bölum 19

2023 Kelimeler
Uzun süre sarıldiktan sonra pamirin hıckırıklar icinde ağlaması durmuştu . Yavasça benden uzaklaştı . Yüzüne baktığımda kıpkırmızydı . O sırada bir damla yaş düştü sol gözünden elimle uzanıp süzulen damlayı sildigimde kendimi kötü hissediyordum ancak bunu yansıtamayacak kadar bitkindim . Cardagın oturağına oturdugumda o da karşıma oturdu . Ikimizde bir sey demiyorduk . O ne diyecegine karar veremiyordu ben ise onun karar vermesini bekliyordum . Sonunda " ozür dilerim " dedi titrek bir sesle . Agabeyimin dudaklarından dökulen cümle o kadar garipti ki . Yüzüme bakıyordu direkt tepkilerimi merak ediyor olmalıydı . " ne icin ? " dedigimde " her şey için . . . " dedi . Tebessum ettim . " iyi ki özur diledin şuan hayat daha güzel bir yer . Hic merak etme her sey düzeldi şimdi . " dedim . Onu alttan alamayacaktım . İlk defa kendi gardinı indirdigi icin onu yüceltemezdim . Hala vicdanını rahatlatmak icin böyle davrandıgını düsünüyordum . " jülide . . . " dedi sesi yalvarir gibiydi . Ağabeyim , bizi sen buralara sürükledin simdi icinin rahatlaması icin sana yalanlar söyleyemem . Ayağa kalktım . " gidiyor musun ? " dedi . " evet , ilaclar beni uyutuyor . Uykum var . " dedigimde " gitme julide . " dedi . Kalmamı istiyordu . Kalmasını istedigi kizi kardesi julideydi ancak ben suan kendi varlıgımı hissedemiyorken onunla iletisim kuramazdım . Etrafa bakindıgımda kösede bizi izleyen sağlıkcının yanına doğru yürüdüm . Bu kadar guçlü müydü o ilaclar ? Hicbir sey hissedememek , bir cok duyguyu aynı anda hissetmek kadar kötüymüs . Simdi o emir denen genç adamın neden ilaç almaktan sakındigını anladım . Sağlıkçı yine kolumdan tuttu ve dört katı yine merdivenlerle cıktık . Ikinci kattan sonra nefes nefese kalmıştim bu yuzden yavaslayıp soluklanmak istedim . O sırada tüm koridora sağlıkcılar doluştu . Hastaların kapıları birer birer acıldı . İclerinden bir akşam yemegi diye bağırdı . Yemek istemiyordum . " ben aksam yemegine katılmak istemiyorum . " dedigimde " keyfin bilir . " diyip kat cıkmaya devam ettik . Kendi katıma geldigimde koridorda yürümeye basladık . Onun kapisının onünden geçerken icime bir ürperti geldi . Ardindan odama girdim ve kapı kitlendi . Oda kapkaranlikti . Işıkları acmadım . İlerleyip yatağıma girdim ellerimle kontrol ederek . Beynime bir bariyer koyulmus gibi hissediyordum . Bu ilacın etkisi nasıl gececekti ? Burada kaldıgim sure zarfında surkeli uyuşturulacak mıydım ? Yaşayıp gorecektim . Öylece saatlerce karanlığın icin de yattım . Normalde bu kadar karanlıktan korkardım ancak suan bana bu karanlık iyi geliyordu . Kendi evimde oldugumu hayal edebiluyordum . Karnım gurulduydu . Yemeğe inseydim iyi olurdu ancak agabeyimi o halde gordükten sonra bir de o yeni ortamin surprizlerini görmek istemeedim . Uykuya dalmayı bekledim anlasılan bahçe saatleri disında surekli uyuyup uyanmaktan başka bir isim olmayacaktı . . . " Kahvaltı vakti . Kalkin ! " beni uykumdan uyandıran bu ses oldu . Kabı kilidi acıldı sonrasında . Önce elimi yüzumü yıkadım . Deliksiz bir uyku cekmistim . Ne kabuslar ne de gece yarısı uyanmalar hiçbiri gerceklesmemisti . Ayrica zihnimi daha berrak