bc

Warrior

book_age4+
44
TAKİP ET
1K
OKU
kicking
mythology
secrets
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Ben Annabel Beck ...

Ben Annabel Beck adından ve soyadından nefret eden bir köle . Ailesi tarafından satılmış bir köle . Kendinden başka hiç kimseyi önemsemeyen , her şeyi alaya alan bir köle . Ruh yatkınlığı olduğu için değersiz görülen bir köle .

Ben Melanie Black ...

Ben Melanie Black adına ve soyadına aşık bir savaşçı . Ailesi tarafından sevilen bir savaşçı . Ailesini önemseyen , sevdiklerine neşe saçan , sevmediklerine asaleti ve korkuyu tattıran bir savaşçı . Ruh yatkınlığının en üstüne ulaşmış saygı görülen bir savaşçı .

Hadi gelin Annabel Beck'ten Melanie Black'e dönüşümümü benimle birlikte izleyin ...

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
1. Bölüm ( Köle )
Köle pazarında her zamanki gibi öne çıkarılmıştım . Bizi satmaya çalışan adam Daniel pisliği bizi satıp para kazanmak için elinden gelen her şeyi yapıyordu . Burada benimle birlikte satılan çocuklarla daha önce hiç muhattap olmamıştım . Ben genelde müşterilerle muhattap olan kişiydim . Tabi almaları için ikna etmek yerine tam tersine ikna ediyordum . İstediğim zaman o kadar sinir bozucu olabiliyordum ki . Hatta Daniel sırf bu yüzden bir ara ağzımı yapıştırmıştı ve satmıştı beni . Tabi yapıştırıcı çıkınca beni alan asilleri bıktırıp kendimi geri postalatmıştım Daniel a . Ben bir mal değildim . Kimse beni ben istemediğim sürece alıp satamazdı . Ailemi hatırlıyordum . Halktan kişilerdi . 3 abim 1 erkek kardeşim 1 de ablam vardı . Babam bize yetişemeyince çareyi aramızdan birini satmakta bulmuştu . O şanslı çocukta bendim maalesef . Ben o gün son kez ağlamıştım . Ben o gün evden yaka paça çıkarılırken duygularımı o eve gömmüştüm . O şanslı kişi olmamın nedeni evde işe yaramaz yatkınlığa sahip olan tek kişiydim . Ruh . kullanışlı olmayan bir yatkınlıktı . Ablam suydu . Çok olmasada tarlada yardımı oluyordu . En küçük abim topraktı . Aynı şekilde tarlada işe yarıyordu . Ortanca abim yıldırımken , en büyük abim ateşti . İkiside savunmak için kendilerini hazırlıyorlardı . Küçük kardeşim ise şifaya yatkındı . Babam toprağa yatkınken annem şifaya yatkındı . Tabi daha çok para ettiğim de bir gerçekti . Ailede olan en nadir şeylere sahiptim . Beyaz ten , beyaz saç ve gri gözler . Resmen kar gibi beyazdım . Nadir görünüşüm beni hem değerli hemde asil gösteriyordu . Sevilmek için değerli olmam gerektiğini öğretmişlerdi bana . Ve ben hiç değerli değildim . Beni sattıklarında 7 yaşındaydım . Şu an ise 9 yaşındaydım . 2 gün sonra 10 olucaktım . Geçmişten beni öne doğru iterek düşüren Daniel ile çıktım . Dizlerimin üzerine düştüğüm yerden kalkarak Daniel a baktım . Bir kadınla konuşarak para konusunda anlaşmaya çalışıyordu . Kadını incelediğimde Sarı saçları , buğday teni ve kahverengi gözleri ile hoş bir kadındı . İfadesiz bir sesle " Sizin köleniz değilim kendini bir bok sanan zengin kadın . Yani alacaksanız arkadaki kişileri almanızı öneririm . " dediğimde kadın bana aşağılayıcı bir bakış atıp beni umursamadan Daniel ile konuşmaya devam etmişti . Bir süre sonra kadın dışarıya çıkınca Daniel yanıma gelip kolumu sıktı . Dişlerinin arasından tıslar bir sesle " O kadın senin için 15 gümüş ödeme yaptı . Akıllı ol ve kullan . Geri dönersen seni dövmekten beter ederim . " dediğinde hala yüzüne boş boş bakıyordum . 15 gümüş de baya iyi paraydı . 15000 bakır ediyordu . Cevap vermemem onu sinirlendirmiş olacak ki kolumu iyice sıkıp " Anladın mı beni küçük sıçan ? " diye sordu . 15 gümüş sen nelere kadirsin . Adam 2 dakikada insanlıktan çıktı . Anlamış gibi bir tavır takınıp dudağımı büzerek " Anladım büyük sıçan . Dediği hiç bir şeyi yapmayacağım . " dedim . Sonra kahkaha atıp " Bence kadın seni kazıklamış . Ben 15 gümüş etmem . 15 altın ederim . " dediğimde Daniel ın sinirden yüzü kızarmıştı . Tam tokat atmak için elini kaldırdığında yerimde dikleştim . Tokat atıcak diye yerimde korkuyla kaçıp küçülecek biri değildim . Ama tokat atmadan kadın içeri girip " Çirkin birini yanımda gezdiremem . O yüzden vurma da çirkinleşmesin . " dediğinde kadına iğrenircesine baktım . Alaylı bir sesle " Asıl çirkini görmek istiyorsan aynaya bakman yeterli . " dediğimde Daniel kolumdan tutup sürüyerek beni dışarı attı . Dışarda düştüğüm yerden kalktığımda kadın benim üstüme iğrenircesine bakıp yürümeye başladı . Göz devirerek onun arkasından gitmeye başladığımda bir yandan da söyleniyordum . " Sanki bizde isteyerek giyindik . Param olsaydı kesinlikle bunlardan giyinmezdim . Ama senin giyindiğin iğrenç pembeli elbisenden de giyinmezdim . Ben savaşçıların giydiği mükemmel üniformalardan giyinirdim . Bu arada sana daha önce elbisenin iğrenç olduğunu söyleyen oldu mu ? " dedikten sonra onun yüz ifadesini inceledim bir süre . Cevap vermemesiyle " Olmadı mı ? " diye sordum . O sırada bir yerlere girip bir şeyler alıp bana veriyordu . " Ayıp etmişler . Bu iğrenç elbiseyi giymene devam etmeni sağlamışlar . Bu elbiseyi sana tavsiye eden kimse onunla görüşmeyi bırakmalısın . Bu elbiseyi alan sensen lütfen bu elbiseyi nerenle tercih ettiysen oranı kullanmayı bırak . Çok istiyorsan senin moda tasarımcın olabilirim . Söylemen yeterli . Bu arada bizim büyük sıçan Daniel ı iyi kazıklamışsın . 15 gümüş etmem ben . 15 altın ederim . Ucuza alınmam üzdü doğrusu . " dedikten sonra elimdeki bir poşeti daha rastgele bir yere bıraktım . Ne de olsa ben onun hizmetçisi değildim . Çok istiyorsa son bıraktığım poşetle birlikte farklı yerlere bırakılan 17 poşeti bulup kendisi taşısın . Umusamaz bir tavırla devam ederken geldiğimiz konağa bakıp inceliyorum bir yandan da " Aman neyse boşver . Ama ben seni sevmedim . Sana hizmette etmem . Bilgin olsun . Yani seni ilerde zarara sokarsam ya da birazdan poşetlerim nerede diye sorarsan diye önden bilgi veriyorum . " dediğimde hızla arkasını döndü . Ellerime bakıp poşetlerini göremeyince gözleri büyüdü . Bu haline kıkırdadığımda gözleri hırsla bana döndü . Kolumdan tuttuğu gibi eve doğru sürüklemeye başladı . Ben de yorulduğum için yere oturdum ve onun beni sürüklemesine izin verdim . Ne de olsa bu kadın en geç yarın sabah beni geri götürecekti . Şu anda rekor 1,5 gündü . Ve maalesef bu kadında o rekoru geçecek sabır yoktu . Beni doğruca sürükleyerek kömürlük gibi bir yere attığında ona umursamazca bakıyordum . Sinirle " Burada kal bakalım . Gece boyunca soğuk ve karanlık bu yerde kal . Aklın başına gelir . Sana yemek de yok bu gece . " diyip kapıya adımladı . Arkasından alaylı bir şekilde bakıp " Kapıyı kapatır mısın canım arkandan ? Nasıl bulduysan öyle bırakmalısın ne de olsa " dedim Sinirlendirmiş olmalıyım ki ayaklarını sinirle yere vurdu . Ve " Sus artık . SUS " diye bağırdı sonlara doğru . Bu kendinden geçmiş halini görünce kahkaha atmaya başladım . Sinirle çıkarken arkasından kapıyı çarpmıştı . O gittikten bir süre sonra kahkaham azalıp zayıflamıştı . Şu anda burada olmak istemiyordum . Şu anda geleceğin savaşçılarının eğitildiği savaşçı akademisinde olmak istiyordum . Savaşçılar , krallıktaki kişileri korurlardı . Yeterince iyilerse kraliyetten ailesinden birini korurlardı . Her 18 yaşına basan kraliyet ailesinden erkek üyesine bir danışman savaşçı tahsil edilirdi . Aynı şekilde her 21 yaşına basan kraliyet ailesinden kadın üyesine de bir danışman savaşçı tahsil edilirdi . Ve bence savaşçılar o kadar asil görünürlerdi ki . Bir gün dükkanın önünden bir grup savaşçı geçmişti . Onları görünce büyülenmiştim . O kadar asil , korkusuz ve yıkılmaz duruyorlardı ki . Onlar gibi olmak istemişti . O gün ailem tarafından satıldıktan sonra ilk defa ölmek yerine yaşamak istemiştim . Açlığımı yavaş yavaş hissederken olduğum yerde gözlerimi kapattım . Soğukla bedenim yavaş yavaş uyuşurken açlığımı hissetmemeye başladım . Karanlık benim için sıkıntı değildi . Karanlığı severdim . Soğuğu da seviyordum . Bana yaşadığımı hissettiren etkenlerden biriydi . Açlığa da büyük sıçan Daniel sayesinde alışmıştım . Ve artık yaşadığım süre boyunca büyük sıçan Daniel ı andığım her zaman büyük sıçanda dicektim . Bana küçük sıçan diyerek hayatını hatasını yapmıştı . Biraz fazla inat biriydim . Şansına küssün . Gözlerim ağır ağır kapanırken mutlu hayaller kurmaya başladım . Gözüme gelen ışıkla kendime gelmeye başladığımda gözlerimi yavaşça açtım . Olduğum yerde doğrulup ayağa kalktım . Üstümü hafifçe silkeleyip yere oturdum . Bu uyuz kadın en zaman gelecekti acaba . Sıkılmıştım . Kadın keşke gelse de bende onun sinirini bozsam . Çok eğlenceli oluyordu . Birilerini sinir etmek en büyük zevkimdi . Kafamı duvara yaslayıp beklemeye başladım . Buraya gelen adım sesleriyle kafamı kaldırıp ayağa kalktım . Yüzüme büyük bir tebessüm koyup kapının açılmasını bekledim . İçeri giren ve bugün beni aldığı yere bırakacak kadının yüzünde zafer sırıtması vardı . Sanki benim korkmuş ve çökmüş halimi göreceğinden emin bir şekilde girmişti içeri . Göz göze gelince hevesini kursağında bırakacak şekilde büyük bir gülümsemeyle onu karşılayıp " GÜNAYDIN CANIM " diye bağırdım . O bana şok olmuş bir şekilde bakmayı sürdürürken ben hala büyük bir gülümsemeyle ona yaklaştım . " Hoşgeldin kız . Bende seni bekliyordum burada . Çok sıkıldım valla . Gel kız biraz seninle uğraşayım . Bu arada dün pembe bugün mor . Gerçekten kim seçiyor bunları . İğrenç kötü . Gel ben sana daha güzellerini seçeyim . " diyerek onun yanından geçtim . Bana karanlık bir yaratıkmışım gibi bakıyordu . Onu umursamadan koluna girip eve yönlendirdim . Bahçeden geçip kol kola eve girdiğimizde yanımda gördüğüm hizmetçiyle onu nazikçe durdurup " Pardon . Bu " dedikten sonra kaldım . Kafamı kadına çevirdim ve biraz inceledikten sonra kadının adını hatırlamaya çalıştım . Neydi lan bu kadının adı . Aman boşver . " Bu yanımdaki kadının odası nerede acaba ? " diye sordum . Bu salak kadın hala bana yaratıkmışım gibi pörtlek gözleriyle bakıyordu . Onu umursamadan hizmetçiye dönüp söylediklerini dinlemeye başladım . " Yukarı kata çıkın tam karşınızda ki oda . " dediğinde gülümseyerek kafa salladım . Yukarı kata çıkıp tam karşıdaki odaya girdiğimde bu pörtlek gözlü kadını yatağa ittirip oturttum . Ben de kıyafet dolabı olduğunu düşündüğüm dolaba ilerledim . Kapağını açıp baktığımda gördüğüm elbiseler ile gülümsedim . Elbiseleri karıştırırken arkamda pörtlek göz anca şoktan çıkmış olacak ki sonun bir tepki verdi . Cırtlak bir sesle " Ay git . Kahvaltıyı hazırla . Manyak çocuk . Çık lan odamdan . " dediğinde tek kaşımı kaldırdım . Asil bir kadın az önce lan mı demişti ? Kadını cidden çıldırtıyordum . Pörtlek gözde ne dediğini fark etmiş olacak ki kendi ağzına vurup " Ay tavrım bozuldu . Ne diyorum ben . Ayıp o kelime Miya . Ne diyorsun sen . " dediğinde kendini ayıplayarak etrafa bakmaya başladı . Demek ki bu pörtlek gözlü kadının adı Miya ymış . Gözleri bende durduğunda sırıtarak " Bende onu diyorum be pörtlek göz . Ne diyorsun sen ? Ağzın filan bozuldu . Hep bu giydiğin mor elbise yüzünden . Ağzını bozdu . Gel değiştirelim üstünü . " dediğimde yüzü kızarmaya başladı . Bu ifadesi benim sırıtmama sebep olmuştu . Sinirle ayağa kalkıp ayaklarını yere vurarak " Çık odamdan . Çık git kahvaltıya yardım et . " dediğinde ellerimi kaldırdım . Hafif sırıtarak " Tamam çıkıyorum pörtlek göz . Kızma . Hem sinir iyi değil . Bak gerçekten erken kırışırsın . Erken kırışırsan ne olur ? Kocan seni beğenmez . Kocan seni beğenmezse ne olur ? Bu para elinden gider . Bu para elinden giderse ne olur ? Sokakta kalırsın . Sokakta kalırsan ne olur ? Aç kalırsın ya da satılırsın . Aç kalırsan ne olur ? Ölürsün . Satılırsan ne olur ? Senide böyle pörtlek gözlü kendini önemli birisi sanan bir kadın alır . O kadın seni alırsa ne olur ? Hizmetçi olursun . Hizmetçi olursan ne olur ? Evin reisi sana aşık olur . Evin reisi sana aşık olursa ne olur ? Evin hanımı bu duruma düşmemek için seni ya zehirler ya da aldığın yere bırakır . Evin hanımı seni zehirlerse ne olur ? Ölürsün . Seni aldığı yere bırakırsa ne olur ? Tabi ki de başa döneriz . Bütün bu anlattıklarımı bir daha yaşadığını düşünsene . Ve en kötü yanıda cenazene gelen herkes ' Tüh ! Ölmesi kötü oldu . Kötü bir kadındı falan ama pörtlek gözlü bir kadındı . ' der . " diyip kafamı yağğ dercesine salladım . Miya yine gözlerini pörtletmiş bir şekilde bana baktığını görünce kapıya doğru ilerleyerek " Neyse . Ben kahvaltıya gidiyorum . Dediklerimi dikkate al . Ama olurda böyle bir şey olursa bende cenazene gelirim . Üzülme . " diyerek odadan çıktım . Sırıtarak mutfağa girdiğimde elinde tabaklar olan demin ki hizmetçi ablayı gördüm . Gördüğüm temiz olan rastgele bir tabağı alıp onun arkasından gidip onu takip ettiğimde kurulmuş olan masayı gördüm . İlk gördüğüm yere oturup beklemeye başladım . Şaka niye beklim ki . Tabağıma kahvaltılıklardan koyup yemeye başladım . Bir süre sonra evin reisi olduğunu belli olan bir adam gelip baş köşeye oturunca sıkıntıdan onu incelemeye başladım . Kahverengi saçları , kahverengi gözleri ve esmer teni ile oldukça çirkindi . Cidden . Adamın saç kesim tarzı yüzünden olan ya da olmayan güzelliği ortaya çıkamıyordu . Ben daha adamı incelerken gelen pörtlek göz Miya ile sırıttım . Suratı beyazlamıştı . Yüzünde zoraki bir tebessüm vardı . Sarı saçlarını toplayarak yüzünü germişti . Bu hali komik olduğu için kahkaha atmaya başladığımda ikisininde bakışları bana döndü . İkiside daha yeni fark ediyorlardı . Evin reisi bana kızgınlıkla bakıp " Ne arıyorsun bu masada . Defol seni pasaklı çocuk . " dediğinde kaşlarımı kaldırdım . Yüzümü alınmış gibi yapıp " Aaaaa çok ayıp . Ben diyor muyum sana . Saçının kesim tarzı yüzünden olmayan çirkinliğine organ yiyen karalık yaratıkımsı bir çirkinlik kattığını . Hiçç . Söylemiyorum tabiki . Söylüyor muyum ? " dediğimde sinirle yüzü kasıldı . Masadan kalkarken ağzımı silip " Çok güzel olmuş bu arada şu yemek " diyerek bayılarak yediğim yemeğin olduğu tavayı gösterdim ve mutfağa ilerledim . Gülümseyerek boş koltuğa oturup yandaki kitabı elime aldım . Güzellik dergi olduğunu görünce yüzümü buruşturdum ve yerine bıraktım . Kafamı koltuğa yaslayıp gözlerimi kapattım . Bir süre sonra yanımda oluşan hareketlilikle oraya baktım . Elinde 1 bardak kahve ve 1 bardak beyve suyuyla birlikte gördüğüm hizmetçi kadınla sıkıldığım için yanına gidip " Bırakın ben götüreyim . " dediğimde kafasını sallayarak onayladı . Odaya geçerken koridorda cilveleşen evin reisi ve hizmetçi kadınlardan biriyle yüzümü buruşturdum . Salano gidip elimdeki tepsiyi masaya koydum . Bana anlamazca bakan pörtlek göz Miya ile gülümsedim . Koltuğa oturup elime meyve suyunu aldım . Meyve suyu muhtemelen Miya nındı . Kahve ise evin reisinindi . Meyve suyunu içerken Miya nın hırsla ayağa kalkmasıyla kafamı kaldırıp yüzüne baktım . Hırsla yere ayağını vurup " Ne yaptığını sanıyorsun ? " diye bağırdı . Yere sert bir şekilde ayakla vurma galiba bu kadının tikiydi . Her sinirlendiğinde aynı şeyi yapıyordu pörtlek göz . Meyve suyumdan bir yudum daha alıp " Ben bir şey yapmıyorum da . Senin evinin reisi koridorda hizmetçiyle yalaşıyordu en son . " dediğim gibi odaya giren dudağında ruj izi olan reis ve ruju dağılan hizmetçiyle gülme isteğim yükselmişti . Ama şu anda bir aile dramı yaşandığı için sonraya saklamıştım bunu . Pörtlek göz Miya sinirle ikisine bakıp " Defolun evimden . Seninle de boşanıyorum . Bana ait hiç bir şeyi de kullanamayacaksın bu saatten sonra . " diye çıkıştığında şaşkınlıkla ağzım açıldı . Dışarıdan gelen bir kaç adam ikiliyi dışarıya yaka paça götürürlerken ağzım açık kaldı . Adamlara hitaben " Bir dakika ! " diyip götürmediklere adama masadaki kahve dolu fincanla yaklaşıp yüzüne döktüm . Adam yandığından dolayı bağırırken biz hiç umursamadan onun çıkarılmasını izlemiştik . Deminki şokumdan çıkamamış olmalıyımki şok olmuş bir sesle " Evin direği sandığım adam evin iç güveyisi çıktı lan . Ne kadar ilginç insanlar var . Adam kadın götürücem diye elindeki herşeyinden de oldu . Ciddi anlamda elindeki her şeyden oldu ya lan . " dediğimde Miya sinirle bana döndü . Bu hareketiyle ellerimi kaldırıp " Bana kızma ona kız . Ben seni aldatmadım pörtlek göz " dediğimde sinirle yerinde tepindi . Bağırarak " Alın şu psikopat çocuğu ve nereden aldıysam oraya bırakın . Bir de üstüne para verin gelmesin bir daha . " dediğinde üzülmüş bir ifade takıntım . Üzülmüş gibi titreterek sesimi " Özleyeceğim seni pörtlek göz . Beni unutma . Kabuslarında gör beni . " diyerek evden çıktım . Kapıdaki bir adam beni atlı arabaya bindirerek aldıkları dükkana getirince arabadan indim . Adama bakarak " Teşekkürler getirdiğiniz için . " dediğimde adamda güldü bu halime . Gülümseyerek " Önemli değil küçük hanım . Ama sizden korkulur küçük hanım . Miya hanımı çıldırttığınız gibi dakikasında evi kaos ortamına çevirdiniz . " dediğinde güldüm . Hafif bir yapabildiğim kadar referans yapıp " Görevim . " dedim ve dükkana doğru ilerledim . Adamın sesini duyduğumda arkamı döndüm . Elime bir gümüş kesesi tutuşturup " Boşverin o salak satıcıyı . Sizde kalsın . Belki istediğin bir şey olur onu alırsınız küçük hanım . " diyip göz kırptığında gülümseyerek ilerleyip at arabasına bindi . Onun komutuyla hareket eden at arabasının arkasından el salladım bende . Dükkanın kapısını açıp içeri girdiğimde benim gibi diğer köleler dışında kimse yoktu içerde . Yanıma keseyi sıkıştırıp koltuğa oturarak büyük sıçan Daniel i beklemeye başladım . Günün yorgunluğuyla gözlerimi kapatıp kafamı koltuğa yasladım . Dükkanın içinden zaten ses gelmiyordu . Bir süre sonra bilincim yavaş yavaş kapanmaya başladı . Dükkanın kapısının açılma sesiyle gözlerimi açtım . Kapıda biriyle konuşan büyük sıçan Daniel ile gülümsedim . Ayağa kalkarak büyük sıçan Daniel ı beklemeye başladım . Kapıyı kapatıp içeri girmesiyle kollarımı iki yana açıp gülümsedim ve bağırarak " Ben geldim büyük sıçan Daniel . Dedim ki bizim büyük sıçan beni özlemiştir . Bir gidip bakayım . Ziyaret edeyim . İyi yapmış mıyım büyük sıçan ? " dediğimde Daniel ı gözlerinde gördüğüm geri gelmemin yarattığı hayal kırıklığıyla gülümsemem kahkahaya dönüştü . İnsanlarla uğraşmamın hayattaki en zevk aldığım şey olduğunu söylemiş miydim . • İlk bölüm nasıldı ? • Beğenmediğiniz bir yer var mıydı ? • Anlamadığınız bir yer var mıydı ? • Ana karakterimizi nasıl buldunuz ? • Kızımızı satan ailesine ne demek istersiniz ?

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

SENİ HİSSEDİYORUM ( 2 )

read
8.1K
bc

Ölüm Yıllıkları

read
1.2K
bc

Tutku'nun Esiri

read
32.5K
bc

evli kadın evli adama aşık oldu

read
12.5K
bc

Kan Kırmızı (Türkçe)

read
4.2K
bc

AĞA' NIN TUTKUSU(+18)

read
105.4K
bc

SU CİN'İ

read
2.3K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook