Kış, kırsalı aylarca kemiren dişlerini nihayet gevşetmişti. Her sabah biraz daha erken doğan güneş, toprağın kar altındaki sabrını ödüllendirircesine erimiş buzların altından yeşil bir uyanışı çekip çıkarıyordu. Ağaçların çıplak dallarında damla damla birikmiş su, sabah güneşiyle birlikte parlıyor; sanki doğa yavaşça uyanıyor, esniyordu. Madam Vanessa, bu değişimi mutfak penceresinden izlerken kahvesini yudumluyordu. Kırsal eviyle geçirdiği uzun aylar, hem kendisi hem kızları için bir arınma süreci olmuştu. Ama şehirde zaman durmuş değildi. Lordlar Kamarası'nda konuşmalar devam ediyordu. Yasalar şekil değiştiriyor, fısıltılar karara, kararlar güce dönüşüyordu. Artık dönme vakti gelmişti. Hem zamanın nabzını tutmak, hem de örgüt içindeki gelişmeleri değerlendirmek zorundaydı. O sabah, kız

