Geri çekildiğinde sokak lambasının odayı dolduran ışığı Neslişah’ın yüzüne vurdu. Karahan’a öyle güzel bakıyordu ki, Karahan’ın kalbindeki boşluğun yeri şimdi tam anlamıyla dolmuştu. Ellerini Neslişah’ın yanaklarına koydu; önce burnuna, ardından dudaklarına kondurdu öpücüğü. Neslişah geri çekilmedi. “Dur” demedi. O öpücüğün devamını istiyordu. Parmak uçlarında yükselip kollarını Karahan’ın boynuna doladı ve dudaklarını onun dudaklarına bastırdı. Öpüşmeleri derinleştikçe hem Neslişah’ın hem de Karahan’ın kalp atışları hızlanıyordu. Dudaklarından ayrılmadan geri gitmeye başladı Neslişah. Kendisiyle birlikte Karahan’ı da yatağına çekiyordu. Kendini yatağa bıraktığında Karahan da dudaklarından ayrılmadan üzerine eğildi. Ancak Neslişah’ın sırtındaki yara acıyınca, ağzından boğuk bir inleme ç

