Beyninin ta içini kemiren sesler vardı Neslihan'ın kulağında. Hep orada olan, hep orada kalacak olan. Gözleri; beyaz, suni ışığı algılıyordu evet ama gözlerini açmaya mecali yoktu ki neler olup bittiğini anlayabilsin. Tekrar çekildi kör kâbuslarının sağır, karanlık dehlizlerine... Tek hissettiği bir duygu emaresiydi; Acı. Evet, uzun zamandır hissediyordu bu duyguyu, sadece hissetmekle kalmıyor her gün ciğerlerine soluyordu. Bu acı, sanki ilk doğduğu andan itibaren onun peşinde bir gölge gibi dolanıyordu ama Neslihan şimdilerde anlıyordu o gölgenin soğukluğunu, acımasızlığını ve acıya olan düşkünlüğünü... Doğduğu an daha doktorlar şaplağı vurmadan ağlamıştı Neslihan, sanki başına gelecekleri önceden sezmiş gibi. *+18(istismar) sahne vardır. Rahatsız olanlar geçsin lütfen. Daha beş al

