Yavuz ise Said'in bir güzel ağzını burnunu kırdı vucudunda kırılmadık yer bırakmayacaktı hele o uzun dilini koparacaktı.
" Ulan seni bu gece buraya gömmeyen Yavuz'u siksinler şerefsiz " her kelimesinde yüzüne bir yumruk geçiriyordu. Said'in yüzü kan revan içinde kalmıştı.
Leyla duramadı arabada içeri geri geldiğinde Yavuz'un Said'i öldüresiye dövdüğünü görünce koşarak yanına gitti.
" Yavuz bırak ölecek" dedi korkuyla bir yandan da kolunu tutmaya çalışıyordu.
" Bırak Leyla bu it bu gece ölecek " Leyla bırakmadı gözlerinden yaşlar süzüldü. Said ölürse kan davası başlardı Leyla istemiyordu bunu yaralı elini tuttu.
" Yalvarırım bırak sana birşey olursa yaşamam adam anla artık" dedi ağlayarak. Yavuz ağlayan sevdasına dayanamadı. Said'in yuzüne tükürüp ayağa kalktı.
" Seninle işim bitmedi şerefsiz " diyerek kalktı üzerinden Leyla'nın elini tutup kenara çekti.
" Hışşşt ağlama efüli dökülmesin incilerin hemen tamam bak iyiyim ben" diyerek alnına öpücük kondurdu.
Leyla sıkıca sarıldı Yavuz'u kaybetmekten çok korkuyordu.
Berdan ve Sedat ise korumaların canına okumuşlardı.
" İyi iş çıkardık ortak " dedi Berdan Sedat'a bakarak. Sedat gülümsedi Berdan ile sırt sırta adam dövmek keyif vermişti resmen.
" Öyle oldu abi " diyerek uzerini silkeledi. Hasret yanlarına öfke ile geldi.
" Bana bakın mekanımı mahfettiniz bir dünya zarar açtınız müşterilerimi kaçırdınız " öfkesi tavan yapmış kadına bakıyorlardı hepsi. Leyla Yavuz'un göğsünden kafasını kaldırmıs kedi yavrusu gibi bakıyordu sinirden gözü dönmüş arkadaşına. Yavuz ise bıyık altından gülümsedi Hasret'e cadı görmüş gibi bakan arkadaşı ve adamına.
" Ben çıkıyorum yarım saat içinde dükkanımı eski haline getiriyorsunuz. Adam mı tutarsınız kendiniz mi yaparsınız bilmem ama bu dükkan eski haline gelecek. Ben parayı yolda bulmadım her gelen kafası atan canı sıkılan gelsin mekani dağıtsın demedim" diyerek iki adamı çocuk azarlar gibi azarladı. Arkasını donüp giderken hala konuşuyordu.
" Adama bak geldi mekanın içine etti. Allah allah ya allah allah" diyerek saçlarını savura savura gitti birde kıvırcıktı saçları. O savurdukça ahenkle dalgalanıyor kokusu Berdan'a ulaşıyordu.
Berdan ve Sedat neye uğradıklarını şaşırdılar. Yerden bitme bir kadın geldi postayı koydu gitti. Sedat kafasını sallayarak " Yapar bu kadın bu çenesi ile bize dükkanı da temizletir bulaşıklarıda yıkatır abi " deyince Yavuz ve Leyla aynı anda kahkaha attılar.
Berdan ise içinden hiç değişmemiş dedi kalbine zarar olan kadına. Başına belayı satın almış el mahkum yapacaktı. Mekan onun yüzünden dağılmıştı sonucta.
"Siz gidin ben hallederim buraları " diyerek telefonuna sarıldı. Araması gereken yerleri arayıp kapatti telefonu.
" Yavuz sen kızları al git bende temizlik işini halledeyim " dedi ama Yavuz müsade etmedi. Mekanın garsonları Said ve adamlarını dısari çıkarttı. Leyla kızları alıp geldi. El birliği ile mekanı temizlediler. Berdan'ın çağırdığı adamlar camları taktı. Her yer eskisi gibi tertemiz pırıl pırıl oldu .
" Hadi kardeşim gidin artık yoruldunuz bak kızlar da perişan oldular " dedi Berdan Yavuz kafası ile onayladı dostunu. Kızları alıp çıktı mekandan çıktı Yaren Senem ve Zeynep'i alıp geçti konağa. Yavuz , Leyla ve Sedat ile birlikte gitti. Sedat'ın arabasını Berdan'a bıraktılar.
Berdan garsonu çağırdı yanina " Kardeşim bana sen bir şişe aç getir masaya orkestraya da söyle yazın yağar kar başıma yı çalsınlar " dedi.
" Hemen efendim " diyerek gitti garson çocuk . 5 dakika sonra masayı donattı. Şişeyı açıp bardağa doldurdu.
" Başka bir emriniz varmı efendim" diye soran garsona hayir anlamında kafasını salladı. Bugün yaşadıklarına içti arda arda dikledi kadehleri. Sigarasını yaktı bu kaçıncı idi oda bilmiyordu.
Felek ne derdin var ise
Ben varım ya sal başına
Usandim senin dünyadan
Birde vurur yar başıma
Birde vurur yar başıma
Yar başıma.
Türkünün her bir sözü Berdan'ın içindeki acıyı daha fazla kanatıyordu. Hasret mekana geri geldiğinde onu oturmuş perişan görünce yüreği sızım sızım sızladı.
Birakmadın benim peşim
Gurutmadin gözüm yaşın
Neyinden korkum gışın
Yazın yağar kar başıma
Yazın yağar kar başıma
Kar basıma....
Berdan türkü ile bir şise rakıyı devirdi. Sigarasıda bitmişti garsona bakıp hesap istedi gitme vakti gelmişti artık. Hasret garsonu durdurdu elinde yeni bir şişe ve sigara paketi ile geldi msaya. Berdan karşısında sevdiği kadını görünce şaşırdı.
" Kaderde böyle karşılaşmak varmış bana eşlik edersin diye düşündüm eski günleri yad ederiz " diyince Hasret Berdan eli ile karşı sandelyeyi gösterdi oturması için. Konuşacakları çok şey vardı.
Konağa gelen kızlar arabadan indiler Azade hanıma yakalanmadan Senem'i odaya çıkarmaları gerekiyordu. Tahir konağa gelmiş onları bekliyordu. Kızlar konak kapısından içeri girince Tahir kızlara bakış attı. Senem sarsak sarsak yürüyordu.
" Ne oldu buna içtiniz mi siz " diye kızdı Tahir . Senem Tahir'e bakıp " Sen sözlenmiyormuydun yaaa burda ne işin var sözlünün yanına gitsene" dedi kafasını zor kaldırıyordu. " He sözlendin seni de üstüne kuma almaya geldim . Tövbe yarabbi adamı deli etme ne sözlenmesi yine başladın şaçm sapan konuşmaya" diyerek kucağına aldığı gibi merdivenlere doğru yürumeye başladı. Senem kafasını iyice Tahir'in boynuna doğru gömdü
" Beni bırakma sende ailem gibi beni terk etme " diyip sızdı. Tahir üzüldü Senem'in acısını kendi içinde hissetti. " Burdayım bitanem seni asla bırakmam" dedi alnına öpücük kondurdu. Güzel seven adamın yanında kadında güzelleşirdi. Tahir güzel sevem adam idi ve Senem onun yanında çiçek açacaktı.
Tahir Senem'i yatağina bırakıp odadan cıkti gerisini Zeynep ve Yaren halledecek idi.
Yavuz ve Leyla da odalarına çıktılar. Leyla Yavuz'un elini tutup " Eline pansuman yapalım mi? " Diye sordu.
" Gerek yok sabah yaparız yorgunsun zaten sen yat dinlen bende üzerimi değiştirip Tahir ile konuşayım gelirim " dedi Leyla'nın kokusunda dinlenmeye ihtiyacı vardı.
Uzerini değiştirmek için giyinme odasına geçtiğinde telefonu çaldı. Yavuz kaşlarını çattı kötü birşey duymak istemiyordu.
Arayan amcasının eski avukatı idi. Hayırdır inşallah diyerek telefonu açtı. Bazi sırların gün yüzüne çıkması gerekiyordu. Yavuz bu gece duyacakları ile neye uğrayacağını şasıracaktı......
Bazı sırlar vardır insanın hayatn da gün yuzüne çıkmaması gereken. Bazı gercekler vardır insana hayatı zindan eden. Keşke bilmeseydim, öğrenmeseydim diyeceğimiz o acı gerçekler.
Hayatda da böyle değilmi bilmediğimiz bazı gerçekler öğrendiğimizde can yakar. Keşke deriz hep keşke bilmeseydim. Yavuz Miroğlu da keşke diyecek ama iş işten geçmiş olacak...
Bir telefon bir insanın hayatını karartırken bir insanın hayatını aydınlatacak. Yavuz zorlu bir karar aşamasında olacak....
Gelen telefon Amcasının avukatı İrfan Gürhanlı'dan idi. Şaşırdı Yavuz yıllar sonra bu adam kendisini neden arıyordu ki. Hayırdır inşallah diyerek cevapladı gelen aramayı.
" Efendim" Karşıdaki adam kendini tanıtmış idi.
" Yavuz bey sizin ile özel yüz yüze konuşmam gereken çok önemli bir mesele var Amcanız Berwan bey ile alakalı. Rahatsızlığımdan dolayısı ile ben gelemiyorum rica etsem siz gelebilir misiniz " Yavuz içten içe merak etti bu kadar önemli ne olabilirdi ki. Amcasıyla alakalı mesele ne idi.
" İrfan bey meseleyi biraz açıklayamaz mısınız? Yani gelmek sorun değil ben gelirim ama en azından konudan biraz bahsetseniz olmaz mı?" İrfan bey konuyu telefonda anlatmak istemiyordu. Çünkü mesele hem mahrem hem de telefonda konuşulacak kadar basit değildi.
" Yavuz bey yüz yüze konuşursak beni daha iyi anlayacağınızı umuyorum. Sizden ricam lütfen hemen İstanbul'a atacağım adrese gelin ben bu sır ve gerçekler ile ölmek istemiyorum " diyerek Yavuz'un tüm sorularının önünü kesti. Telefonu gorüşmek üzere kapattılar.
Yavuz el mahkum kabul etti ve telefonu kapattılar. Yol yorgunu idi üstelik başında bir sürü sıkıntı vardı birde bu telefon üstüne tuz biber olmuştu.
Leyla İrfan bey'in neden aradığını merak etti " Hayırdır inşallah kötü bir durum yoktur umarım" Yavuz kendisine merakla bakan kadının yüzünü elleri arasına alıp kafasına bir öpücük kondurdu. Leyla'nın elleri ise anında belini buldu.
Böyle olabilmek için çok acı çekmişlerdi. Keşke en başından birbirlerini yargılamadan anlamadan dinlemeden hareket etmeselerdi şimdi mutlu belkide çocuklu bir evlilikleri olabilirdi. Huzur bu kadının mis gibi kokan gul kokusu idi. Leyla için ise huzur Yavuz'un kollarının arası ve göğsü idi. Hele o miski amber kokusu yokmu Leyla'yı mayıştırıyordu.
" Yok efulim sen merak etme. Önemli bir konu hakkında görüsmek istiyormuş yüz yüze. Tahminim şirket işleri ile alakalıdır" diyerek geçiştirdi Leyla'yı.
Sonuçta konu ne ile alakalı oda bilmiyordu gidince öğrenecekti. Leyla'dan biraz uzaklaştı gözleri ile dudakları arasında yine bakışları gidip geldi. Leyla'nın ise o dakikalarda kalbi yine ritim değiştirmişti. Yavuz tadına doyamadığı dudakları öpmemek için kendini zor tutuyordu. Ama Leyla ile yaşayacağı o anları özel kılmak ve Leyla'nın pişman olmamasını istiyordu. Bu yüzden de acele etmeyecekdi bunca yıl beklemişti biraz daha bekleyebilirdi. Nede olsa artık Leyla onundu onun kadını, karısı , sevdasıydı.....
" Bakma kadın şöyle yoksa bizim bu odadan çıkmamız üç gün sürer" deyince Leyla eli ile Yavuz'un omzuna bir tane vurdu.
" Edepsiz , sen şaşırdın artık ağzın bozuldu senin iyice, de get git Tahir ile konuş" diyerek Yavuz'dan kaçarak uzaklaştı. Dolaptan pijama takımını aldı Yavuz'un yanından geçerken saçlarını eli ile savurup hafif kalçalarını kırıtarak yürüdü.
" Ulan savurma o saçlarını, sallama o kalçalarını yoksa lafda kalmayacak dediklerim icraata geçeceğim" dedi Yavuz arkasından .
" Sen kudurdun galiba ağa çok beklersin avucunu yala" diyerek koşar adım banyoya girip kapıyı kilitledi. Yoksa Yavuz deli idi dediğini yapardı.
Banyoya girdiğinde kalbi gümbür gümbür atıyor utançtan yüzü kızarıyordu. Adamı bilerek kudurtmuş sonrada kaçmıştı. Yavuz arkasından homurdanmış ama Leyla ne dediğini anlamamıştı korku ile.
Yavuz odadan homurdanarak çıktı bilerek yapıyordu zalımın kızı ehh eline geçmişti ya bir koz artık kullanır dururdu. Söylene söylene merdivenleri indi Leyla'nın yaptığı aklına zarardı hayır dün gecenin izleri hala aklından çıkmamışken dudaklarının tadı hala damağında iken yapılırmıydı Yavuz'a. Ahh ne çekmişti Leyla'nın elinden senelerce daha da çok çekecekti belliydi.
Bölüm Sonu