hisseidyordum . Kahvaltıya gitmek icin uzun , basık koridorda yürüdüm . Kapısı kapalı tek bir kapı vardi . Dört yuz altı numaralı odaydı . Gozüm takilsada devam ettim . Kahvaltı yapmak icin ikinci kata indim . Yine karsima uzun bir koridor ciktıgında ne tarafa gidecegimi bilemedim . İlerleyen insanları takip ettigimde büyük bir yemekhaneye girdim . Tabletlerle yemek sırasında olan uzun bir kuyruk vardı . Ben de bir tablet alıp sıraya girdim . Yanımdan geçen hemsireler " herkes tamsa kapatalım kapıyı . " dedi . Yemekhaneyi de mi kitliyorlardı . Burada yasarken insanın cıldirma ihtimali daha yuksekti . Sirada beklerken etrafa göz atıyordum . Boydan boya masalar vardı . İnsanla birbiriyle fazla konusmuyor herkes yemegini yiyordu usulca . Camlar yine o tavana yakın kücük , iki kareydi sadece . Arkamdan biri omzumu dürttügünde geriye döndüm . Orta yaşli bir kadındı . " yeni misin ? " diye sordu gizli , kimsenin duymamasına özen göstermesi gereken bir soruymuş gibi . Ne desem daha guvenli olurdu diye düsündüm . Yeni oldugumu anlarlarsa ne olabilirdi ki ? " yeniyim . " dedigimde o gizli sır gibi konusan kadın yüksek kaba bir sesle " bu kız yeniymiş . Hey ! Yeni biri var . " dedi . Tüm gözler bana dondü yemekhanedeki . Yemekhanede yemek dagitan kadın hemen eline telsizi alıp bir seyler dedi ancak duyamadım . Sonra saniyeler icinde uzerine dokulen yemeklerle doldu . O ruhsuz sakince yemegini yiyen insanlar cıldırmis gibi yemek savasi yapmaya başladılar . Arkamdaki o kadın o kadar cok guluyordu ki kulaklarım sagir olacakti . Gozlerimi acamiyordum . Bugünün yemeginde sucuklu yumurta , meyve suyu vardı ya da uzerime atılan menü buydu . Aglamaya basladim . Kimse bunu durdurmayacak mıydı ? Kafama küt diye bir sey indi . Elimile kafamı tuttugumda kan , kan ve yumurta vardi . kusacaktım neredeyse . Basim donmeye basladı . Birisi yemek tabletini kafama fırlatmısti . " Yeni deli ! Yeni deli ! " diyerek ritim tutup bagrıyorlardı . O sırada daha fazla bu kaosa dayanamıyordum ki yemekhanenin kapısı acıldı güvenlikler ve sağlıkcılar geldiginde herkes sakinleşti ve masasına döndü . Yemekhanenin ortasinda ustüm basım mahvolmuş sekildr birinin beni buradan kurtarmasıni bekledim . " uc gün yemekhane yasağı ! " diye bagirdi saglikcilardan biri . Etraftan itiraz sesleri duyulmaya basladigında guvenlik belindeki sopayı cıkartik masaya vurdu . " sessizlik ! Herkes odasına gitsin . yemek bitti . " dedi . Sirayla herkes yemekhaneden cikarken bir hemsire koluma girdi . " Gel önce pansuman yapalim sana sonra da yikanirsin . " dedi guzel bir lisanla . Şaşırmistım cünku burada boyle kibar insanlardan pek yoktu galiba . Giris kata iniyorduk . Yurürken uzerimden yemek parcalari dokuluyordu . O kadar igreniyordum ki hem kendimden hem yasadigım hosgeldin savasından . Kapinın uzerinde kocaman pansuman yazan yere kapiyi tıklattı ve girdik . " buse ? " diye seslendi yanımdaki kibar hemsire . " buradayım canım . " diyen ses arka taraftan geliyordu . patır patır topuklu ayakkabı sesi geldi önce sonra guzel , önlüklü bir kadın goründü karsimizda . Önce gozleri beni buldu . " ah ! Ne oldu boyle . Otur hemen kafana bakayım . " dedi . Sedyeye