Zihnimin berraklaşması ıcın biraz bekledim . Kapıya dogru ilerledim . Kapıyı açıp cıkmak istedigimde şaskınkla donup kaldım . Kapı kilitliydi . Birinin beni kaçırmış olma ihtimali yuzde kactı ? Kaçırmış olsalar bence hastane onlügü giydirmezlerdi . Odanın camları dahi yoktu . Tavana yakin konumda iki kücük kare şeklince cam var . Odanın isik alabilmesi icindi galiba . Odayı tararken kırmızı bir buton gordum yatağın kenarında . Hiç dusünmeden ona bastım . Birkac dakika gectikten sonra iki erkek doktor içeri girdi . " ne oluyor burada ? " dedi kaba sesiyle . " neden kapi kilitli ? " Kapiya dogru yürüyüp " ben eve gidiyorum . " dedigimde bir erkek doktor sağ kolumdan ötesi diger kolumdan tutup beni odanın ortasına suruklediler . " beni zorla tutazmazsınız ! " bağırmaya başlamıştım . " sizi şikayet edecegim ! " dedim ancak onların hic umurlarında olmamıştı aksine gülüyorlardı . " imdat ! " diye bagrıyordum . Boğazlarım parçalanacak olsada kalan son gücumle birilerinin yardım etmesi icin çagirdı . Ben çırpınırken ve kacmak icin uğraşırken hemsirenin birinin isminin yazilı oldugu kartın altında hasteninin ismi yazıyordu . Dikkatlice baktıgim da asrın ruh ve sinir sağlıgı hastanesi yazıyordu . Ne ? Nasıl ? Bana sakinlestirici vurup sonra hastaneye mi kapatmışlardı . Ben yetiskin bir insandım . Kimsenin beni buraya yatırabilme yetkisi yoktu . " kim getiridi beni buraya ? " diye sordum cevap vermelerini umarak . Cırpınmayı bırakıp olayı cözmek icin onlarla iş birligi yapmaliydim . " sen Pamir MİR in kardesi misin ? " dediginde hayretlere düstüm . Bu işte nasıl bir parmağı olabilirdi . Aramızda tam altı saatlik mesafe varken burada hastanede oldugumu nasıl anlayip yatısımı verebilirdi ki ? Teyzem . Kesinlikle pamiri o aramış olmaliyidi ben baygınken . Peki nasıl beni buraya tıkmayı başarmıştı . Bu hastane kocaelinde mi yoksa kendi şehrimde miydi ? " evet ben jülide MİR . " dedim . Kollarımı tutan eller gevşedi ve benden uzaklastılar . " siz bir süre bizim misafirimiz olacaksınız . " dedi digerine göre daha kısa olan doktor . " Ne misafiri ya ? Buna hakkınjz yok . " diye bagirdıgımda yine aynı doktor cevap verdi . " aslında var . Pamir bey sizin yatışa ihtiyacınız oldugunu kanitladı ancak siz buna karsı cıktıgınız icin bu sekilde yatış yapıldı hastaneye . " dedi tane tane acıklamaya çalısırken . Ben bir sey demeyince kapıya dogru yönelip cıkmadan önce " hemsire birazdan gelip ilaçlarınızı verir ve duzeni anlatır . " diyip çıktılar .
Ayakta öylece dikili kaldım . Akil hastası degildim ki . Sadece anksiyetele ve panik atakla başa çikamayan bir genç kızdım . Neden pamir beni hastaneye yatırmak icin ugraşmıştı ki ? İntikam almaya calısıyor olabilirdi . Çünkü onu istemedigi halde ölmesine izin vermeyip hastaneye goturmuş ayrıca ben birkac g*n ortalarda yokum diye cikısıp telefonu yüzüne kapatmam onu cok sinirlendirmis olabilirdi ancak neden benim ozgurlugume goz dikmisti ki ? Tek elimde olan o vardı . Artık o da yok . İşte her zaman kötünün daha kötüsü vardır .
Ne kadar süre burada kalacaktım ? Günler nasıl gececekti ? Terapi mi alacaktım ? Kafamın içine sorular hücum ediyordu
Belki de burada olmam iyiydi . Çunku daha iyi bir aonuc verebilirdim ancak her seyin benim iradem dısında gelismesi beni şoka ugratmıştı . Telefonum da yok . Tugkana keske mesaj atsaydım . Burada kaldıgım aklinın ucundan gecmezdi . Benim de aklımdan gecmiyordu zaten bir gün uyandigımda akıl hastanesinde olmayı . Pamir asla ona bir şey söylemezdi . Belki sırf tugkandan uzak durmam icin yapti . Öyle dengesiz ayarsız bir insandı ki ondan mantıklı bir açıklama yapmasinı beklemiyordum . Ayakta durmaktan ayaklarım ağrıdığında yatağa uzanmaya karar verdim . . .
Ne kadar zaman gecti bilmiyordum ya da suan hangi gundeyiz hangi vakitteyiz çözemiyordum . Bilinmezligin içindeydim . Yuregim gam ve keder doluydu . Bana ilac versinler istedim , hem de çok . Yapamiyordum , yaşamayı beceremiyordum . Artık bu karanlik aydınlık meselesini geçmişti . Anksiyetenin bu kadar güçlü oldugunu bilmiyordum . Bu odada fazla kalmak istemiyordum . Kücücuk kare bir odaydı . Dört duvar ve iki parca esya baska hicbir sey yoktu . Kendi varlığımı ortaya cıkarabilecek kadar bir alan bile yoktu . Sadece nefes almak ve yatmak icin bir alandı . Pamir burayı görmus muydu ? İci rahat mıydi ben burada tıkılıyken . Odanın kapısından kilit açılma sesi duydum . Iceri genc bir hemsire girdi ve girdigi anda hemen kapiyı ortüp kapıyı yine kitledi . Ceketin kucuk cebine anahtarı atıp öyle bana yaklaştı . Elinde üç ya da dört tane rebkli hapların bulundugu plastik ilac kutusu vardı . Karşıma geçtiğinde boş gözlerle ona bakıyordum . O an icine bir hırçinlık geldi . Kadının uzerine atlayip kafasını ezmek istiyordum . Yogun bir sekilde siddet ve hınç doldum ama ben bunları yaşarken karsimdaki hemsirenin bu planlardan haberi yoktu . " bunlar ilaçların . Önce bunları yut . " dedi . " su ? " diye sordugumda karsı tarfta bulunan koltugun altından bir şise su getirdi . " pet şişesler var orada susarsan icebilirsin . " dedi . İlac kutularını elime aldigimda tek tek degil de hepsi bir anda ağzıma attım . Şişenin kapagını acıp uzatan hemsireninn elinden suyu alıp burkaç yudumla hapları bogazimdan assağiya gönderdim . Siseyi geri hessireye verdim . Gidecegini zannetmiştim ancak yüzüme yaklasinca anlam veremedim . " agzını aç .yutup yutmadıgını kontrol etmem lazım . " dediginde agzımı kocaman acıp bende onun yüzüne yaklasinca bir anda ürkmüştü . Bu komigime gitmiştı . Kendini biraz geri cekip " dilini cevir . " dedi . Yutmuştum işte ne zırvalayıp duruyordu ki kafamın dibinde . Dilimi hareket ettirdigimde " tamam . " dedi ardından bilgilendirmeye basladı buradaki gunlerimin nasil gececegi hakkinda . " sabah dokuz kahvaltı zamanı , öglen yemegi saat ikide , akşam yemegi ise 7 . Biz gelip kapıyı açacağiz . Yemekhane 2. Katta . Suan kaldigin oda kat dörtte . Saat üçten bese kadar da bahçeye cıkma iznin var . " anlayıp anlamadıgımı kontrol ettmek istermiş gibi bana baktı . Gunde sadece iki saat gün yüzü gorebilecektim anlasilan . Bahce de kim bilir nasıl insanlar vardir . Belki de odada kalsam akıl sağlıgım icin daha iyi olurdu . " ne zaman cıkacagım ? " diye sordugumda gülmesini tutarmıs gibi yaptı . " daha yenisin bunu düsünme . " dedi alaycı bir tavırla . Yattığım yatakta dik oturup aynı soruyu tekrar ettim . Cümlenin sonunda tek kaşımı kaldırıp ona ciddi bir ifade ile baktıgimda korkusu buram buram hissediliyordu . Böyle bir yerde calışan biri için fazla urkekti . Ben suan ona zarf atıyordum ancak korktugunu anlayan baska bir hasta onun üzerine gidebilirdi . Bogazinı temizleyip " yarın akşam altıda psikiyatristle goruseceksin o belirleyecek ilerleyisine gore . " dedi . Başımı sallayıp geriye yaslanlandım . Tam kapıdan cıkacakken " korktugunu bu kadar belli etme . " dedim ona ithafen . Bir sey demen cıktı ve uzerime kapıyı kilitledi . . .
O kücük camdan giren aydinlık gittikce azalmıştı anlaşilan aksam olmuştu . Yemek vakti gelseydi bir an once iyi olacaktı . Aldıgım ilaclardan sonra aylardır durmadan calışan zihnimdeki işciler mola vermislerdi . Kendimi daha dingin hissediyorum . Icerde bir yerlerde hala katliamlar olsada suan daha sakindim . Ayrıca surkeli bir uykulu haldeydim . Ayık oldugum cok sınırlı bir zaman vardı . . .
Aksam yemegi zamanının gelmesini beklerken tavani izliyorum , boş sığ bakıslarımla . O sırada kapınin kilit sesiyle icimden yemek vakti geldigi icin sonunda dedim . Kurt gibi acıkmıştim . Kulaklarım surekli kapıdaydı cunku bu odanın dısında nelerin oldugunu nasıl insanların beni bekledigini merak ediyordum . Kapi açıldıgında ben de yatakktan indim . " ziyaretcin var . " dedi lakayit bir tavırla . Kim olacaktı ki pamirdi kesinlikle . Bir sey demeden kapıya dogru yurudugumde " ilk gunden ziyaretci iyisin masllah genelde buraya bırakılanlar cabuk unutulur . " dediginde yüzunun ortasına yumruk geciresim geldi . Burada kalmak ne kadar dingin hissettirse de sağlıkcıların söyledigi cogu cumle icimdeki şiddet içeren tum unsurlarımi uyandırıyordu .
Uzun dar koridorda yürüyorduk . Odalar dip dibeydi . Kordorlar bombostu . Fazla buyuk bir hastane olmalıydı burası cunku yürü yürü koridorun sonuna gelememistik . O sırada tam onünden gectigim odanın kapısı açıldı . Benden büyük ancak genc olan bur erkek hızla kosacakken bana carptı ve ikimizde yere yıgıldık . Yanimdaki ve odadaki hemsireler bizi hemen ayırdılar . Korkudan aklım çıkacak sanmıstım . " onlar yine geldiler ! Odanın içindeler ! " diye bağrıyordu . Odadan cıkan hemsire aynımdakine " ilacları yutmamıs . Daha dikkatli olma - " genc erkek hemsirenin sözünu kesip " beni oldurmeye calısıyorlar . İmdat ! " diyerek bagrıyordu . Onu tutup igne yapmaya calisan hemseriye duvara itip koridor boyunca kacmaya basladı . Oylece durmuş korkuyla olanları izliyordum . Şizofreni hastasi oldugunu tahmin etmek zor degildi . Yanımdaki hemsire cebinden telsizi cıkarıp " dört yüz alti numaralı hasta emir ögütücü blok a dan firar etmistik . Guvenliklerin dikkatine " dedi . Anonsu yaptıktan sonra benim kolumdan tutup " yürü , gidiyoruz . " dedi . " ona ne olacak simdi . " dedigimde garipser sekilde bana baktı . " ne , ne olacak ? " dediginde daha açık sordum . " firar etmenin veya ilac tutmamanın bir götürüsü var mı diye soruyorum . " dedim imali bir sesle . Onu mal yerine koymaya calıştım cunku o da benimle alaylı konustu ve bu hosuma gitmemisti . " bahce izni ve öğle yemegi yok bir hafta . " dedi . O sırada sonunda merdivenlere ulaştık . Aşagıya inmeye basladık . Dorduncu katta oldugumu söylemişti . Dort katı merdivenle inecek olmamız guzeldi . Asansöre binemiyordum zaten . " iyi çok da kötu degilmis . " Dedigim de sadece şuh bir kahkaha attı . Bir sey dememesi urkutucuydu . Merdivenler de dar ve eski gorünuyordu . Sanki c tipi bir ceva evini animsatiyordu . Bahce dedikleri alana vardigimizda dikdortgen yuksek duvarlara sahip bur alana cıktık . Karanlik etrafi pek goremesem de cardakta oturan biri vardı . Bomboş bahcede sadece ucumuz vardik . Onun pamir oldugunu anladim . Yavasca ayaga kalktı ve cardagin onune cıkti . Bizde ona yaklasıyorduk . İcimden hicbir sey gecmiyordu . Kacmak veya ne diyecegim dusunmek , nasil davranmam gerektigi falan hicbir aklıma gelmedi . Boş kurak bir arazi gibiydi zihnim . İlacların beni bu kadar hissizlestirebilecgini tahmin etmemistim .
Tek bir melodi dönuyordu ama hangi şarki oldugunu çıkaramıyordum . Pamirin yüzü yastikca netlesiyordu iste o an tüm o kurumuş ölü anlarimın icibden biri can buldu . Pamirle vakit gecirdigimiz guzel anlardan sadce biriydi . Iste bu anin canlanmasiyla o melodisi dolanan sarkinin ne oldugunu buldum . .
" . . . Şemsiyem kırık .
Senin şehrinde bana rahat yok artık .
Doğum günü hediyem bir kaç şiirim .
Tutuşturmuştum eline aceleyle .
Üzülmedim merak etme .
Alışığım bunlara .
Her gözyaşıma kefilim senin için akıyorsa .
Ah benim neşeli yanım seni kimler .
benden aldı gitmem deyip hep gidenler mi ?
Ah benim neşeli yanım seni kimler benden aldı hep sözünden dönenler mi ? . . . "
Eren kavlak - neşeli yanım . Agabeyim önermisti bu şarkıyı . Bu yüzdrn daha fazla seviyordum bu sarkıyı . Artık hiç mesafe kalmamıstı neredeyse . Kollarını açıp bana sarıldı . Sımsıkı bana sarılmıştı. Onca zamanın ardından bana sevgisini gosteriyordu .
Ağlamak istiyordum . Böyle icim dısarıya dökülene kadar ya da gözyaşlarım bitene kadar aglamak istedim ama ağlayamıyordum ki . Duygularimı ifade etmek imkansız gibiydi . Tüm canim bedenimden ayrılmıs gibiydi . Ruhum bedenimden bu sefer ggercekten göc etmisti galiba . . .
Sarılmak istiyordum ona ama kollarım kalkmıyordu . Omuzumda ıslaklik hissettigimde pamirin agladığını fark ettim . Pamirin ağlaması benim tüm ölen duygularımı bu sefer toprağın altına gömmüştü . Onu ilk defa ağlarken gorüyordum . Benim icin aglıyordu . Bu fikre o kadar yabanciydim ki algılamam uzun sürdü . Tüm gücümü toparlamaya calısıp kollarımi ona sardığımda artik hıckıra hıçkira agliyordu . Durumum bu kadar kötü müydü ?
Koskoca adam bir cocuk gibi agliyordu suan . Belli bir süre oyle kaldık . Kendimi geri cekmeye caliştıgimda pamir daha sıkı sarıldı . Onun varligıni ve sevgisini tamamen hissediyordum . Belki bu duruma dusmeme neden olarak kendinde hata bulmustu . Vicdan azabı ona bunları yaptırabilir miydi ? bilmiyordum . bildigim tek şey karsimda kendisini saklamayan bir oamir olduguydu . . .