"Ağam, bizi niye buraya getirdiniz?" Kesikkol pisliği konuşmuyordu. Gevrek gevrek sırıtmaktan başka bir şey yapmıyordu. Osman bana bir kere bile bakmadan silahını çıkardı. Çıkardığı silahı havaya kaldırıp bana doğru tutarken Atalay çırpınmaya başladı. "Şimdi konuşacak mısın sevgili oğlum?" Atalay başını hızlı hızlı aşağı yukarı salladı. Kesikkol ellerini arkasında kavuşturarak yandaki sandalyeyi tuttu ve gıcırdatarak çekti. Atalay'a yaklaştırdığı sandalyeye otururken burnunu iğrenç bir ses çıkartarak çekti. Ardından bakışlarını Atalay'dan çekip bana baktı. Pis pis bana bakmaya başlarken gözlerimden yaşlar akarak bakışlarımı ondan kaçırdım. Pislik. "Güzel" dedi Osman ve yürüyüp Atalay'ın ağzındaki kumaşı aşağı çekti. "Ulan götten sikilmiş karımın ne günahı var ha! Senin gelinin lan o! Ze

