“Ece ne oldu güzelim?” derken içimden gelen tek şey, elindeki telefonu çekip almak ve mesajı okumaktı. Ama Ece’nin bu özel alan ihlaline gelemeyeceğini biliyordum. “İrlanda’ya gidiyorum.” dedi. Nefes alamıyor gibi konuşuyordu. Yüzü sararmıştı. Gözleri, neredeyse ağlayacak gibi kızarmış ve dolu dolu olmuştu. Onu bu halde görmeye dayanamıyordum. Vücudumdaki bütün kan, beynime hücum etmişti. Öfkeme hakim olmak için derin derin nefesler almaya çalışıyordum. Ateş, Buğra’ya Duru yu almasını işaret etti. “Gel bakalım Buğra amcana, senle biraz oyun oynamaya gidelim.” dedi. Duru ellerini çırparak Buğra’nın kucağına atlarken, bir çocuk olmayı dilediğimi fark ettim. “Tek başına gidemezsin Ece.” dedi Ada. Ece, gözlerini kocaman açmış önüne bakıyordu. Kafasını yavaşça kaldırıp, Ada’ya baktı. “Tek b

