12.Bölüm

1012 Kelimeler
Yeşim eve yerleşmişti. Babaannesine okulda merdivenlerden düştüğünü söylemişler ve buna rağmen babaannesi fenalık geçirmişti. Yazgı halasından izin alıp Yeşim'lerde kalmayı başarmıştı. Yeşim gerek yok dese bile Yazgı tüm bunlardan sorumlu hissediyordu. Babaannesinin Yeşim'e bakacak hali yoktu. Yazgı Yeşim'i yatağa iyice yerleştirdikten sonra yirminci kez yastığını düzeltti. "Yazgı. Valla yeter. Rahatım diyorum." "Ya bi rahat değilsin gibi." "Yazgı!" diye çığlık attı. Yazgı gülerek ona fırlatılan yastıktan kaçtı. "Ne oldu yavrum?" diye seslendi Yeşim'in babaannesi. "Yok bir şey Zümrüt'üm Yeşim beni öldürmeye çalışıyor." diye seslendi. "Ay öldürecek bu kızlar beni birdi iki oldular." diye mırıldandı Zümrüt hanım. İkisi de söylenenleri duyunca kahkaha atmıştı. Yeşim çok güldüğü için karnı ağrımıştı. Sessizce inleyince Yazgı suçluluk duydu. "İyi misin özür dilerim?" "Önemli değil Yazgı." Yazgı sessizce yanına oturup Yeşim'e baktı. " Benim yüzümden ne hale geldin baksana, o manyağı bile ben sardım başına." "Yazgı. Kaan beni öldürmediğine pişman olacak. Bana yaptığı şeyi beni korkutmadı. Aksine. Beni daha çok öfkelendirdi. Ondan daha çok nefret ediyorum artık. Ama gözünün hiçbir şeyi görmediğini öğrendik. İyi oldu bence, onu tanımamız için elimize fırsat geçti. " " Yeşim salak mısın ölümden döndün hala iyi oldu diyorsun. Artık bu işin içinde değilsin. Kimse değil. Tek başıma bulacağım her şeyi. Daha fazla size zarar gelmesine izin veremem. " " Sen bu kararı kime sorarak aldın? 4 kişiyiz. Tek başına karar veremezsin. Büyük ihtimalle oylamaya sunsak üçe karşı bir mal gibi kalırsın. Ben bunu Tuğkan'a söyleyip azar işitmeni sağlardım ama acıyorum bu yüzden yapmayacağım. Sende bu söylediğini unutsan iyi olur. " " Yeşim. " " Kes. " Yazgı gözleri dolu halde Yeşim'e baktı. Ölümden dönmesine rağmen onu yalnız bırakmıyordu. Uzanıp sarıldı ona. " Biliyor musun? Nur benim en yakın arkadaşımmış. " " Nereden öğrendiniz? " " Ben Hastanede tersledim onu. Sende her şeyi biliyorsun geçmişimsiniz ve hep geçmişim kalacaksınız dedim. O da hastaneden çıkıp Ufuk'a sarılıp ağlamış. En yakın arkadaşıyım ben onun her şeyi anlatalım dayanamıyorum gibisinden şeyler söylemiş. " " Oha. Çok ağır konuşmuşsun sende. Belli ki Kaan'ı bizden daha iyi tanıyorlar. Düşünsene ben orda Çınar gürültü çıkarmadan önce boş boş anlattım bir şeyler. Ya Çınar fark etmese ve ben her şeyi anlatsaydım? Kaan asla yaşatmazdı beni. " " Evet o da var ama haksızlık bu her şeyi biliyorlar buna rağmen beni Kaan'ın kucağına atıyorlar. Adam beni yakmaya çalışmış seni öldürmeye çalışmış hiç. " Kapının çalmasıyla ikili sohbeti kesmişti. Yazgı kapıyı açtığında karşısında gördüğü kişiyle yüzü bembeyaz kesildi. " Selam Yazgı. Yeşim'in başına gelenleri duydum. Geçmiş olsuna gelmek istedim. " dedi elinde ki beyaz güllerle. Yazgı bir Kaan'a birde elindeki güllere baktı. Gülümsedi Kaan bir şey bildiğini anlamasın diye. "Ne oldu?" "Bir şey olmadı. Sadece nerden duyduğunu anlamadım. Kimse bilmiyor ki?" "Anlamadım. Yeşim merdivenlerden düşmedi mi sınıfta öyle demişlerdi." Aklı sıra o bahaneye inanmış gibi yapıyordu. Yazgı Kaan'ı öldürmemek için zor duruyordu. "Ah evet evet. Doğru. Hoşgeldin. Girsene içeri." Kaan gülümseyerek içeri girdikten sonra Yazgı'ya sarıldı. "Özledim seni de. Ne zamandır göremiyorum." "Evet bu kaza olunca Yeşim'i yalnız bırakmak istemedim. Az kalsın ölüyordu. Yeşim'e bir şey olursa yaşayamaz gibi hissediyorum. O benim tek arkadaşım ona bir şey olursa bana da olur." Kaan gergin şekilde Yazgı'ya bakınca Yazgı amacına ulaştığını