SHAWN CORNHILL (4. Bölüm)

1105 Kelimeler
«Henüz ölmedim ve bir süre de ölmememeye kararlıyım.»   «Olacakları durduramazsın!»   «Aslında buradan baktığımda zaten bitmiş gibi görünüyor... Cebrail çoktan kaybetmiş, Sam öfkesine yenik düşmüş.»   Shawn bunları söylediği anda arka taraftan gür bir ses yükseldi.   «O haklı!»   Konuşan İsrafil idi. Cebrail ve Mikail onun yüzüne baktı.   «O haklı.. Ortada ne kilit kaldı ne de anahtar. Artık bu planını yerine getiremezsin kardeşim..»   Cebrail de durumun farkındaydı. Mikail ise ne yapacağını bilmiyordu. Onlar yüzüne bakarken İsrafil bir anda yok oldu. Ardından kaybolan Azrail idi. Bu olduğunda Shawn kahkaha atmaya başladı.   «Artık başbaşa kaldığımıza göre..»   Shawn’ın üstüne atılan ilk kişi Lucifer idi. Sam’in «Hayır!» diye bağırışını hiç duymadı. Hızla onun üstüne doğru giderken bir anda buz kesildi. Karnının içinden giren pala sırtından çıkmıştı. Hareket edemiyordu.   «Senin hala bir melek olduğunu unutmanı anlamıyorum Lucifer. Kutsal yağ senin için de geçerli.»   Lucifer olduğu yerede çöküp kaldı. Ağzından kanlar akarken gözleri de yere bakıyordu, hareket etmesi ise imkansızdı. Etrafından yürüyerek arkasına dolandı. Sırtındaki motiflere bakmaya başladı. Arkasını döndüğünde ise Sam tam burnunun ucundaydı. Turuncu gözleri ile ona doğru bakarken Shawn’ın yüzündeki gülümseme aniden kayboldu. Tek bir yumruk hissetti karnında. Bu onun kilise kapısından dışarı uçuracak kadar güçlüydü. Islak zeminde bir süre kaydıktan sonra başından vurduğu küçük kızın yanına kadar geldi ve durdu. Kafasını çevirerek ona baktı.   «Kardeşlerin hiç akıllanmaz değil mi?»   Hızla yerinden kalktı. O sırada Sam kapıdan çıkmış ve merdivenlerden ona doğru geliyordu. Shawn paltosunu çıkardı. Kollarını sıyırdı. Sam bir yandan ona doğru gelirken diğer yandan dövmelerin motiflerine bakıyordu, anlamadığı bolca şey vardı. Shawn’ın önüne kadar gelmişti ki yüzüne yediği yumruk ile geri gitmesi bir oldu. Çok güçlü bir yumruktu, Sam’in bir kaç dişini yerinden sökecek kadar güçlü. Neler olduğunu anlamaya çalışırken bir anda kafasını çevirdi. Bu sefer Shawn önündeydi, tam dibinde. Bir yumruk daha attı.   «Anlamıyorsun değil mi Sam.. Seni neden öldürmediğimi. Artık bu Dünya’da beni eğlendirecek çok az şey var.»   Sam kanlar içinde kaldığında vücudundaki değişimler yokolmuştu. Yağmurun altında yediği uzun bir dayak onu sakinleştirmişti.   «Şimdi müsade edersen içeride ilgilenmem gereken iki baş melek var..»   «Üç.»   «Yanılıyorsun Sam.. Babacığının işi çoktan bitti.»   Shawn hızla kilisenin içine girdi. Cebrail hala yerde yatıyordu ve Mikail Lucifer’ın başındaydı. İçeri girdiği anda zaman aniden durdu..   Lucifer’ın kulağına eğildi Mikail, biraz gülümsedikten sonra ayağa kalktı. Yavaş adımlarla yürüyerek yerinde donup kalmış olan Shawn’a doğru ilerledi. Kılıcını onun boynuna kadar götürdü.   «Nasıl olurda bir maymun bizim işimize karışabilir?»   «Ben sıradan bir maymun değilim!»   Ses tam arkasındaydı. Shawn’ın sesi tam arkasındaydı. Mikail’in gözleri aniden büyüdü. Saniyenin milyonda biri kadar bir hızda kendine sorduğu tek soru «Nasıl?» idi. Nasıl olurda Shawn onun gücünü bozabilirdi. Hayır.. Bu bambaşka bir şeydi, Shawn onun gücünü bozmamıştı. Havadan yere düşmekte olan yağmur damlaları hala zamanda donmuş haldeydi. Sırtından içeri doğru onu yakarak giren bir şey hissetti Mikail. Karnından çıktığında ne olduğunu anladı. Shawn kutsal yağ ile kapladığı palasını çoktan Lucifer’ın bedeninden çıkarmış ve Mikail’in bedenine saplamıştı.   «Nasıl?»   «İşin sırrı kendini bir maymundan daha üstün görmekte sanırım.»   Mikail’in ağzından kanlar akarken Shawn palayı hızla geri çekti. Gözleri yukarı doğru bakıyordu, «Geliyorum baba..». Kafasını bir hamlede yerinden uçurdu. Dünya gözleri önünde taklalar atarken kulakları son kez başının yere düşüşünü duydu. Yağmur damlaları tekrar yere düşmeye başladığında gözlerini Cebrail’e dikti Shawn. Patlamış dudağı ve morarmış göğsü ile ona dik dik baktı. Cebrail Sam’den yediği dayaktan sonra yerinden zorla da olsa kalkabilmişti.   «Tekrar geldiğimde yeni anahtarlar ve yeni kilitler olacak Cellat.. Ama sen burada olmayacaksın.»   «Her zaman birileri olacak güvercin. Babacığının yanına geri dönme vakti geldi.»   Shawn ileri doğru bir adım atmıştı ki Cebrail aniden kayboldu. Hayal kırıklığı ile baktı boşluğa.   «Biraz daha eğlenebileceğimi sanmıştım..»   Geri döndü. Hala dizlerinin üstünde çökmüş halde olan Lucifer’ın arkasına doğru gitti. Başına kadar geldiğinde tekrar Maelyn’in derisini yüzerek çizdiği o motife baktı.   «Tam cehennemden kurtulmuşken böyle bir bedenin içine hapsolmuş olamak nasıl bir duygu Luci? Çıkmak isteyip çıkamamak? Kendine daha sağlam bir beden bulamamak? O kızın hakkını vermeliyim, iyi iş başarmış..»   Parmaklarını motifin üstünde biraz gezdirdikten sonra önüne kadar yürüdü. Palası elindeydi. Onu uzatarak çenesini havaya kaldırdı ve gözlerinin içine baktı.   «Gölgenin çirkin gözleri vardı.. Seninkiler ise bir insanınkine ait.»   Palasını havaya kaldırdığı anda Sam’in sesi ile aniden duraksadı.   «Dur!»   Sendeleyerek kapıdan içeri girdi. Ağzından ve kulaklarından kanlar geliyordu. Bir süre daha yürüdükten sonra ıslak zeminin üstüne düştü.   «O zaten hapsolmuş halde.. Lütfen.. Bırak onunla ben ilgileneyim..»   Shawn kafasını hafifçe ona doğru döndürdü.   «Çok beklersin!»   Her şey çok hızlı oldu. Shawn palasını o kadar hızla savurdu ki Lucifer’ın yani Morris’in kafasının yerinden kopması biraz zaman aldı. Yere düştüğünde çıkardığı ses tüm kilisede yankılanmıştı.   «Hayır!» diye bağırdı Sam. Shawn için hiçbir şey ifade etmiyordu oysa ki. Yavaşça eğilerek kafayı yerden aldı. Saçlarından tutarak havaya kaldırdı. Tıpkı Sam gibi o da sendeliyordu. Yerde yığılmış Sam’in yanından geçti ve kapıdan dışarı çıktı. Tüm şeytanlar aynı anda durdu. Babalarının kopmuş kafasına bakıyorlardı. Palasını hazırladı.   «Yapma Sam..»   Zorda olsa ayağa kalkmıştı. Tam arkasındaydı.   «Bunu yapmana izin veremem..»   Shawn arkasını dönüp kollarını iki yana açtı. Yüzündeki vurdumduymazlık yerini ciddiyete bırakmıştı. Sam son gücü ile koşarak gitti ona. Daha çok ölümüne..   Palanın onun da göğsünden içeri girmesi çok sürmedi. Son nefesinde bile Lucifer’ın kafasına ulaşmaya çalışıyordu. Shawn güçlü bir tekme atarak onu kendinden uzaklaştırdı. Bir süre geri gittikten sonra sırtüstü yere yığıldı Sam. Yağmur damlaları bedenindeki kanları yıkarken karanlık gökyüzü ise son arkadaşı oldu. Başında bekleyen karartıya dikti gözünü. Kim olduğunu göremiyordu. Ona uzanan bir el gördüğünden emindi, sonra da her taraf karardı onun için.   Büyük bir ışık hüzmesi belirdi gözlerinde. Artarak ağzına kadar ulaştığında tıpkı çok güçlü bir fener gibi gökyüzünü delip geçti bu ışık. Karanlık gökyüzü ikiye ayrıldı aniden. Yağmur durdu, yıldız ışıkları göründü.   Tam bu anda Maelyn hala camda bir işaret bekliyordu. İçi geçmeye yakın o da gördü bu ışığı. İşaret buydu. Çizdiği mühüre son dokunuşu yaptığı anda şehrin etrafında büyük bir uğultu koptu. İnsanları ele geçirmiş melekler ve şeytanlar birer birer koşuşturmaya başladılar. Sadece saniyeler sonra tüm insanlar teker teker yere düştü. Toplu bir kovma ritüeli tüm şehri arındırmıştı. Fakat ölüler her zaman ölü kaldı ve sakatlar hiç iyileşmeyecekti. Gözlerini kapattı Maelyn. Birileri onu bulana dek hiç açmadı.   Şehrin kendini toparlaması yaklaşık iki ayını aldı. Ölüler yoğunluktan günlerce gömülemedi. Kimi insanların bedenleri tanınmayacak hale geldiğinden sadece bir kişi için bile onlarca aile hastaneye akın ediyordu. Ölüler ve kayıplar çok fazlaydı. «Kıyamet günü» dediler. Şehirdeki herkes birkaç saatliğine tüm bilincini yitirmişti ve kendilerini normalde hiç olmayacakları yerlerde bulmuşlardı. Öyle ki çoğu ölü bedenlerin ortasında kendine gelmişti. Kilisedeki yıkım gazete ve haberlerde bolca yer aldı. Molozların arasından çıkarılan Peder Bishop ise sessizliğini hiç bozmadı. Morris’in vücudu ise uzun bir süre akıllardan silinmedi. Her ne kadar artık dedektif olmasa da onu suçsuz gören arkadaşları tarafından güzel bir mezarlığa başsız bir halde gömüldü.   Fakat onları hala gölgelerden izleyen birisi vardı. Shawn Cornhill, nam-ı diğer «Cornhill Celladı»  
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE