Tuğrul hastane koridorunu bir uçtan bir uca adımlarken, Tülay'la ben de sandalyede oturmuş içerideki odadan gelecek haberi bekliyorduk. Tülay'ın telaş içerisinde bize Nuran Hanım'ın baygın olduğunu haber vermesinden sonra her şey ışık hızında gerçekleşmişti sanki. Tuğrul'un benim eve dönüp onu beklememi söylemesine rağmen bunu yapmamıştım. Ne olursa olsun kocamı böyle bir anda yalnız bırakamayacağımı biliyordum. Zamanında buna benzer bir zamanda tek bırakmıştım onu, bir daha aynı hataya asla düşmeyecektim. Nasıl iyi günde bir aradaysak, kötü günümüzde de öyle olmalıydık. Birden oda kapısının açılmasıyla her birimizin bakışları odadan çıkan genç doktoru buldu. Tuğrul telaşlı birkaç adımla doktora daha da yaklaşarak, "Annem nasıl doktor bey?" diye sordu. "Iyi, az önce kendisine geldi,"