anladı. Zayıf noktasından vurmuştu Kendisinden. " Nasıl yani Yeşim'e bir şey olursa sende kendine bir şey mi yaparsın? " " Yeşim'e Tuğkan'a Nehir'e. Onlar güvendiğim sevdiğim sayılı insanlar. Kendimi onların yanında bir de senin yanında iyi hissediyorum." Kaan gülümsese de artık üçüne de bir şey yapamayacağının farkındaydı. Yeşim'i öldürmediği için şükretti. Yoksa Yazgı'dan da olacaktı. Kaan Yazgı'yla beraber odaya girip Yeşim'e baktığında Yeşim titremişti. Güçlü durmaya çalışsa da o gece canı çok yanmıştı. Yüzüne vurulan tokadın yanağını nasıl yakıp geçtiğini hatırladı. Yere düştüğünde zemine çarpan bedeninin önce zeminin soğukluğunu hissetmesi, daha sonra kemiklerinin sızlamasını anımsadı. Kaan'ın onu öfkeyle duvara ittiğindeki nefret dolu bakışları. Karnına yediği tekmeyle ağzından akan kanın sıcaklığına kadar hepsi aklındaydı. Ölene kadar unutamazdı bunu. "Nasılsın Yeşim?" diye sordu Kaan tüm bunları o yapmamış, Yeşim'i o hale kendi elleriyle getirmemiş gibi. "İyiyim Kaan hoşgeldin. Ne kadar zarifsin." dedi Yazgı'nın kucağındaki bir buket beyaz güle bakarak. "Ne demek? Okulda merdivenlerden düştüğünü öğrenince ziyarete gelmek istedim. Nasıl oldu dengeni mi kaybettin?" "Aynen. Bir an başım döndü kendimi yerde buldum. Sanki birinden öldüresiye dayak yemiş gibi hissediyorum." Kaan'ın tam gözlerinin içine bakarak söylemişti bunu. Kaan bir an onun yaptığını anladığını düşündü. Yeşim'in hareketlerini inceledi. Yazgı'ysa Yeşim'in Kaan'a laf soktuğunu anlayınca hızla Kaan'ın arkasından el kol hareketi yapmaya başladı. Yeşim gözünü Yazgı'ya kaydırdığında yapmaya çalıştığı şeyin farkına vardı. "Ama neyse ki sen gibi Yazgı gibi beni yalnız bırakmayan arkadaşlarım var. İyi ki yanımdasınız." dedi içten gülümsemeyle. Yazgı içecek bir şeyler getirmek için odadan çıktığında Yeşim hızla Kaan'a döndü. "Kaan seninle bir şey konuşmam gerek." "Dinliyorum?" dedi merakla Kaan. "Ben aslında merdivenlerden düşmedim. Biri dövdü beni." "Nasıl yani?" dedi Kaan. "Bak. Yazgı'nın peşinde tehlikeli biri var. Sakın Yazgı'ya geçmişinden bahsetme. Ben yardım ediyordum ama artık vazgeçtim. Çünkü bu yüzden biri az kalsın öldürüyordu beni. Sakın sende bir şeyden bahsetme. Yazgı yepyeni bir sayfa açsın kendine. Ben Nehir ve Tuğkan'a da söyleyeceğim. Geçmiş mevzusunu kapatsak iyi olur. " " Biri seni Yazgı'nın geçmişini öğrenemesi için mi dövdü? Kim olduğunu görebilir misin tahminin var mı? " " Hayır. Çok karanlıktı. Bak sana güveniyorum. Yazgı kendisini suçlu hissetmesin diye konuyu söylemedim. Sadece biri dövdü dedim kapandı konu. Polise zaten bir şey söylemedim. Dikkat etmemiz gerek. Sana güvendiğim için anlatıyorum. " Kaan gülümsedi. Yeşim den yana bir tehlike kalmamıştı anlaşılan. Şimdi keyfi yerine gelmişti işte.  " Sen merak etme. Bunlar aramızda kalacak. Zaten Yazgı'nın böyle bir şeyi öğrenememesi lazım." Yeşim gülümseyerek baktı. Kaan bir süre daha oturduktan sonra kalkıp gitti. Yazgı Kaan'ın keyfinin yerinde olmasını anlamamıştı. Kaan gidince Yeşim'in yanına dönüp merakla yanına oturdu.  " Bu neden bu kadar keyifliydi. Ölmemen hoşuna mı gitmiş? " " Başka bir plan daha yapıp devreye soktum."  "Nasıl yani? Ne yaptın?"  "Kaan'a anlattım her şeyi."  "Ne?! NASIL YAPTIN?"  "Dur sakin ol. Öyle değil. Sadece ona sana geçmişinle ilgili bir şey anlatmamasını, beni döven kişinin düşmanın olduğunu söyledim. Hepimizin güvende olması için senin yeni bir sayfa açman gerektiğini söyledim. Ona anlatma sebebimi de ona çok güvendiğim için olarak sanıyor. " Yazgı kahkaha attı.  " Senden korkulur. "
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE