Mirza, kapının eşiğinde sigarasını içerken Hazal geldi yanına. Üzerinde bir hırka, yatmak için giydiği pijamaları vardı. Ağabeyinin sigara içtiğini gördüğünde yanına gitmek istemiş, içinden geldiği gibi kapıya yönelmiş ağabeyinin yanında bulmuştu kendini. "Gece gece?" Sorar gibi bakınca Mirza omuz silkti. "Hazal, gider misin?" İki adım ileri gözükmeyen zifiri karanlıkta sesi fazlasıyla ürkütücü çıkmıştı, yine de rica ediyordu. Ricadan öteye hiç geçmek istemiyorken Hazal konuşmuştu. "Mirza ağabey," demişti. "Yanında kalıp sussam olur mu?" Mirza, Hazal'a laf geçiremezken kabullendi. Hazal, yanındaki yerini alıp gökyüzüne baktı. Yıllar ne çabuk geçti diye düşünüyordu. Daha dün çocuktu hepsi. Şimdi, dert yumağında boğuluyorlardı. "Ağabey kızacaksın biliyorum ama," dedi çekinerek Mirza'