oturdugumda uzerimden akan yemekler sedyeye dökuldugünde utançla bu iskencenin bitmesini bekledim . Isminin buse oldugunu ögrendigim kadin pecete alip o bölgeyi temizledi . Bana da islak mendil paketi verip " yüzünü temizleyebilirsin . " dediginde cok minnettar oldum . yüzümu ve alnımi temizledigimizde pansumani yaptı . Sedyeden inip " teşekkur ederim . " dedim . " bir sey degil . Yeni misin sen ? " diye sordu . Burada ki insanları yeni yatan hastalarla ne derdi vardı anlamiyordum . " evet . " dedigimde " neden bu halde oldugun belli oldu . Kimse uyarmadı mı seni ? " dedi . Ne icin uyarmaları gerektigini o sordugunda fark ettim . Hayır anlaminda kafami sağa sola salladıgımda acıkladı . " buraya yeni gelenlere yemek savası yaparlarlar . " Malesef kimse bunun önüne gecemiyor . " dedi . Kadının sessizce sormasindan anlamaliydim . Artik ilacin etkisinin tamamen gectigini hissediyorum . Kavramaya yetenegimi geri kazanmistım ve dunya tekrardan eski hizinda donüyordu . Sanki dusüncelerimi okumus gibi " kahvalti sonrası ilaclarım verildi mi ? " diye sordu . Verilde desem ne olurdu ki ? Bu firsat bir daha elime geçmezdi . O an dank etti ki belki de beni deniyordu ? Cünku benden sorumlu oldan hemsireye sordugunda öğrenecekti . " almadım . " dediginde yüzunde bir gülumseme belirdi . " gercekleri soylemene sevindim . Al bakalim . " dedi ve ecza dolabindan dört tane ilac cıkardı . En buyuk olan turucu kücükler ise yesil , beyaz ve pembeydi . Bonibon sekerlere beziyorlardı . Bana zarf attıgını saniyeler icinde anlamıştım ancak ilacın etkisi altına girdigimde bu kadar basit bir seyi bile algilaması zor oluyordu . " su ? " dedim . " pardon canım hemen getireyim . " dedi ve ıcerdeki odadan bi şise su getirdi . Alıp hapları yuttum . " hadi gidelim . " dedi beni buraya getiren hemsire . Yanına gittigimde odadan cikıp dordüncü kata cıktık . Digerleri kolumdan tutuyorlardı bunun tutmaması dikkatimi cekti . Dört yüz altı numaralı odanın kapisından cıkan iki erkek gordüm . Sırtları bizim tarfa dönüktü . Önlerinden geçtigimizde geri dönup baktım . Baktıgımi fark ettiginde göz kırptı bana ve arkadan seslendi . " dikkat et yeni kız . " dedi cumlesinin sonunda ufak bir kıkırtı kopardı . Yanında ki adam " kes sesini de yürü . " dedi devaminda da konusuyorlardi ama duymadım . Odama girdigimde " iyi dinlenmeler . " dedi . Tam kapıyı kapatacakken " adın ne ? " diye sordum bu kibar hemsireye " cemre . " dediginde ben de ismimi soyledim ardından kapıyı örtüp kilitledi . Duş almak icin hemen banyoya girdim ancak ne havlu ne de uzerime giyebilecegim baska bir sey vardi . Sonradan aklima su siselerini koltugun altına koydukları geldi . Belki kıyafetleri de oraya koymus olabilirler diyip banyodan cıkıp koltugun altını actım . Bekledigim gibi havlu , hastane kıyafetleri , diş fırcası ve macunu buradaydı . Saç kurutma makinesi yoktu . Onun yerine bir baş havlusu bırkamıslardı . Cok saçma bir şeydi . Alet edavat yoktu odada ancak banyoda su vardı . Sonuçfa kendine bir sey yapmak isteyen su da kendini boğabilirdi . Ahh ! Duşakabin var nasıl boğabilir julide ? Banyoda ayna bile yoktu . Nasil görunüyordum acaba aynanın yoklugunu fark ettigimde bunu merak ettim . Kıyafet ve havluları alıp banyoya gectim . Uzerimdeki pis yemekli hastane kıyafetini yere atıp cabucak duşa girdim . Yemek kokusundan kurtulmak istedigim icin kendimi defalarca köpükledim . Uzun suren bir duşun ardından kendimi daha iyi hissediyordum ıslak saçlarıma havluya sarıp Yataga uzandıgımda yine dört duvarla bas başa kaldım . İlac daha etkisini gostermemisken dünü düsünmek istedim . Ağabeyim . . . Benim için bu kadar uzulebilecegini hic tahmin edemezdim . Sarılaması ozur dilemesi ardından aglaması şaşkınlıkla doluyordum . Keske simdi onu gorebilseydim . Simdi sarilsaydı o sevgi dolu ağabey kardeş iliskisini daha gercek hissetmek isterdim . Dün aksam olanları yarım yamak sanki bir hayalmis gibi hatırlıyordum . Ona tugkanı sormak isterdim . Telefon hakkim var mıydı acaba ? Hapishanede bile vardı bene burada da olmalıydı cünku burasınında cezaevinden farkı yoktu . Tam da tuğkan anlatmak istiyordu . Arkadaşlarımla aram duzelmek uzereydi . Final sınavlarıma girecektim . Bir anda hayatim kopmuştu . Kendi tercihim dısında gelisen bir olay oldugu icin kabullenmesi de bir garip oluyordu . Keske saati sorsaydım . Akşam uzeri psikiyatrist ile görüsecektim . Hastaneye yatmadan once gorusmem gerekirdi aslında ancak surekli erteleyip gitmedim icin suan buradaydım . " Uzaklasmak istiyordum herkesten her seyden . " bu cümleyi ben kurmuştum . Suan cidden her şeyden ve herkesden uzaktım . Hatta nerde oldugumu bile bilmiyordum . Asrin hastanesini daha once hic duymamıstim . Etrafı da göremiyordum zaten çevreleyen duvarlar sayesinde . Hafiften uykum gelmeye basladıginda ilaclarin etkisini yasmaya basliyordum . . . " Uyan ! " diye sesleniyordu birisi . Gozlerimi actigimda guvenliklerden biriydi . Gozlerimi ovaladım . " bahceye inecek misin ? " dediginde inip inmemekte kararsız kalmıştım . Kahvaltida ki hosgeldin karşılamasından sonra bahce de bir sey yapmalarından korkuyordum . Ayrıca " dikkat et yeni kız . " diye arkamdan seslenmesi süpheye dusuruyordu beni ancak biraz hava almak ve şu dört duvardan baska bir şey görmek istiyordum . " evet . " diyip yataktan indim . Bahçeye indiğimizde etraf oldukca kalabalıktı . Garipseyen gözlerele onlara baktıgımi fark ederlerse hemen yeni bir hosgeldin partisi yaparlar diye korkup etrafı kolaçan etmeyi bıraktım . Bahceyi biraz gezmek istedim yemyesil olması güzeldi . Yaslısı genci çokca insan vardı . Rengimiz , yaslarımiz , hobilerimiz bir cok farklı oldugumuz alan vardi ancak tek ortak noktamız hepimizin psikolojik rahatsızlıkları olmasiydi . . . Gidip en kosede ki kimsenin olmadigi banka oturdum . Kendimi daha rahat hissediyordum . Gerceklikten soyutlanmiş gibiydim . Basımı yukari kaldirip gökyuzünu izledim . Hva bugun günesliyi gokyuzu masmavi gorunuyordu . Derin bir nefes cektim . Cigerlerimi temiz havayla doldurdum . İyiyim , buradan nefret etmek yerine kabullenip daha da iyi olmak icin çabalayacaktim . Boş yere direnmenin anlamı yoktu er ya da geç kabullenip ilerlemek zorunda kalacaktım . Direnip yıpranmak yerine bu sefer teslim olmayı seçiyordum hem bendenen hem de ruhen . . .
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE