Yorumlar iyice azaldı. :( ... İlkay odaya girdi. Zira kapı önünde konuşamazdı. O girip kapıyı kapatınca, "O puşt kim?" diye sordum sabah mahmurluğunu daha üstümden atamadan. "Kaç tane puşt tanıyorsun?" "Birden fazla." dedim gözlerimi devirerek. "Kaç tane çok yakışıklı puşt tanıyorsun? Dün hakkında konuştuğumuz hani." "Serdar mı burada? Nasıl olur ya? Evi nerden bulmuş ki?" "Salonda seni bekliyor. Konuşmak istemiyorsan ben hallederim." "Ne konuşacak ki? Mesaj da atabilirdi. Ya da en kötü arardı. Çok önemli bir şey olmuş olmalı." "Sen giyin ben kahvaltıyı hazırlıyorum." deyip çıktı İlkay. Ben ne diyorum bu kız kahvaltı diyor. Aklım karmakarışıktı. Sözleşmeyi iptal etmeye gelmiş olabilirdi sadece. Yüzyüze konuşmak için. Regl dönemim bitene kadar arama demiştim. Yoksa beni de çağır

