Gökhan Bozdağ elinde tuttuğu gazeteyi öfkeyle buruşturup hışımla fırlattığında ateş saçan gözlerle ayağa kalkmış, odasından çıkarak Güneş’i bu ateşle yakmak adına merdivenleri çıkmaya başlamıştı. Normal bir durumda kimse için bir yerlere gitmeyecek olan adam öfkesinin esiri olmuş halde kızının odasına kadar çıkmayı göze almıştı. Odanın kapısına geldiğinde ise çalma gereği görmeden kapı kolunu çevirerek içeriye girmiş, elindeki havluyla saçının nemini almaya çalışan kızına doğru birkaç adım atarak ifadesiz gözlerle kendisini izleyen kızın yüzüne sertçe tokadı geçirmişti. Bunu bekliyordu. Bunun olacağını biliyordu. O yüzden bu darbenin kendisini yıkmasına izin vermemişti. Sadece biraz sendelemişti lakin düşmemişti. Aynı meydan okuyan gözlerini babasının yüzüne çevirdiğinde yeni bir tokat da

