GÖKMEN Sonunda onu bir kez daha kollarıma almanın tadını çıkararak gözlerimi kapattım ve bedeninde dolaşmalarını engellemek için ellerimi yumruk yapmak zorunda kaldım, yoksa muhtemelen sonumuz yatakta bitecekti. Yoldan çıkmaya yeterince yakındım. Henüz değil… Ama, nasıl da güzel bir hissi vardı. Onu kucağıma aldığımda her şey daha hafifti adeta… Hayatındaki en son adamdan neden ayrıldığını net bir şekilde hatırlarken, ne kadar istiyor olsam da daha ilerisine gitmek istemiyordum. Onu korkutmak da istemiyordum. O kadar iyi hissettiriyordu ki… Böyle hissetmeyeli çok uzun zaman olmuştu. Yalnızca tensel bir ihtiyaç değil, çok daha fazlası vardı aramızda… “Çok yumuşak,” diye soludum. Dudakları, dudaklarımın arasında eriyip gidiyordu. Ağzından küçük bir mırıltı çıkıp kucağıma yerleşirk

