dokundurdu ve gözlerini kapattı Zeynep iki büklüm dururken zihninde onca şey canlandı.
*Ben bu işi yapmak istemiyorum ne olur, annem sen nasıl evladına kıyıyorsun ben tesettürlü biri idim, siz zorla açtırıp beni boyunca günaha sürükledi niz * diye ağlayan Zeynep sopa yemiş ve karın boşluğunu tutarak ağlıyor du. Yaşlı yüzünde kırışıkları olan adam kızın saçlarına yapıştı, Zeynep çığlık atınca diğer eliyle yüzüne tokatı indirdi .
*Eğer bugün patronun evine gitmezsen o zaman gör sen * dedi ve çekildi Zeynep birden ayağa kalktı, onların gözüne baktı ve öfkesi yüzünden belli oluyor du
*Ben bu günden sonra sizin iş dediğiniz benim haram bildiğim ise yapmayacağım bedenim satılık değil, siz gidin satın kendinizi ama sakın bana birdaha o tür işleri yaptırmak için şiddet uygulama ve bu günden sonra da asla bu eve ayak basmayacagim sakın beni aramayın ve gerçekten sizi polise şikayet ederim yetti artık* kapıyı çarpıp çıkan Zeynep daha sonra ağlayarak parkta otururken yiyiciler den biri belirdi. Yanına usulca sokulup oturdu Zeynep gördüğü yaratık la çığlığı bastı
*Sen kimsin *
*Beni boş ver seni buradan götürüp bu dünyanın çilesi den kurtulmak ister misin?* Diyen yaratık la Eylül korku ile kalktı yerinden ve uzaklaştı oradan ama yiyici gözüne kestirmiş ti daha sonra ise boş sokakta gezen Zeynebi birden bu dünyaya getiriyor ve sonuç tutsaklık . Eftal ağlayarak açtı gözlerini gördükleri içini acımıştı, zeynebe baktı Asaf doğru olduğunu zaten eftalin göz yaşların da anlayarak baktı .
*Ben burada ki tutsaklığa bile razıyım efendim * diyen Zeynep tükenmiş ti Mehtap,nazlı , Şevval, Eylül gidip kıza sarıldılar kız ne olduğunu anlamadı ama oda sardı kollarını
*Burda kimse kötü değil Zeynep emin ol* diyen Eylül tebessüm ile göz yaşlarını sildi zeynebin ve omzuna dokundu. Zeynep birşey demedi ama göz yaşlarını silmek için elleri gözlerine gitti
*Kız Zeyno gül sende bizimle kal ne olacak burada hepsi değişik zaten * derken Zeynep gülmüş tü
*Nasıl değişik Mehtap* diyen elif bakıyor du
*Kız elo işte degistiniz bilmiyormusun * dedi ve güldü elif omuz silkip yan döndürdü başını. Herkes Elif'in tavrına gülerken Asaf bey birşeyler düşünüyor gibiydi yine gözleri Zeynebi buldu
* Senin öz baban bakmadımı sana ? * Diye sordu çünkü hâlâ soru işaretleri vardı . Zeynep dudaklarını ıslatıp konuşmaya başladı
* Babam, annemin yüzünden vefat etti *
* Nasıl yani?* Diyen elijah hâlâ anlamaya çalışıyor'du olanları akşama kadar konuşmuşlar dı ama hep kendinden bahsetmiş zaten Zeynep konuşacak birşey bulamamış tı
*Babam öyle iyi bir insan dı ki, kimseyi kırmaz incitmekten çok korkan göz yaşlarına dayanamaz kendi halinde bir Müezzin di küçük çocuklara kuranı Kerim dersleri verir gününün çoğunu camide geçirirdi annem ise devamlı gözü yükseklerde kendinden başka kimseyi düşünmeyen biri idi, mahallede kimse ile anlaşamaz her gün biri ile kavga ederdi. Bana ise hiç bir zaman evladım diyerek ne başımı okşadı ne yaralandığım zaman yaralarımı sardı sabah yine kahvaltıyı hazırlarken annem valizini toplamış yanına babamdan gizlice biriktirdiği ziynet eşyalarını toplayıp giderken ben gördüm. Koşarak gittim daha 15 yaşımdayım anneme en çok ihtiyaç duyduğum zamanım gerçi bir evlat devamlı annesine ihtiyaç duyarda neyse, işte nere anne dedim. Yüzüme alayla güldü devamlı kafasını örten kadın saçını başını açmış makyaj desen zaten uçuyor, bana sanane diyerek ittirdi, basım koltuğa geldi hiç bakmadan topuklu ayakkabısıni yere sert sert vurarak gitti. Koşar adımlarla babamın yanına gittim. Baba annem evden gitti bambaşka biri olmuştu dedim . Babam biraz durdu kafamda ki kana baktı uzun bir süre gözünden bir damla yaş aktı ve olduğu yere yığıldı. Hemen herkes başına toplandı, hastaneye kaldırıldı, ama benden başka kimsesi yok kardeşleri zaten annemden ötürü sevmezdi bizi neyse toparlandı eve geldik ben daha ne yapacağımı bilmiyordum. 15 yaşında ki bir kız ne yapabilirki , komşular çorba yapıp getiriyor ben kendimce yemek yapıyorum derken 17 yaşımda babam o genç yaşında vefat etti. Çünkü annem başkası ile yaşarken şimdiki sevgilisi onu satmış ve annem ses çıkmıyor du, ben o yaşlarımda hem ev hem okul çok zor oluyor du. Babam ise artık eskisi gibi hayat dolu biri değil di ben güldürüyorum ben keyifini yerine getirmeye çalışıyordum o gidince dünyam karardı günlerce aylarca evden çıkmadım. Bir gün kapı çaldı ve anne. Yanına o adamı da almış gelmiş ti niye dersiniz, babamın bana bıraktığı evde yaşamak için. Ben kabul etmedim polise şikayet ettim ama onlar dinlemedi bana zorla evimi sattırıp başka bir yerden ev aldılar ben o zaman anladım babamın öldüğünü o zaman anladım annemin sadece biyolojik annem olduğunu çünkü kimse evladına yapmazdı, çok isteyerek girdiğim tesettürümde beni döverek çıkardılar, 17 yasim da bana o kötülüğü yaptılar. Dünyam karardı o gece * diyerek sustu Zeynep Esma hanım Zeynebi anne şefkati ile sardı.
*Hepsi geçecek diye sana yalandan teselli vermeyeceğim yavrum ama emin ol bugünler o kara günler sadece geçmiş te kalacak üzülme bı annen olmaya bilirim ama bugünden itibaren sana teyze olabirim kuzum * derken herkes ağlıyor du . Asaf bey bile yönünü kimse nin görmeyen tarafına çevirdi göz yaşlarını sildi.
*Ah Zeyno yaktın bizi Rabbim kötü insanlar dan korusun bizleri * diyen Mehtap burnunu çekerek göz yaşları ni sildi
*Zeynep bı annen, kardeşin olamaya bilir ama bizi kabul edersen * diyen Eylül susmuş tu. Zeynep oturduğu yerden herkese baktı
*Siz gerçekten çok iyisiniz* dedi
*Bu hüzünlü ortamı gerçekten bozmayı hiç istemiyorum ama vallahi açlıktan ölüyorum * diyen Şevval karnını tutuyor du
*Şevo haklı valla bu lânet yerin de kesifi bitmedi bı türlü * diyince yine terasa ışınlanıp yemek masasına oturdular. Yine envai çeşit yiyecek le karınlarını doyurup çaylarını içiyor lar di
*Çok şükür yarabbim * diyerek kalktı Mehtap Ali sevgilisine baktı
*Doydunmu * derknen güldü Mehtap ters ters baktı Alinin gülmesi büyürken, Mehtap ters bir bakış attı.
*Sen ne pişmiş kelle gibi gülüyorsun be *
*Hiçççç* diyerek uzattı Ali ve Mehtap karın boşluğuna bir Ali'nin gülmesi sokarken Esma hanım gülerek
*Ay bu gelin çok cazgır olacak oğlumu ilk günden dövmeye başladı*
*Ana biz sopa yiyecek insan değiliz lütfen *
* Hı hı belli oğlum * diyen Esma hanım tebessüm etti
*Esmoş kızdın mi *
*Yok kızım neden kızayım ki anlaşma stiliniz böyle * diye diyerek güldü. İlk başta biraz oğluna kiyamayan Esma hanım şimdiler de alışmış tı. Çünkü Ali mehtabı sinirlendirmeyi seviyor du.
Bugün kimsede uyku yoktu, herkes zeybin hayatına çok üzülmüş tü Zeynep o kadar korumasız biri idi ki öylece bir köşede oturuyor du muhabbet etmeye çalışsalar da. Zeynep pek cevap vermiyor du .
*Zeynep kızım biraz özel konuşalım mı hem için açılır kızım * diyen Esma hanım kalktı oturduğu yerden Zeynep kafasını salladı ve o da kalktı konuşmaya ihtiyacı vardı onun da .
*Gel yavrum * diyip yanında ki koltuğa iki kere vurdu ve gülümsedi Zeynep te utanarak oturdu krem rengi berjere
* Ee kizim bur da kalmayı gerçekten istiyormusun biz burada işimiz bitince dünyamıza gideceğiz*
*Nasıl yani siz gidecek misiniz *
*Evet kızım çünkü bizde buraya istemeyerek geldik ama biz Asaf bey oğlumun yanında idik, benim, çocuklarımın, ve şu gördüğün kızların zihinleri silindi. Neredeyse 1 yıldır buradayız kizlarin zihinlerine öyle kötü şeyler yüklemiş ler ki kizlar anne ve babalarını neredeyse hiç bilmiyorlar. Daha geçen gün öğrendiler nasıl güzel bir aileden geldiklerini, hayat hep bir imtihan la geçiyor yavrum demek istediğim bu demekki senin Dünyada imtihan hak ve batıl üzerine cereyan etmektedir kızım. Bu mücadele ilk insandan günümüze devam edegelmektedir. İmtihan sırrı gereği, kainatta zıtlar hakimdir. Hak - batıl, aydınlık - karanlık, güzellik - çirkinlik, adalet - zulüm, iyi - kötü, doğru - yanlış gibi. Allah insana akıl gibi müstesna bir cevher vermiş ki, kendi iradesiyle iyi, güzel, doğru, faydalı ve adil olanı seçebilsin. Aklını kullanmasını bilenler, dünyadaki büyük imtihanı kazanmış olacaklar. O zaman insan, karşılaştığı en küçük sıkıntıları bile, ahireti adına faydaya dönüştürebilecektir. Yüce Rasül (s.a.v) buyuruyor: "Bir müslümana bir diken, hatta ondan daha küçük musibet gelse bile, Allah onu bu yüzden bir derece yükseltir ve onun günahını affeder." (Müslim böyle kötü şeylermiş ama sabır etmek lazım, bak kaçtın kurtuldun o yerden biz senin yanında olacağız, Sana imtihan hakkında bir hikâye anlatım mı kuzum istermisin * diyince Esma hanım, Zeynep heyecan la baktı
*Evet Esma teyze isterim bilirmisin babam da hep bana dini hikaye anlatırdı * Esma hanım tebessüm ederek
*Ebû Hureyre radıyAllahu anh‘den rivayet edildiğine göre kendisi, Nebi sallAllahu aleyhi ve sellem‘in şöyle buyurduğunu işitmiştir:
İsrail oğulları arasında biri ala tenli (abraş), biri kel, biri de kör üç kişi vardı. Allah Teâlâ onları sınamak istedi ve kendilerine bir melek gönderdi.
Melek ala tenliye geldi:
– En çok istediğin şey nedir? dedi. Ala tenli:
– Güzel (bir) renk, güzel (bir) ten ve insanların iğrendiği şu halin benden giderilmesi, dedi. Melek onu sıvazladı ve ala tenlilik gitti, rengi güzelleşti. Melek bu defa:
– En çok sahip olmak istediğin mal nedir? dedi. Adam:
– Deve (yahut da sığır)dır, dedi. Ona on aylık gebe bir deve verildi. Melek:
– Allah sana bu deveyi bereketli kılsın! diye dua etti.
Sonra kele gelerek:
– En çok istediğin şey nedir? dedi. Kel:
– Güzel (bir) saç ve insanları benden uzaklaştıran şu kelliğin giderilmesi dedi. Melek onu sıvazladı, kelliği kayboldu. Kendisine gür ve güzel (bir) saç verildi. Melek sordu:
– En çok sahip olmak istediğin mal nedir? Adam:
– Sığır… dedi. Ona da gebe bir inek verildi. Melek:
– Allah sana bunu bereketli kılsın! diye dua ettikten sonra körün yanına geldi ve:
– En çok istediğin şey nedir? dedi. Kör:
– Allah’ın gözlerimi iade etmesini ve insanları görmeyi çok istiyorum, dedi. Melek (onun gözlerini) sıvazladı. Allah onun gözlerini iade etti. Bu defa Melek:
– En çok sahip olmak istediğin şey nedir? dedi. O da:
– Koyun… dedi. Bunun üzerine ona döl veren bir gebe koyun verildi.
Deve ve sığır yavruladı, koyun kuzuladı. Neticede birinin vadi dolusu develeri, diğerinin vadi dolusu sığırı, ötekinin de bir vadi dolusu koyun sürüsü oldu.
Daha sonra melek ala tenliye, eski kılığında geldi ve:
– Fakirim, yoluma devam edecek imkânım yok. Gitmek istediğim yere önce Allah sonra senin yardımın sayesinde ulaşabilirim. Rengini ve cildini güzelleştiren Allah aşkına senden yolculuğumu tamamlayabileceğim bir deve istiyorum, dedi.
Adam:
– Mal verilecek yer çoook, dedi. Melek:
– Ben seni tanıyor gibiyim. Sen insanların kendisinden iğrendikleri, fakirken Allah’ın zengin ettiği abraş değil misin? dedi. Adam:
– Bana bu mal atalarımdan miras kaldı, dedi. Melek:
– Eğer yalan söylüyorsan, Allah seni eski haline çevirsin, dedi.
Sonra melek, eski kılığına girip kelin yanına geldi. Ona da abraşa söylediklerini söyledi. Kel de abraş gibi cevap verdi. Melek ona da:
– Yalan söylüyorsan, Allah seni eski haline çevirsin! dedi.
Körün kılığına girip bu defa da onun yanına gitti ve:
– Fakir ve yolcuyum. Yoluma devam edecek imkânım kalmadı. Bugün önce Allah’ın sonra senin sayende yoluma devam edebileceğim. Sana gözlerini geri veren Allah aşkına senden bir koyun istiyorum ki, onunla yoluma devam edebileyim, dedi. Bunun üzerine (eski) kör:
– Ben gerçekten kördüm. Allah gözlerimi iade etti. İstediğini al, istediğini bırak. Allah’a yemin ederim ki, bugün alacağın hiçbir şeyde sana zorluk çıkarmayacağım, dedi. Melek:
– Malın senin olsun. Bu sizin için bir imtihandı. Allah senden razı oldu, arkadaşlarına gazap etti, cevabını verdi (ve oradan ayrıldı). İşte kızım imtihan bazen öyle bir anda gelir ki her istediğin olur herşey güzel olur, ama buda bir imtihan dır şimdi geçmişe yavaş yavaş perde çek yavrum, çünkü geçmişi düşünerek geleceğe yön veremeyiz unutma *
*Esma teyze o kadar iyi geldi ki haklısın ben öyle isyankar oldum ki bazı zamanlarda, seni sizi tanıdım şükür yarabbim, peki Esma teyze bu yer gerçek mi gerçekten böyle bir yerler varmıymış. Ben hiç bir zaman düşünmedim bu evrende tek olduğumuzu, ama böyle bir yeri görünce de çok şaşırdım. * Esma teyze gülümsedi. Başını sıvazladı zeynebin ilk biraz irkildi ama sonra tebessüm etti.
*Kuzum emin ol bende ilk geldiğim de çok şaşkındım hatta inanır mısın bizim bilmediğimiz yetenkler varmış, ilk öğrendik Mehtap Allaha yalvara yalvara bir kaldı yarabbim ben istemiyorum güç yetenek felan diyerek kendini suçladı haklıydı da. Çünkü kimse böyle birşeyi kabul etmezdi ama şimdi Mehtap biraz biraz kabul etti, Şevval kabul etti ve yiyicilerin yaptığı pislikleri oğullarım la temizlediler *
*Vay be Esma teyze demekki olabiliyor muş *
*Tabiki kızım elijah da çok faklı o insan ama değil * dediğinde elijah döndü baktı .
*Aynen öyle imiş Esma teyze*
*Kulağı da pek derindir * diyen Esma teyze gülünce Zeynep te güldü. Kalktıklar geri oturdukları yerden ve Esma hanım gözlerini kapatıp
*Rabbim ne olur Zeynebin dertleri azalsın biraz kendine gelsin ne olur Rabbim, amin * diyerek açtı gözlerini ve topluluğun yanına gidip oturdu
*Nazlım sana zahmet bir çay doldururmusun aklıma gelmedi valla sizi görünce canım çekti * diyen Esma hanım gülümsedi nazlı kalkıp kaynayan ocakta ki çaydan bir bardak doldurup bide zeynebe doldurdu ve götürdü .
*Asaf bey buraların keşifi ne zaman biter *
*Hiç bilmiyorum Akif *
*Zeynep biraz daha iyisin demi * diyen Eylül zeynebe baktı. Zeynep hafif bir tebessüm ederek
*Çok şükür Eylül biraz daha iyiyim * diyerek cevapladı. Herkesin uykusu gelmiş ti yatakları yaptılar Zeynep içinde bir yatak yapılmış ti ve herkes huzurla uyuyor du
Aradan 3 gün geçmiş ve koca şato bitmeye az kalmış ti, herkes büyük bir öz veri ile çalışıyor. Profesör ler bulduğu bitki deposunu görünce gözleri açılmış ve onları ekip büyütmek le meşguller di. Çok sayıda bulunmayan bitki çiçek onların artık işlerini bulmuş tu. Elijah tek kaldığı için artık artık çok ta mutlu sayılmaz dı bu zamana kadar hep yanlız kalmaya alışmış tı ama şimdi gerçekten üzülüyor du. Zeynep le daha çok konuşmaya devam ediyor du Zeynep ilk güne nazaran daha iyiyidi .
Burada ki işleri biterken, hepsin de biraz yorgunluk, biraz Heyecan, biraz da üzüntü var di. Gitme günleri yaklaştıkça dünyaya gidecekleri için seviniyorlar dı Asaf beyi, Elif'i diğer insanları ve elijahı özleyecekler di .
* Bugün yine bu meydanda bir eğlence düzenleyelim kurtulmamız şerefine pastalar tatlılar içecekler ve müzik olsun olmaz mı?* Diyen Mehtap sevinçle baktı Asaf bey gülümseyerek
*Hep yemek hep içecek Mehtap* diyince herkes gülmüş tü
* Dedi balkabağı, sen sanki benden farklısın. Ulan dünyayı yiyeceksin *
*Dünyayı yeme gibi derdim yok icindeki güzel yemekleri yemeye hayır demem *
* Ay ben gidip organizasyon yapıyorum tatlım elif sende. Gelir misin buranın havası değişti esmosum sende şu devamlı sarılmak tan ileri gelmeyen gelinin ve Eylül le yiyecek işini halledermisin sevom gel gülüm Zeyno sen de esmoşa yardım edersin demi siz beyefendi ler balon şişirme ye geçin ve büyüdür düşüncedir yok *
* Onlara yaparmisin bize yapın adaletini sevdiğim kadın * diyen Ali güldü
* Ben balon şişirmem * diyen selime teras bi bakış attı
* Tamam Selo sende masa sandalye taşı hadi benim sinirimi bozmayın ,alim görüşürüz canım benim * diyerek kızları alarak gitti
*Ne esti * ama diyen elijah şaşırmış tı
*Ali dostum sen eminsin demi bu kızla birlikte olmaya * diyen Akif gülüyor du Ali aşkla giden kıza bakarak
*Ben onun bu halini de, duygusal halini de seviyorum ako * diyince
*Ako ney beee* diyen Akife gülmüştü herkes
Akşama kadar herkes bir işin ucundan tutarken bu işten memnun gibi duruyorlar dı. Diğer insanlar da gelmiş elif hayal gücü ile çok güzel bir sahne kurmuş Mehtap düz beton bir alan inşa ederken Şevval de her yere çiçekler ekmiş ti ve Ahmet yardımı ile büyütülmüş tü. Selim masa sandalye taşırken Asaf bey bir çocuk gibi mızmızlanarak balon şişirmiş elijah ışıklandırma sistemi ni ayarlarken, Ali de Asaf beye yardım etmiş ti. Yemek bölümünden Esma hanım sorumlu olduğu için envai çeşit meyve, kurabiye, Pasta yaparken kizlar da taze portakal suyu şeftali suyu sıkmış lar di ama yarısını Esma hanım hayal gücü ile yapmış tı. Akşam olduğunda herkes toplanmış tı kizlar çok güzel giyinirken erkeler takım elbise giymisler, birbirlerine çok uyumlu olmuşlar dı
*Evet sevgili güzel ailem hepiniz hoş geldiniz, bugün burada toplanmamizin amacı ülkemizin yaratıklardan arınması idi. Burda sizlere ve Esma teyze ye, oğulları selim, Ali, Ahmet,Akif ve kızları Eylül, elif, Mehtap, Şevval ve nazlı ya çok teşekkür ediyorum ayrıca profesör lerimizin yaptıkları ve can dostum, elijah tolu ya da teşekkürü borç bilirim ve asla unutulmamalıdır bu savaş çünkü herkes. Canla başla girdiğimiz bu savaştan anlımızın akı ile çıktık ve bu gün bizlerin günü iyi eğlenceler* diyerek sahneden inen asafi herkes alkışlarken. Sahneye Mehtap çıktı evet yine şarkı söylecek ti.
*Bugün lütfen herkes bir biri ile dans etsin sevgilim Ali sen de benim le dans edeceksin* diyip göz kırptı Ali güldü siyah takım elbise beyaz gömlek saçlarına da şekil vermiş ti 190 boylarında esmer teni, siyah gözleri, siyah saçlı biçimli vücudu ile göz kamaştırıyor du gülümsedi ve
*Hay hay hayatım * dedi ve sahneye çıktı Mehtap sevgilisine kolunu doladı ve önceden kayıt ettiği ses kayıtı başladı. Akif, nazlı ile dans ederken. Selim Eylül le, Ahmet Şevval le , elif Asaf bey le ve Zeynep le de elijah dans ediyor du .
*Kolay kolay kimseyi sevmem
Ama sana bi' zaafım var
Hayat bu, böyle, şansı gülmez
Yakalayamaz her insan
Mevzu bahis aşk olunca
Aklım başımdan gidiyor
Senle hayatıma renk geldi, geliyor
Zamanla duruldum
Kendimi seninle buldum
Hayatıma hoş geldin, iyi ki de geldin
Sanki yıllardır benimsin
Yaşantıma verilen bence en değerli
En güzel hediye sensin
Hayat şimdi bana gülümsüyorsa
Başımdan eksik olma
Hayatıma hoş geldin, iyi ki de geldin
Sanki yıllardır benimsin
Yaşantıma verilen bence en değerli
En güzel hediye sensin
Kader şimdi bana gülümsüyorsa
Şükür kavuşturana
Sen gelmeden önce hayat bana
Küstü sanmıştım
Mucizeye hiç inanmazdım
Kabul olan duamsın
Mevzu bahis sen olunca
Kalbim yerinden çıkıyor
Kalbimin sesi hep seni söylüyor
Bakmaya doyamıyorum
Sanki hayranın oldum
Hayatıma hoş geldin, iyi ki de geldin
Sanki yıllardır benimsin
Yaşantıma verilen bence en değerli
En güzel hediye sensin
Kader şimdi bana gülümsüyorsa
Şükür kavuşturana
Şükür kavuşturana* diyerek sıkıca sarıldı sevdiği adama Ali baktı
*Seni çok seviyorum Mehtap *
*Bende seni seviyorum Ali * diyip kimse görmeden dudağına ufacık bir öpücük kondurdu...