3. Bölüm ( Evimiz )

2636 Kelimeler
Bilincim yavaş yavaş açılırken etrafta olan sessizliği fark ettim . Bir süre sonra gözlerimi yavaş yavaş açarken etrafı inceledim. Şifahanedeki hastane odasında olduğumu fark ettiğimde yerimde dikleştim . Odada kimse yoktu . Her zamanki gibi yalnızlığım yüzüme vurmuştu . Ama yalnız olmak beni güçlü yapıyordu . Asla arkamı düşünmek zorunda kalmıyordum . Bu beni daha güçlü ve korkusuz yapıyordu . Ölürsem arkamda bırakacağım birisi olmuyordu . Bir süre etrafa bakıp kalkmak istediğimde kapının önüne gelen ayak sesleriyle durdum . Kapıyı dinlemeye başladığımda bir adamın " Bu akşam dediklerimi yapın lütfen . Mümkünse bu akşam uyumasın . Hasar olmadığından emin olalım . Onun dışında vücudu çok güçsüz düşmüş . Bu yüzden düzgün bir beslenme programı gerekiyor . Yarası enfeksiyon kapabilirmiş . Bunu da direk getirdiğiniz için şu anda bir enfeksiyon yok . Üst seviyeli şifacımız şu an ailesinin yanına gitti . O baksaydı bunlara gerek kalmazdı ama benim elimden gelen bu . " demişti . Konuşan adamı onaylayan mırıltılar geldikten sonra odanın kapısı açılıp içeri bizi satın alan adam ve 4 lü girdi . 4 lü içeri girdikten sonra beni uyanmış ve ayağa kalkmak için hazırlanmış halde görünce ilk başta duraksadılar . Sonra adam bana yaklaşıp " Eve geçecektik biz de sen uyanınca . Hazır sen de uyandın . Kendini iyi hissediyorsan gidelim " dedi . Sırıtarak " İyi az kalır . Ben süperim . Hadi gidelim . Ben daha seninle uğraşacağım . " dediğimde benimle birlikte sırıttı . Bu haline gülüp yürüyebilecek olsam da gıcık etmek için kollarımı kaldırıp " Taşır mısın beni ? Hastayım ben . " diyip dudaklarını düzdüm . Masum masum bakarken 4 lü gülüyordu . Bu tatlı halime dayanamamış olacak ki bana yaklaşıp kucağına aldı . İstediğimin olmuş olması mutluluğuyla keyifli bir sesle " Aferin köle ! " dedim . Dediğimle kaşlarını çatması gecikmemişti . Sonra kafasını iki yana sallayarak " Peki efendim . Siz nasıl isterseniz öyle olsun . " dediğinde yüzümde olan sırıtma yavaşça soldu . Sırıtmamın solduğunu fark edince yeniden kaşlarını çattı . Bu ifadesine yutkunup gözlerimi kaçırdım . Böyle bana iyilik yaptıkça vicdanım sızlıyordu . Bana kendini iyi biriymiş gibi hissettiriyordu ve bu hissi hiç sevmemiştim . Kimsesiz birine yanaşıp ufacık da olsa bir iyilik yaparsa birisi kimsesiz kişi karşıdakine bağlanıp güvenirdi . Ben birine bağlanamaz güvenemezdim . Hep en çok güvendiğim kişi tarafından vurulmuştum ve bunun olmasına bir daha izin vermeyecektim . Yolda sıkıldığım için yapacak bir şey aradım ama bu adamın kucağında olduğum için yapacak çok da bir şey yoktu . Aklıma gelen anı ile güldüm . Kendi kendime gülmem hepsinin dikkatini çekince anlatmaya karar vererek " Aklıma rekoru kıran kişi geldi . " dedim . Sonra adama göz kırpıp " Madem çok merak ettiniz . Yalvarıp ayaklarıma kapandınız . Anlatayım bari . " dedim . O sırada adam bana baksa da yürümeye devam ediyordu . Yerimde dikleşerek hepsinde göz gezdirdim . " Şimdi bir adam beni satın aldı ve evine götürdü . İlk önce benden kahve istedi . Ben de o zamanlar yapmayı bilmiyordum tabi . 8 yaşındaydım . Nereden bileyim . Su bardağının içine üç veya dört kaşık kahve koyup su doldurup karıştırdım . Tam aldım adama götüreceğim adamın şekerli istediği geldi aklıma . Şeker kavanozun alıp hepsini boşalttım . Bardağı alıp götürmeye başladım . Koridorda gören neredeyse bütün hizmetçiler şaşkın şaşkın bakıyorlardı bir elime bir yüzüme . Ama ben anlayamıyordum nedenini . Salona girdiğimde adamın dibindeki masaya bıraktım bardağı . Şerefsiz o kadar emin ki kendinden . Direk ' Ben bol köpüklü istedim ' dedi . Tabi ben sinirlendim bardağı alıp köpüklü olacak şekilde tükürdüm ve zorla alıp ağzına dayadım . Birkaç yudum olsa da içtikten sonra tükürdü tabi . Ama bir görseniz nasıl bağırıyor . Sonra uşakları gelip beni bir yere kapattı . Sabaha karşı da uşağı gelip beni çıkarıp arkasına bile bakmadan içeri girdi . Kapıyı da açık bırakmıştı tabi benim girmem için . Ben içeri girecekken yerde böcek yuvası gördüm . Tabi böcek yuvası görmemle aklıma dahice fikirler geliyor ama nasıl fikirler . Dahiyim ya ben . " dedikten sonra mutlu bir şekilde elimi öpüp " Seni seviyorum kız . Mükemmelsin sen ! " dedim . Nefeslenmek için durup etrafıma baktığımda hepsinin bana olan tuhaf bakışlarıyla karşılaştım . Astrid in yanında olan siyah saçlı beyaz tenli ve mavi gözlü çocuk şaşkın bir sesle " Yok artık . Şaka değil mi bu ? Yapmamışsındır . " dedikten sonra bana hitaben büyük bir umutla " Yapmadın değil mi ? " diye sordu . Kendini inandırmaya çalışıyordu galiba . Bunun üstüne beni taşıyan adam korku dolu bir ses de " Senden asla kahve istemeyeceğim . " dediğinde kıkırdadım . Beni taşıyan adamın yüzüne gülümseyerek bakıp itiraz edercesine " Merak etme . Artık çok güzel kahve yapıyorum . Tükürmeme de gerek kalmıyor . " diyip göz kırptım . Hepsi yavaş yavaş şok halinden çıkarken gülerek " Neyse devam edeyim anlatmaya. " dedim . Bu dediğimle Astrid korku dolu bir sesle " Devamı da mı var ? " dedi . Bu haline gülümseyerek kafamı aşağı yukarı salladım . Asıl eğlencesi şimdi başlıyordu . Heyecanlı bir sesle " Nerede kalmıştık . Heh böcek diyordum . İşte ben böcekleri yerde gördüğüm bir kovaya doldurup eve girdim . Sessiz bir şekilde adamın odasına ilerledim . Ses çıkarmamak için ve yakalanmamak için sessiz , yumuşak ve seri adımlarla odasına gidip kapıyı yavaşça açtım . Odasına girdiğimde yatağında mışıl mışıl uyuyordu benim küçük acım . Kenara çekilip hızda boşalttım üstüne kovanın içindeki böcekleri . Tabi hemen kalktı ama ne olduğunu anlayamamıştı . Sudan çıkmış balık gibi bakıyordu etrafa . Odayı bir süre inceledikten sonra beni fark etti . Tabi beni görünce kaşlarını çattı . Olayı hâla anlamamasıyla fark etmesi için gülerek gözlerimle üstünü süzüyormuş gibi yapıp ' Böcekler sana çok sevmişe benziyor ' dedim . Bunu dediğim gibi üstüne baktı ama sormasını görmeliydiniz . Nasıl üstünü silkeleyip kaçıyor . En son yatakta bu işin olmayacağını anlamış olacak ki kalktığı gibi alt kata koştu . Ben de arkasından sakin adımlarla indim tabi . Çalışanların Et yiyen karanlık yaratık görmüş gibi bakışlarını görünce aklıma geldi . " dediğimde Astrid kaşlarını çattı . Astrid sinirli bir sesle " Niye gerilim yaratıyorsun kız ? Dura dura anlatmasana . Ne aklına geldi ? Çalışanlar ne görmüş ? İnsanı meraktan çatlatma . Biraz daha anlatmazsan gerçekten çatlayacağım . Anlat çabuk . " demişti . Sonlara doğru sesi ve hareketleri heyecanlı ve sabırsız bir hâl almıştı . Bu haline kıkırdayıp " Neyi unutmuş olabilirim acaba ? Tabi ki adamın üstünü incelemeyi unuttum . Adam telaşla çıktığı gibi aşağı inince üstünü giyinmeyi unutmuş . Donlaydı herkesin ortasında . Tabi niye donla uyuduğu ayrı bir merak konusu . " dediğimde beni taşıyan adam bile kahkaha atmıştı . Beni kurtaran kızıl gözlü çocuk lafa atlayarak " Adam bu yaptığın şeyden sonra ne yaptı sana ? " diye sordu . Tam onun sorduğu soruyu cevaplayacakken şu ana kadar hiç konuşmayan kızıl saçlı , buğday tenli ve yeşil gözlü çocuk " Anladığımı göre geri Daniel a getirdi . Değil mi ? " diye sordu . Onu kafamla onaylayıp beni taşıyan adama döndüğümde onun da bana sırıtarak baktığını gördüm . Onun bu habire sırıtan haline gülerek ayaklarımı salladım " Hadi ya . Bir evine gelemedik . Ben yoruldum . " dediğimde hepsi bana sinirli bir şekilde bakmıştı . Onların bu hallerini umursamayıp sırıttığımda beni taşıyan adam bana tek kaşı kalkmış bir şekilde bakmaya devam ediyordu . Ona omuz silkip bakmaya devam ettiğimde kafasını iki yana sallayarak " Manyak filansın ama sevdim seni ." diye mırıldandı . Duyduğum şeyden emin olmak için hızla kafamı ona çevirip kaşlarımı çattığımda bu sefer o omuz silkmişti . Astrid söylenmeye başlamasıyla ona döndüm . Yüzünü buruşturup " Nasıl yoruldun acaba ? Adam seni taşıyor taşıyor. İstesen uyursun bile orada . Ama hakkını yemeyeyim. Çenen yorulmuş olabilir . Hiç durmadan konuşuyorsun kız . Yani ben şu an bunları söylerken bile yoruldum. " diyip sesli bir şekilde derin nefesler almaya başladı . Bu haline hepimiz kahkaha attık . Bir süre sonra da sessizleşmiştik . Neredeyse gece olmuştu . Ve ormanın içinde yürüyorduk biz . Bu bizi alan adam anladığım kadarıyla ormanın içinde yaşıyordu . Neredeyse 1 saattir ormanın içinde ilerliyorduk çünkü . İlerde gördüğüm 2 katlı ev ile gülümsedim . Güzeldi . Siyah ve kahverengiden oluşuyordu . Beni taşıyan minnoş yürekli adam evin önüne kadar ilerleyip durduğunda bana bakarak " Kapının anahtarı depolama yüzüğümde . İzin verirsen onu alacağım . " tek kaşımı kaldırdım . Sırıtarak " İzin senin . Ben anlayışlı biriyim ne de olsa . " dediğimde göz devirdi . Anlamazdan gelerek sorar bir sesle " Yani yere mi inmem gerekiyor ? " diye sordum . Tabi ki ne istediğini biliyordum . Mantıken beni taşırken alamazdı . Ama bence biraz uğraşıp onu sinir edebilirdim . Çünkü niye etmeyeyim ? Çok eğlenceli sonuçta . Yani sadece benim için galiba . Yeşil gözlü çocuk gülerek " Yok yüzüğü alıp içinden anahtarı bulmanı ve sonrada kapıyı açmanı istiyor . " dedi sonlara doğru alayla . Onun bu tavrına sırıtıp " Tabi ki . Baştan söylesenize . Yardım edeyim . " diyerek elimi sırtımda olan eline uzattım . Parmaklarıyla biraz elleştikten sonra bu elde olmadığını anlayarak diz kapağımın altındaki eline uzandım . Yüzüğün bu elde olduğunu anlayınca bir bacağımı hafifçe kaldırıp yüzüğü çıkarttım . Yüzüğü kendi parmağıma takıp depolama taşına dokundum . Taşın içindeki eşyalar bloklar halinde gözümün önüne geldi . Her blokta farklı bir eşya vardı . Eşyaları tek tek incelerken gördüğüm hançerle gözlerim parladı . Görünüş mükemmelliğini geçtim yaydığı gücü net bir şekilde hissediyordum . Bunu sonra sormayı düşünerek direk yanındaki anahtarı alıp çıktım . Elimdeki anahtarı kapıya uzatarak kilidi açtım . Diğerleri bu kadar rahat davranmamla biraz şaşırmış gibi duruyorlardı . Onlara bir bakış atıp homurdanarak " Tahmini olarak umursamazlığıma ve arsızlığıma ne zaman alışırsınız ? " diye sorduğumda Astrid ağlar gibi bir ses çıkarmıştı . Onun bu haline mavi gözlü çocuk gülüp kolunu omzuna attı . Sonra bana hitaben " Büyük ihtimalle biraz zaman alacak . " dediğinde sırıttım . Herkes içeri girip koltuklara oturduğunda beni taşıyan minnoş da beni koltuğa bıraktı . Elimdeki yüzüğü nazikçe parmağımdan çıkarıp kendine taktı . Sonra yüzüğün içinden birkaç tane poşet çıkarıp önümüzdeki masaya bıraktı . " Yukarda 3 oda var . Biri benim . Diğer ikisinden birinde 3 erkek diğerinde 2 kız kalırsınız . Odalarda yataklar var . " dedikten sonra bana dönüp " Sen yaklaşıp 7 saat kadar uyuyunca bende oda takımları alıp yerleştirdim . Kıyafetleri dediğim gibi yarın birlikte bakıp alırız . " dedi . Yine herkese bakarak " Bundan sonra burası sizin eviniz . Beni de bir abi ya da baba olarak görebilirsiniz . " dedi . Tam devam edeceği zaman araya girip " Yalnız abi ya da baba için biraz fazla yaşlısın . Ama senden mükemmel dede olur . " dediğimde sırıttı . Adam değişik bir şekilde onunla uğraşmamdan zevk alıyordu . Değişik bir tipti . Yüzündeki sırıtmayla " İstediğinizi gibi kullanabilirsiniz . İstiyorsanız baba , abi hatta dede olarak da görebilirsiniz . " dedi gülerek . " Yukarda odalarınızda banyolar var . Bu poşetlerin içindeyse hepinize birer tane kıyafet . Banyonuzu yapın ve bu kıyafetleri giyip gelin . " dedikten sonra bana bir bakış atıp " Gece uyumaması gerekenler var . Hem birbirimizi de tanımış oluruz . " dedi . Dudağımı büzerek " Tamam . Uyumam . Gerçekten uyumam . Lütfen banyodan sonra yatağıma geçeyim . Lütfen . Lütfen " dediğimde alayla bana bakıyordu . Masum bakışlar atmaya çalıştığımda bakışlarımdan etkilenmişe benzemiyordu . Kabullenmişlikle " Geleceğim her türlü değil mi ? " dediğimde diğerleri güldü . Adam yüzünde oluşan sinsi sırıtmasıyla " Gerekirse seni yatağından alıp kucaklayarak buradaki koltuğa atarım . " dediğinde ağır ağır kafamı salladım . Koltuktan kalkıp poşetlere doğru ilerlediğimde adam 2 poşet eline alıp bir tanesini bana bir tanesini arkamda bekleyen Astrid e uzattı . Astrid ile elimizdeki poşetlerle merdivene yönelip yukarı çıkmaya başladığımıza arkamızdan adamın " Ortadaki oda sizinki . " dediğinde ofladım . Galiba bizi korumak için ortayı vermişti . Odaya girdiğimde yatağa yönelip ilk önce elimdeki poşeti yere attım . Sonra da kendimi gözüme kestirdiğim yatağa fırlattım . Gözlerimi kapatırken Astrid e hitaben " Önce sen gir Astrid . " dedim. Odaya girdiğim kısacık sürede bile odanın çok güzel olduğunu fark etmiştim . Dış cephe gibi 2 renkti oda . Bir taraf siyah tonu , bir taraf kahverengi tonuydu . Ve ben kendimi siyah yatağa atmıştım . Tercihim siyahtan yanaydı . Astrid banyoya girerken " Uyuma sakın . Bak söylerim seni . Gelir seni koltuğa fırlatır . Görürsün gününü . " demesi ile güldüm . Ona hitaben " Merak etme uyumam . Koltuğa fırlatılmak istemiyorum . " dedim . Bu edipimle kısa bir süre beni süzüp banyoya girdi . Rahat yatağımda güzelce yatarken banyodan su sesi gelmeye başlamıştı . Ben de Astrid i beklerken yavaş yavaş uyku beni çağırmaya başladı . Hafif bilincim kapanırken banyonun kapısı açıldı . Hemen arkasından yüzüme ıslak havlu atılması ile yerimden sıçradım . Banyonun kapısına baktığımda Astrid ile karşı karşıya kalmıştım . Astrid in üstünü süzdüğüm de kırmızı pantolon ve beyaz gömlek ile çok hoş gözüktüğünü fark ettim . Kolunda ise kırmızı uzun bir palto vardı . Bu takımın bir parçası olmalıydı . Siyah saçları nemliydi . Saçları beyaz tenine ve kızıl gözlerine doğru dökülmüştü . Bu haline sırıtıp mükemmel gözüktüğünü söyleyecekken Astrid bir şey söylememe izin vermeyip " Uyuma demedim ben sana . Kalk banyoya gir . " dediğinde sakince onayladım . Tabi bu sakinliğim yüzüme ıslak havlu attığını hatırlayana kadar sürdü . Sinirli bir sesle " Uyumadım zaten . Daha doğrusu uyumadım da değil . Uyuyamadım sayende . Tam dalıyordum bir baktım suratımda ıslak bir havlu . " dediğimde Astrid keyiflenmişti . Onun bu keyiflenmesine homurdanarak uyuşuk adımlarla yataktan kalkıp yerdeki poşeti aldım . Banyoya girdiğimde oldukça hoş dizayn edildiğini gördüm . Bej tornalarıydı . Hızlıca üstümdeki kıyafetleri çıkarıp banyoya girdim . Etrafa ruhsuzca bakıyordum yıkanırken . Saatlerdir yüzümde olan gülümsemem solmuştu . İyice temizlendiğimi düşününce banyodan çıkıp kurulandım . Poşeti açtığımda içinde gördüğüm şeylerle gülümsedim . Siyah pantolon , beyaz gömlek vardı bir de üstüme giyebileceğim siyah uzun bir palto . Galiba galiba aynısının kırmızısı Astrid in demin giydiği kıyafetlerdi. Palto dışında hızlıca giyindim . Banyodan çıkıp havluyla saçlarımı ıslaklığın aldım . Saçımı adamın aldığı kıyafetlerim içinden çıkan siyah tokayla dağınık bir topuz yaptım . Sonra aşağı inmeye başladım . Aşağı katta hiç ses yoktu . Birkaç merdiven kaldığında arkamdan gelen ayak sesi ile oraya döndüm . Beni kurtaran kızı gözlü çocukla göz göze gelince durdum . Vücudumu ona döndürerek sinirle " Beni niye kurtarıyorsun ? Karışmasana . Dövüyorsa dövsün büyük sıçan . Seni mi dövüyor . Niye karışıyorsun . " dedim . Korkmuştum . Bu adam bizi almazsa ona karşı çıktığı için yapabileceklerini bildiğimden korkmuştum . Kendime bir şey olmasını umursamıyordum ama benim yüzümden özellikle dövülmemem için ortaya atladı diye bir şey olsaydı çok kötü hissederdim . Vicdanım beni rahat bırakmazdı . Vicdanımın her zaman rahat olması için beni hiç kimsenin sevmemesi ve umursamamasını istiyordum . Beni kurtaran kızıl gözlü çocuğun yüzü düşerken ona bakmadan önüme dönüp aşağı indim . Herkesin koltukta oturduğunu gördüğümde gülerek bizi alan adama " Oturmaya mı çağırdın kız sen bizi ? " diye sordum . Bu hareketime gülüp " Hayır . Hazır sen de uyuyamıyorsun . Bu gece birbirimizi tanıyalım . Ne de olsa bundan sonra birlikteyiz . " dedi . Astrid kaşlarını çatarak " Nasıl tanıyacağız ki birbirimizi ? Ne yapacağız ? " diye sorduğunda sinsice sırıttım . Bu sırıtmamı fark eden adam bana döndü . Onun bu haline gülerek " Doğruluk mu cesaret mi oynayalım ? Birbirimizin merak ettiği şeyleri , birbirimizin sırlarını öğrenelim . " dedim . Bu hareketimle adam tek kaşını kaldırdığında gülümsedim . Kabullenmişlikle " Peki o zaman ilk kim soracak ? " dediğinde hiç düşünmeden " Ben sorucam . Sana sorucam . Söyle bakalım doğruluk mu cesaret mi ? " diye sorduğumda yüzünü buruşturdu. Bu haline hepimiz kahkaha attığımızda gülümsedim. Galiba onlara şimdiden bağlanıyordum . Ve bu beni korkutuyordu.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE